hukuk fakültesi dekanlarının ve uzmanların ‘ihtiyaç yok’ demesine rağmen bakanlar kurulu 10 yeni hukuk fakültesi daha kurulmasını kararlaştırdı. böylelikle türkiye’de 45 ayrı hukuk fakültesi olacak. ankara barosu ise yeni kurulan fakülteler için idari yargıya dava açıyor.
yeni karar ile beykent, doğuş, fatih, inönü, aydın, izmir, okan, ondokuz mayıs, süleyman demirel, toob üniversitesinde de hukuk fakültesi olacak. hukukçular bu karar ile birlikte mevcut fakültelere hoca bulunamazken, hukuk eğitiminin kalitesinde de düşme olacağını savundular.
yeni kurulan üniversitelerin bir bölümüne rektör dahi atanamazken, yeterince öğretim üyesi de bulunmuyor. bütçe ve kadro sıkıntısı da yaşanıyor. türkiye’de hukukçu enflasyonu yaşanırken, bakanlar kurulunca imzalanan bir kararname ile 10 yeni hukuk fakültesinin açılmasına da onay verildi.
mevcut hukuk fakültelerine bile yeterince hoca bulunamazken, 10 yeni hukuk fakültesine öğretim üyesi de sıkıntı yaratacak. halen 35 üniversitede hukuk fakültesi bulunuyor.
yavaş yavaş ukraynaya benzediğimizin bir diğer göstergesi. her tarafımız mühendis, avukat, doktor,mimar ... vs vs kaynayacak ama bunlardan kaçı kaydadeğer bir şekilde işiyle uğraşabilecek. ilim irfan sahibi olanlar binlerce dolar aylıkla amerikaya, bilmem kaç bir euro'ya almanyaya gidecek. geride özel üniversitelerin parayla kendi tarafına çektiği iyi öğretim üyelerinden yoksun bir okuldan çıkmış kolpa mühendis, anatomiyi sadece bir kavram sanan doktor kalacak. artık güçten çok bilim ve teknoloji devrindeyiz. sizin sadece kas gücünüzü kim ne yapsın? ayda 10 dolara çalışan çinliler varken sizi kim siklesin? günümüzde çoğu adi mahlukatın çeşitli yollarla kandırıp ülkemize getirdiği moldovalı ve ukraynalı kadınlar gibi olma ihtimalini hiç düşünmediniz mi şimdiye kadar? kağıt kulelerin üzerine evler yapıyorsunuz, çelikten sağlam imajı veriyorsunuz. tahtakaledeki "çelikten sağlam çin bambuları" sizden daha inandırıcı. ilk olarak senin zulmünden yurtdışına kaçan saygın bilimadamlarını geriye getirmeye bak, ardından uzun yıllar önce kapattığın uçak ve silah fabrikalarını aç. ondan sonra okul açma sırası gelir, ilimi pratikte de gösterebilesin. eğer senin gösterdiğin ilim sınıf tahtasında kalacak ve okulu bitirenler öğrendikleri matematiksel kavramları kumar aracı olarak kullanacaksa sokayım ben senin açacağın okula. osmanlı dönemine çevirdiniz heryeri, bir zamanlar tekke-zaviye adı altında dinsel açıdan yoldunuz bizi şimdi sözde üniversiteler açıp öğrencileri türban gibi siktirboktan meselelerle karıştırıyorsunuz, ama öğretim alanında caka satmaya gelince okul açtık diyorsunuz. yemezler lan...
gerçekleşeceğini düşünmediğim düşünmek istemediğim hadisedir, sebepleri sıralanabilir ama en önemlisi hukuk fakültelerine yoğun ilgiden rant sağlamaya çalışan bir politika güdülmesi anlayışının kaygılarımı arttırdığını ivedikle paylaşmak isterim, ancak bunun yanında kalite vs. tartışmalarından önce, bu durumun avukatlık sınavı gibi olguları doğuracağı kaçınılmaz olacaktır. eğitim, özellikle hukuk bilimi evet bir bilimdir, ciddi bir iştir, siyasi iradenin bir nevi seçim malzemesi haline dönüşmesi vahim bir tablo yaratır.