türk iş'in de katılımıyla, 2007 1 mayısıyla birlikte tekrar 1 mayıs alanı olan taksim'de kutlanacak bayramdır. türk iş ve valinin uzlaşır tutumlarında bir hinlik aranabilir ama bakalım...
hak-iş de bir aralar taksim olabilir filan diyordu. sonra duyduk ki, akp, sosyal sigortalar kanununa bilakaydüşart destek verirlerse, sendikalara taksimi ve 1 mayısın resmi tatil ilan edilmesini rüşvet olarak iletecekmiş.
üniversitelerin şuan ki durumu, doğunun karmaşası ve siyasilerin ufak tefek laf aralarında verdikleri mesajlarla hiç de iyi geçeceği düşünülmemektedir... provakatörlerin en çok sevdikleri siyasi zemin de hazır vaziyetteyken meydanlardan ölü insanların çıkması muhtemeldir...
inşallah hiçbir zarar ziyan ve kayıp olmadan adam gibi kutlanılarak bitirilir...
bu seneki nevruz kutlamalarında üstün(!) performans göstererek bir nevi prova yapan içişleri bakanı ve türk polisinden, bu seneki 1 mayıs'ta, geçen seneki kutlamaları ve bu seneki nevruz kutlamalarını aratmayacak bir performans beklemekteyiz. bakalım bu sefer, kaç insanımıza insan gibi davranılacak. merakla beklemekteyiz.
1 mayıs kimseye devletin şans verdiği bir eğlence günü değil, işçi bayramıdır. haklarını aramak ve bayramlarını alanlarda kutlamak işçilerin hakkıdır zaten. ancak devletin polise deşarj olma şansı verdiği gündür diyebilirim bu gün için. onun dışında; bok atılmaması gereken, 2008'de yapılacak/yapılan ne tek ne de son eylem olacaktır. ama en önemlilerindendir.
tarihten ders almak, tarihin istediği gibi akmasını isteyenlerin suyuna gitmek anlamı taşımıyor ne de olsa. 2008 ocak ayından itibaren devam eden emekçi eylem ve mitinglerinin mayıstaki ayağı da olacaktır 1 mayıs.
işin içinde türk-iş var ise kesin olarak taksimde bir problem veya zorlama olmadan kutlanacak bayramdır. çünkü türk-iş hiç bir zaman polisten şiddet görmemiş bir sendikadır...
resmi tatil ilan edilecek gündür.
geçen seneyi hatırlarsak gerek valisi gerek polisi köprüleri, otoyolları kapayarak insanların işe gitmesini engellemiştir. bir nevi resmi tatil değil mi yapılan?
30 yıl sonra , büyük mücadeleler , biber gazları, şiddet içinde ancak büyük bir gurur ile taksimde kutlanmış olan 1 mayıs 2007 nin devamı niteliğindedir.
polis devleti yine şiddete başvuracaktır tabiki..
insanlar biber gazı ile boğulmak istenecektir kim bilir?
şehirler arası vapurların, otobüslerin, trenlerin istanbula girmesi yine engellenmeye çalışılacaktır..
göz altılar olacak belki..
gözaltında dayakta..
meydanda dayak yiyeceğiz..
ancak..
31 yıl önce o meydanda katledilen yoldaşlar için;
insanlık onurumuz için..
sınıfsız bir toplum için..
işçi sınıfının gücünü bir kere daha göstermek için inadına; taksim meydanını kızıla boyayacağımız gündür.
bugün radikal'in verdiği habere göre akp'nin sendikaların 'taksim'de kutlama' isteğini bırakırlarsa tatil edebileceklerini söyledikleri gün. ilgili haber için;
habere göre chp ve dtp 1 mayıs'ın taksimde kutlanmasından yanayken mhp ve akp buna karşı çıkıyormuş. açıkçası chp'nin taksim demesi beni çok şaşırttı. geçen sene son güne kadar taksimdeyiz deyip, 1 mayıs sabahı kadıköy'deki yerlerini alarak yaptıkları döneklikle samimiyetlerini göstermiş oldular.
tatil kararı pazartesi sabahı yapılacak olan bakanlar kurulunda görüşülecek. hükümet taksimde kutlanmaması yönünde ısrarına devam ederse de sendikaların da bu konuda ısrarcı olacaklarını sanıyorum. geçen yılki kararlılıklarını sürdürürlerse taksim yeniden 1 mayıs alanı olabilir.
ama geçen yılki olaylar yeniden çıkarsa çok üzücü olur. hükümet bunu yeniden göze alabilir mi bilmiyorum ama eğer izin verilmemesine rağmen taksim'e çıkmaya çalışırsa insanlar yine büyük bir arbede yaşanacaktır (ki muammer güler'in bundan büyük bir haz duyacağına da eminim). yine zarar görecek olan işçiler, emekçiler olacaktır. öte yandan, taksim konusunda ısrar edilmemesi, hükümetin başarısı olarak gösterilebilir medyada, "hehe, nasıl da vazgeçirdik ama" diye şişinebilirler (ki geçen yıl muammer güler'in yaptığı açıklamalara bakarsak yaşanan olayların suçunu tamamen 'olay çıkarmak' amacıyla taksim'e gelen işçilere attığını görürürüz, böyle bir durumda da olayı kendi başarısı yönünde gösterebilir).
sanırım bu durumda yapılacak en iyi şey hükümetin taksim için izin vermesi ve 1 mayıs'ı tatil etmesi olacaktır. akp bunu yaparsa istediğinden yapmayacaktır, çıkabilecek olayların onların zararına olduğunu düşünerek yapılacaktır ama ne olursa olsun bu karar doğru bir karar olur, 1 mayıs tatil, türkiye'nin en büyük meydanı taksim de yeniden 1 mayıs alanı olmalıdır.
ismet berkan yazmış, taraf yazmış: 1 mayıs tartışmaları insan hakları ihlaline işaretmiş... hükümet açıklamış; -taksim'den vazgeçin, bayram yapalım. hak iş açıklamış; -demokrasime dokunma mitingi yapalım. hiç gerek yok böyle şeylere, niyet bağcıyı dövmek değilse bırakın emeğin, işçinin bayramnı akp'nin bayramı yapmamak da bize kalsın. sol jargonda "küçük burjuva radikalizmi" denen bir kavram vardır. eğer sosyal güvenlik yasasına, piyasacılığa, akp'ye karşı yapılmayacaksa işçi bayramı, taksim ya da dudullu'da kutlamışsınız, birşey farketmez. biber gazı mevzusundan önemli olan tarafı, sanırım burasıdır. gerisi laf-ü güzaftır.
bakanlar kurulunda gün itibariyle tatil olup olmamasına dair görüşmenin yapılacağı, bayramımız. yasalaşma süreci 1 mayıs'a yetişemeyeceğinden ötürü idari izin çıkarılması planlanıyormuş.
taksim'e çıkmama koşulu süreceklermiş öne, kime ne. onlar tatilimizi versin de; alanımızı biz seçeriz.
patronlar 2 milyar ytl'lik bir kayba uğramasınlar diye tatil ilan edilmeyen gündür.
hem kaç haftadır gündemi oyala 1 mayıs'ın tatil olmasını istiyoruz diye. hem de sonrasından sanki ssgss yasasını siz geçirmemişsiniz gibi emek diyin dayanışma diyin. böyle ikiyüzlü bir duruma düşün, pişkin pişkin.
zaten karşınızda da balık hafızalılar var ya, sizin ne halt olduğunuzu hemen unutalım.
umur talu, 23 nisanda güzel bir öneri yapmış: para birleştirip, "allahın izniyle", taksimi hükümetten isteyelim. parasıyla değil mi?
"madem ki emek ile dayanışma bayramıdır; en çok ücretle çalışanlardan asgari ücretlilere, efendileşmiş olanlardan tüm kölelere kadar, hatta sivil emekçi ve kölelerden üniformalı emekçi ve kölelere kadar, ne olduğunu kalbinde, beyninde, elinde, parmağında, bedeninde hissedenler dayanışma içine girsek de, emek karşılığı ücretlerden biriktirsek...
mesela, iktidardan ve belediyeden, "allah'ın izniyle", tabii kaç para ise, taksim'i istesek.
nasıl olsa, başta istanbul, misal şimdi de "trump, taş, medya" ortaklığındaki müstakbel kule ile derbi maçın gölgesinde kalmış canımızın içi likör fabrikası, yurtta ne varsa satılabiliyor...
"emek ve dayanışma" adına da taksim'i istesek. ihale de olabilir, eh bir kıyak da! "
eyleme katılmak için iznimi, müdürümden, taaaaa 1 mayıs 2007'de saat 16:00 sıralarında aldığım gün.
not: cümle sanki bir garip oldu. ancakkkkk 1 mayıs 2007 ne kadar garipse, 1 mayıs 2008'de o kadar hatta belki daha fazla garip olacaksa... eee cümleminde garip olmasını hiç garipsemiyorsam çünkü zaten bir garipsem. velhasılı bekle taksim garipçe ya da normalce, 1 mayıs'ta sendeyiz.
not2: değiliz taksim, en azından ben değilim. zira sevgili yetkililerimiz otobüsleri, vapurları, metroyu ikinci bir emre kadar durdurdu. gelemiyorum taksim çünkü yerime bakacak arkadaşımın işe ulaşması imkansız gibi görünüyor. gelemiyorum taksim çünkü öyle gerzek bir iş yerinde çalışıyorum ki o arkadaşım ya da ben, ikimizden birinin mutlaka burada olması gerekiyor. gelemiyorum taksim çünkü arkadaşıma iki defa gel bizde kal buradan gidebilirsin işe dememe rağmen çocuğunu bir gece bırakamadı. gelemiyorum taksim çünkü arkadaş, sistem, iş yeri, para kazanma mecburiyeti, müdür inadı beni buraya kilitledi...
çok feci olaylara gebe bi gündür. özellikle tayyip ağanın yapmıyacaksınız diye kükrediği taksim alanında gelecek ayak takımı köylülerin pek bi sinir harbine yol açmaları muhtemeldir. sanırsa bi kaç cana mal olabilir düşüncesindeyim ever abartı oldu ama malesef durum bu.
sen kimsinki tayyip ağanın bi dediğini ikilersin bre densiz. sonra dayaktan ezilerek öldüğünde bi de utanmadan arlanmadan acındırırsınız kendinizi. ananızıda alın gidim benim taksimimden .
türk -iş in katılacağını düşünürsek, türk - iş in yapısından dolayı çok da acayip geçeceğini sanmadığım gündür. denildiği gibi, anadolu dan istanbula 3000 otobüs geliyorsa 50 kişiden varsaysak, 150.000 kişi gibi bir rakama ulaşırız, bir de istanbul dan olacak katılımla bu epey yüksek rakamlara ulaşır ki; kitlenin gücüyle orantılı çok da olaylı geçeceğini sanmıyorum. en azından geçen sene ki 1 mayıs olaylarından sonra alınan tepkilerin nihayeti aklı başına gelmiş olabilir hükümetin gibi. gerçi ne desek boş 1 mayıs ta taksim alanı gösterecek her şeyi.