|
|
- 1 mayıs kutlamaları ve çıkan olaylar ertesinde, 2 mayıs 2008 günü cumhuriyet gazetesinin attığı manşet. bence dünün tek cümlelik özeti.
- "geçen gün de yazdığım gibi, birilerinin 'kurbanı' akp, işçi, emekçi denince, 'ceberrutlar' safına doğru koşup orada kendine bir yer açmakta tereddüt etmiyor. onun için, belki bu yasaklama (30 yıldır süren o kanlı anıyı bir ortak sevince dönüştürmek yerine) akp'nin anayasa mahkemesi'ne verdiği savunmanın bir parçasıdır: "bizi ne diye kapatıyorsunuz? bakın biz de en az sizin kadar baskıcı, yasakçı, 'ayak takım' düşmanıyız."" (bkz: murat belge)
http://www.radikal.com.tr/...
- burjuva iktidar liberalleştikçe özgürlükçü olmaz; tam aksine liberalleştikçe denetleme teknolojisini geliştirir ve güç kullanımını daha "verimli" kullanmayı öğrenir dedirten olaydır.
- "insanlar hakettikleri şekilde yönetilirler"diye bir deyim var ama..biz gerçekten bunları hakediyormuyuz bilmiyorum.çook sayın!!!chp genel başkanım sözde sosyal demokrat söylemleri ile bir zamanlar melike demirağ tarafından yorumlanmış olan "uyu yavrum ninni,uyutayım seni,renkli,renkli sinemaskop avutayım seni,şarkılarla türkülerle avutayım seni "ninni şarkısını çağırıştıran nutuklarını oturmakta olduğu angora evlerinden atmakta,lüks otellerin ruuflarında da siyaset yapmakta iken biz ninnilerin rehaveti ile uykuya geçerek şimdiki akp 'yi iktidara taşımadık mı acaba..dümeni ele geçirmiş olan akp malessef rotayı çoktan belirlemiş ve tam kapasite hedefe yol almaktadır.ama umarım büyük fırtınalarla beraber gelen dev dalgalar rotayı değiştirmeye yarar ve yine umarım ki bizi uykuya daldırannın ninni değil aslında toplumun cenaze marşı olduğunu fark ederek artık derin uykudan uyanır ve geleceğimize yaşam hakkımıza sahip çikarız..ha bu arada yine pek çok sayın!!!!başbakanımızın ayaklar baş olursa sözleri aslında çok doğru çünkü biz ayakların baş olduğu bir yönetimi 5 yıldır yaşıyoruz ve daha fazla bu durum da yaşamak istemiyoruz .
- hak-iş sendikasına tandoğan meydanını açan hükümet taksim meydanını türk iş kesk ve disk sendikalarına çok görüyor, üstüne üstelik yumuşatılmış deyimiyle orantısız güç kullanıyor, demek ayaklardan baş olmaz derken kimi ayakları bir kenara ayırıyormuş,terörünü tüm işçi sendikalarına uygulamıyormuş.
(dbk21, 02.05.2008 12:45)
- baskıcı iktidarın kendi vatandaşı olarak görmediği 16 milyon harici tüm türk vatandaşlarının haklarını hiçe saymasıdır.
- cumhuriyet gazetesinin terör sözcüğünün anlamını bilmediği anlamamızı sağlamış manşet. terör devletlerin yaptığı değildir, devlete karşı yapılandır. ya bu adamlar devleti sendika sanıyor ya da akpye çamur atmak için salağa yatıyor.
- çok da uzun bir süre değil (25 sene) ama ben kendimi bildim bileli hükümetlerin biri gidiyor biri geliyor. ancak toplıumsal hareketlerde, eylemlerde, mitinglerde polisin yaklaşımı aşağı yukarı pek değişmiyor. ortada bir terör var ama bu polis terörüdür. akp de dahil tüm iktidarlar da buna göz yummuştur.
- akp'nin resmi ideolojiyi sonuna kadar savunmaktan geri kalmayacağını kanıtlamasıdır.
"şimdi kalemlerini çatlamış ar damarlarına bandırarak ı mayıs vahşeti konusunda hükümetlerini korumaya çalışan yazılar döktüren liberal yazarlar, açıkça disk'i suçluyor. oysa olası provokasyonlar konusunda o kadar da uyarılmış. ama gelin görün ki 'ergenekon'a alet olmayı bir kere akıllarına koymuş, işçiler.
akp, 1 mayıs sınavında, seçtiği yolu net bir biçimde ortaya koymuştur.
demokrasi ülküsünün hangi kıyılarında eşindiğini, kapatılma davası konusunda nasıl bir çizgi izleyeceğini dünya âleme ilan etmiştir.
akp, göstermelik 301 değişikliğinin yanına 'devlete karşı gelinmez' şiarını yırtınan bakanları, pala bıyıklı emniyet müdürü ve korkunç valisiyle unutulmaz bir fotograf yerleştirmiş bulunuyor.
biz daha iyi ezeriz, daha iyi bastırırız, daha iyi döveriz. biz, bu devlete en yakışanız. bizi müslümanız diye küçümsemeyin. sizden daha milliyetçi, sizden daha türk'üz, diye nedamet getiriyor hükümetimiz.
ama zaten hiçbir zaman derdi demokrasiyle değildi.
mağduriyetinden şanlı bir zalim olarak mezun olmuş, karşımızda sırıtıyor." yıldırım türker
http://www.radikal.com.tr/...
- tdk ya göre terörkelimesi yıldırı olarak tanımlanmış, yıldırı ise;
yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş, terör.
hadi bir çoğunu geçtim ama korkutma kelimesi yeterli sanırım 1 mayısta gerçekleşen olayları en hafifinden tanımlamaya.
@2384179 nolu girimde anlattığım iki çocuktan birisi benim çocuğumdu. o gün neler yaşadığımı anne olmadığınız, çocuğunuza saatlerce ulaşamadığınız ve ulaştığınız andaki hisleri tatmadığınız sürece anlamanız mümkün değil ama umarım hiçbiriniz yaşamazsınız. oğlumun yaşadıklarını ise ben bile anlayamadım. o gece koskoca çocuğu kucağımda sevgi sözcükleri mırıldanarak uyutmama rağmen gece boyunca korkuyla sıçrayarak uyandı. bu terör değildirde nedir diye sorarım, 1 mayısta akp terör yapmadı görevini yerine getirdi diyenlere.
- oktay ekşinin taksim inadı başlıklı yazısında pek katılmadığı önermedir. şöyle ki:
keşke çalışanların bayramı olarak kutlamayı herkesin istediği 1 mayıs, birilerinin ötekileri patakladığı, bir inadın öteki inadı yendiği bir güç kavgasına dönüşmeden yaşanabilseydi. olmadı.
hükümet ve onun talimatıyla hareket eden istanbul valiliği, dediğini yaptı ve 1 mayıs'ı orada kutlamayı isteyen işçiyi taksim meydanı'na sokmadı.
geriye, bir kısmı görev bilinciyle hareket eden, bir kısmı da amirlerinin emriyle kabalaşmayı (hatta gaddarlaşmayı) görev sanan polislerin mağdur ettiği insanlarla, amacına ulaşamadan "eylemi sona erdirme" zorunda kalan sendika liderleri kaldı.
ve biraz da bu olaylarda hırpalanan işçiler...
kanımızca bu olaydaki kusur payı daha çok devrimci işçi sendikaları (disk) ile kamu emekçileri sendikaları konfederasyonu (kesk) liderlerine aittir.
taksim meydanı'nın "açık hava toplantılarına" ayrılmış meydanlardan olmadığı biliniyordu. bunu bile bile "1 mayıs'ı biz taksim meydanı'nda yapacağımız mitingle kutlayacağız" dediler. meydana 500 bin kişi getirmekten söz ettiler. devletin güvenlik gücüne ve yasal kurallara düpedüz meydan okudular. "biz yasaları dinlemeyecek kadar güçlüyüz" dercesine hareket ettiler.
bizde bilirsiniz tartışma adabı yoktur. denenin doğru olup olmadığını irdelemek de gerekmez. siz peşin olarak hangi tarafı tutacağınızı belirlersiniz. "işçi sendikası"nı kendinize yakın görüyorsanız yapmanız gereken onu destekleyecek laf bulmaktır.
nitekim chp dahil bir kısım partiler, disk ve kesk'in taleplerinin yasalara uygun olup olmadığına bakmadılar. çoğu ipe sapa gelmez bir kısmı duygusal gerekçelerle "işçiler 1 mayıs'ı taksim'de kutlamalı ve valilik de buna izin vermelidir" tezini savundular.
düpedüz popülistlik yaptılar.
oysa onlara düşen, "toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmalarına antidemokratik bir kararla engel olan var mı yok mu?" sorusuna yanıt aramak, eğer böyle bir durum yoksa -ki kimse var diyemedi- "hukukun üstünlüğünden ve kamu düzeninden yana" olmaktı.
bunu yapmalarının zor bir tarafı da yoktu. çünkü geçen yıl da hemen hemen aynı tartışmalar yaşanmıştı. o tarihte disk yöneticileri, "taksim'de toplantı ve gösteri yürüyüşü yapamazsınız" diyen istanbul valiliği'ne, "50 bin kişiyle oraya gelip toplanacağız" yanıtı vermişler, sonunda dediklerini yapamadıkları gibi 685 kişinin gözaltına alınmasına yol açmışlardı.
tüm bunlar gösteriyor ki "demokratik hakların" sahibi olmak yetmiyor. onu yasalara uygun şekilde kullanmayı bilmek de gerekiyor.
nitekim dünkü 1 mayıs'ın türkiye'nin birçok yerinde "olaysız" yani itiş-kakışsız yaşandığını bildiren haberler, bu görüşümüzü doğruluyor.
- içilerin,emekçilerin yıllardır çoşkuyla kutladıkları bayram darbe döneminde çıkan olaylarla birçok gencin canının alınmasına neden olmuştur.akp döneminde ise amacıdan saparak bazı provakatörlerle rezil duruma gelmiştir.emekçiler terörist gibi gösterilerek asıl teröristler saklanmıştır.ayrıca polisin gösterdiği orantısız güçle emekçiler yine ezilmiş gerçek suçlulara hiçbirşey olmamıştır.
|