galatasarayın yenilmeyeceğinin kesin olduğu düşünüldüğünde boş yere oynanacak olan prestij maçı.
fenerbahçe'nin bu psikoloji,moral bozukluğu ve motivasyonsuzlukla motive olmuş bir trabzonspor karşısında oldukça zorlanacağı ve muhtemelen kaybedeceği maçtır.
chelsea maçlarından sonra zihinsel olarak sezonu kapayan fenerbahçe'li futbolcular galatasaray'ın sivas'ı mağlup etmesiyle az olan şampiyonluk şanslarının artık hemen hemen bittiğini düşünüyorlar.özellikle sol kanatta oynayan uğur,vederson ve carlos'un sakatlıklarıyla solda oynatacak adam bulamayan fenerbahçe'nin, deivid'in mecburiyetten sola geçmesiyle takım içindeki dengelerin tamamen bozulacağı düşünüldüğünde bu maçta işinin ne kadar zor olacağı açıktır.
trabzonspor camiasının tüm sezon boyunca beklediği bu maça ne kadar önem verdiği ise aşikar.taraftarlarının önündeki son maçı da kazanmak isteyip sezonu bir fener galibiyetiyle bitirmek onlar için tüm sezonun diyeti konumunda olduğundan bu maça diğer 32 maça çıkmadıkları kadar hırslı çıkacakları bellidir.güzel bir maç bizi bekliyor.
fenerbahçenin şampiyonluğu resmi olarak kaybedeceği karşılaşmadır.. ne yazık ki fenerli olmam bu gerçeği değiştirmeye yetmeyecektir..
sonunda hiçbir şeyi değiştiremeyecek maç. boşuna oynanıyor, boşuna masraf, bazıları için gereksiz heyecan. bu tarafta hakan'lar çocuğu çoktan koydu.
ilk devre bittiğinde
kız sen istanbul un neresindensin şarkısı çalınarak
galatasaraylılarlı mest eden maçtır.
zico'nun ne kadar yetersiz ve ne kadar futbol cahili olduğunu gözler önüne seren maçlar serisinin şimdilik sonuncusu olan maçtır.
ayrıca:
(bkz:
alex şişirilmiş balon bir yıldızdır)
buna itiraz edenle futbol tartışmam istatistik herşey değildir.
aziz yıldırım'a da tebriklerimi sunuyorum burdan 11 yıldır şu takımın başına 1 tane adam gibi teknik adam getiremediği için.
şampiyonlar ligi rüyasından sonra zihnen lig şampiyonluğu yarışından fena halde kopan fenerbahçe ile zaten kafadan kopmuş(!) ama bari giderayak taraftara bi güzellik yapayım derdinde olan trabzonspor'un maçı..
ha giderayak bi güzellik yapan fenerbahçe olsa der gönül ama boş konuşur şimdi.
bazen fenerbahçe'nin maçlarını izlerken, evde ya da statta hiç mühim değil bu, bir hisse kapılırım ben.. ilk yarıda olur bu, fener bir gol yemiştir ya da atmıştır fakat 30. dakika itibariyle bi sapıtmaya başlar. ne aldığı topu kontrol eder, ne verdiği topa müdahale eder yeniden. işte ben tam olarak o an hakem düdüğü çalsın, gençler bi soyunma odası görsün isterim.
fenerbahçe'yi 15 yıldır takip eden, ki bunun son on yılında azıtan ben, o formayı kim giyer, sahada hangi 11 olursa olsun, takımın teknik kadrosu ya da idarecilerinin ismi ne olursa olsun hep bunu hissettim bugüne kadar..
çünkü fenerbahçe'nin futbolu hep tek ayak üstündeydi ya da ip üstünde.. bir tedirgin, bir "acaba" hali sürekli.
fenerbahçe'nin bir "takım" olarak özgüven, direnç ve inançla sahada olduğu maçları saymaya kalksam, belki 15-20 maç söyleyebilirim.
işte şimdi de, ligde oynanmış son galatasaray maçı itibariyle ve trabzonspor maçını da buna dahil ederek söylüyorum, hakem artık düdüğü çalsın. ama bizim gençler şu halde çıkmasınlar ikinci devre için.
belli ki kafalarında bitmiş bu sezonluk maç, havlu atılmış, geri dönüş hesapları yapılmış, yol bitmiş.
"her şeye rağmen destek, hep destek tam destek" söylemleri şimdi biraz kuru. hep inanır zaten taraftarı takımına, samimi bir aşkla bağlıysa, renkleri ne olursa olsun o takımın, her koşulda bağrına basar.
ama artık hakem düdüğü çalsın, şampiyon kutlasın şampiyonluğunu, ikinci üçüncü beşinci artık bilsin yerini.. zira, yol bitmiş..
delirmeye az kaldı dedirten maç.ulan(çok kabalaştırdı beni bu hastalık) biliyoruz
galatasaray atacak. şampiyonyon olacaklar, şu saatten sonra bırakmazlar da zaten. eee be fener! ee bee fener! sana ne oluyor da
trabzonspora yeniliyorsun.yanlış anlaşılmasın trabzona karşı hiç bir tepkim yok, fenerden nefret de ediyorlar o da ortada ama yani aklım almıyor.ilk yarıda 2 gol ye.düne kadar şampiyonlar liginde çeyrek finale kalan bendim sanki.
(bkz:
bir şeylere öfkeli yazar)
ayrıca belirtilmesi gereken bir şey de galatasarayı tebrik etmektir.(ne biçim bir cümle oldu?stresle bu kadar oluyor) her ne kadar fenerbahçenin olmasını istesemde görünen o ki fenerbahçe bu sene şampiyonluğu hiç haketmemiş olması.bir fenerbahçeli olarak bunu kabullenmek zor olsa da ortada olan bir gerçek bu.galatasaray onca olumsuzluğa rağmen buraya geliyorsa bunu hakediyor demektir. bize de önümüzdeki sezona bakmak kalıyor...
trabzonspor'un fenerbahçe'yi yenerek sivas'a çok fena madik atmasının yanında ikili/üçlü averaj sisteminin ne kadar saçma olduğunu da ispatladığı maç.
gayet net bir skorla biten , fenerbahçenin hiçbir etkinlik gösteremediği karşılaşma.
stadyum programı sağolsun bu maçta olan ilginç bir enstantaneyi dün akşam ekrana getirdi. maçın ikinci yarısında sanıyorum
yattara'nın abartı performansına sinirlenen
uğur boral bir pozisyonda
yattara'yı şiddetli bir şekilde itiyor. kameranın çekim açısına göre tam arkalarında olayı seyreden bir polis memuru(ki üstdüzey birisiydi sanıyorum) bu şiddetli harekete öyle sempatik ve doğal bir tepki veriyor ki akşam akşam gözden yaş getirdi gülmekten. ligin son haftasında belki de en ilginç anı yaşatıyor bu güzel insan.
ha, sempatik, komik diyoruz da
uğur boral'ın böyle bir hareket yapması en azından benim gözümde hanesine bir eksi puan yazdırdı. ayıp etmiş.
beşiktaş'ın
uefa'ya gitmesini sağlayan,
3'lü averaj diye
zamazingo birşeyi icat ettiren
fenerbahçe'nin
kamikaze saldırısı.