geçen 10 kasımdan çok da farkı olmayan bir gün. insanların gene üzüntüleri başına vurdu. elleri iplerle, zincirlerle, halatlarıyla bağlı olduğu için memleketin gidişine, etrafta olan bitenlere yön verme kudretinden aciz düşen türk milleti eli, kolu bağlanmamış yaşamış tek türk'e "atam atam, sen kalk da ben yatam" türü yakarışlarda bulunuyor. kimileri hala birilerini şikayet ediyor ona. bir kısmı da "şimdi atatürk olsaydı böyle olmazdı" ekseninde kahvehane muhabbeti yapıyor. hadi ben de onlara uyayım. farzedeyim ki o diğer alemde, ben bu alemde bir diyaloğa girsek:
- atam atam. mahvettiler ülkeyi, geride bıraktıklarına sahip çıkmadılar. ülkeyi parça parça satıyorlar. dış politikada itibarımız iki paralık. dağda üç beş şakiye boyun eğer haldeyiz. ülkeyi bölmek istiyorlar. atam nolur geri dön de kurtar bizi.
- çocuk, tüm bunlar olurken sen ne yapıyorsun?
- atam şimdi ben tüm bu olanların farkına vardım. kendimi bilinçlendirdim. olayları gözlemledim, hadiseleri yorumladım. atam bizi ancak sen kurtarırsın.
- hayatta en hakiki mürşit ilimdir demiştim bir keresinde.
- evet, duydum. en sevdiğim sözlerinizden biridir. çalışma masamın üzerine de yazdım.
- peki çocuk, hangi ilim ölen tekrar dirilir der?
- eee...
- sizin yaptığınız sadece yakınmak. tembelsiniz, korkaksınız. elinizi taşın altına koymaya tenezzül etmiyorsunuz.
- ediyo...
- benim zamanımda birinin bunu yapması gerekiyordu, ben yaptım. sadece ben değil, çok kişiler yaptık. örgütlendik, birleştik, uzlaştık. olanca kararlılığımızla birlikte mücadele verdik. sonunda çeşitli başarımlarımız, kazanımlarımız oldu. biz gittikten sonra taşın altına elinizi sokma sırası size geldi.
- ah atam keşke o günlere dönebilsek.
- hala aynı yerdesin. o günlere dönmek benim hayallerime vurabileceğiniz en büyük darbedir. ben hep ilerlemeyi hayal ettim. sizin de üzerinize düşeni yapmanız, sorumlulukları sırtlamanız ve yeri geldiğinde ateşten gömleği giymeniz gerekmekte.
- ama atam siz olsanız...
- ben artık olamam. benim diyarım artık başka diyar. bunu anlayın artık.
- e peki napıcaz?
- önce kendinize güvenin. benim en çok uğraştığım şey halka özgüven aşılamak oldu. kendine güvenen bir halk ayakları üstüne kalkar ve şahlanır.
- atam biz kendimize güveniyoruz. hepimiz aslan gibi, cevval gibi gençleriz. senin izindeyiz. özgüven tamam ama bize sen lazımsın.
- özgüveni tam olan bir gençlik ölmüşlerden rahmet beklemez, tuttuğunu koparır.
- hh!
- çocuk, hadi git işinin başına.
- peki atam.
son olarak tüm okuyucuların hoşgörüsüne sığınarak şu sıralar son derece popüler olan bir münasebetsizlik yapmak istiyorum:
- atam!
- efendim azwepsa?
-
azwepsa giri artılama servisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
- çok iyi düşünmüşsün. aferin. kasım ayı boyunca "mustafa kemal atatürk'ü anma indirimi" adı altında %25 indirim yapmışsın çok şık olmuş.
- sağolasın atam.
- benim ilkelerime sahip çıkan her türk gencinin müdavimi olması gereken bir servis.
- eheh evet.
- tamam mı?
- tamamdır atam. çok sağol. senin adını da kullandım, seninle de iki replik yaptık. şimdi işlerim de artar. hehehe. hani seni biraz suistimal etmiş gibi olduk ama bozulmuyon di mi?
- lütfen bir daha adımı bile anma.
- peki.