yolsuzluklarının, politikalarının zararını konuşmayan konuşamayan zihniyetin, konuşabilenleri ve hatta ısrarla konuşanları tekmelerken, coplarken ve bombalarken ortaya çıkardığı zararı kuruşa kuruşuna hesaplaması.
bu beyanata göre tarihi, tarihe göre bir olayı kişileştirme var. sanki zararı 1 mayıs vermiş gibi bir durum var. oysa ki zararı verenin kim olduğunu düşünmek gerek. mitinge izin verilseydi esnafa da, kaldırıma da, polisin stoğundaki gaza bombaya da bir şey olmayacaktı. zarardan bahsedilmeyecekti. taksim'de günde 100 tane simit satan simitçi o gün 250~300 tane satacaktı. şişli esnafının işleri tıkırında gidecekti.
bir de kadir topbaş vergi yükü falan diyor. 1 mayıs'tan dolayı iş yapamayan esnafın ödeyeceği verginin düşeceğinden falan bahsetmiş. sanki milletin vergi verdiği var ya... vergi gelirindeki düşüşün ufak bir meblağ olacağına bahse girerim. bilmemne mağazasının nisan vergisi 1000 lira ise mayıs vergisi de yine 1000 lira tahakkuk eder. kimse rüya görmesin. gerçekçi olmak lazım.
polisin fışkırttığı sudan, attığı gaz bombasından, yolları tıkayıp insanların ulaşımını engellemesinden, yollarda harcanan benzinlerden dolayı olan zarardır.
peki neden bir bayram savaşa dönüşmüştür diye soramamış mı hiçbir basın mensubu? ya da insanlar tüm dünyada işçinin bayramını kutluyorlar da türkiye'de neden bu olay coplarla, bombalarla, insanların göz altına alınması ile sonuçlanıyor?
ben bizim basının soru sorma özürlü olduğunu artık anladım. şimdi kadir topbaş, cellalettin cerrah, muammer güler ya da herhangi bir hükümet görevlisi ile bir araya gelirler ve bu kişi "1 mayısın zararı 1 milyar ytl" derse ona sorulacak ya da söyleneceklerden bir demet:
1- neden işçilerin birleşip işçi bayramını kutlamalarına izin vermediniz? halaylı şarkılı kutlansa bu zarar oluşur muydu?
2- madem 1 mayıstan korkuyorsunuz neden insanlara bu çileyi çektirdiniz 1 mayısı tatil etmediniz?
3- bu ülkenin işçisinden neden korkuyorsunuz? onların oyu ile bu yerlere gelmediniz mi?
4- sizin bu ülkeye göreve geldiğinizden beri verdiğiniz bireysel zarar ne kadar?
5- siz bu mevkiye gelebilmek için kimleri kullandınız? yada şöyle sizin değiminizle soralım ayaksız bir kafa neye yarar?
6- esnaf parayı işçiden kazanmıyor mu? siz işçilerin oyu ile hükümet olmuyor musunuz? işçi üretmese nasıl kalkınır bu ülke? şimdi hala işçilere yılda 1 gün bayramı fazla mı görüyorsunuz?
7-sizin işçiden anladığınız köle mi?
8- sözde sosyal güvenlik reformu ile işçiyi vurmak üzere olduğunuz için mi işçiden bu kadar korkuyorsunuz?
9- peki 1 mayıs 2008'de mecidiyeköy, şişli, osmanbey, harbiye, beşiktaş, cihangir,taksim, vb. tüm semtlerde polisin insanlara saldırması sizce doğal mı? coplar, sular, biber gazların dolayısı ile bunların sorumlusu olarak sizin yarattığınız maddi ve manevi sorunları çözecek misiniz?
10- utanmadan nasıl hala basın önüne çıkıyorsunuz?
11- istifanızı ne zaman vereceksiniz?
hayatta baktığı her noktada dolar iaretleri gören, şehirleri, ülkeleri, kitleleri yönetmekle ilgili en ufak bir fikri olmayan insanların sarf ettiği sözlerdir. peki bu masrafın içine şişli etfal hastanesinde attığının bombalardan korkan çocukların psikolojilerini de eklediniz mi? dayak yiyen, gözaltına alının, yaralanan işçilerin masraflarını yada? bir mayısı tatil edersek 2 milyar ytl zarar demek, eylem yapılırsa 1 milyar... hiç düşündünüz mü şu eyleme izin versydiniz bunların hiçbirisi olmayacaktı. 1 milyar zarar da olmayacaktı. peki sizin bu ülkeye verdiğiniz zararı nasıl karşılayacağız? sattığınız topraklarımız, altın madenlerine peşkeş çektiğiniz ormanlarımız, otellerin doldurduğu, sizin göz yumduğunuz denizlerimiz, en basitinden maslakta trafik düzenleyeceğiz diye bu civarda yaşayanları iki sene kanser ettiniz ama hiçbirşeyi değiştiremediniz. benim burda yaktığım benzinin masrafını kim ödeyecek peki. biz de fatura çıkarıp size mi yollayalım sayın topbaş?
- 6-0 lık skoru 6 kasıma bağlayan zihniyet iş başında. "allah' tan 30 kasımda değildi lan maç" şeklindeki esprileri burada da yapmak istiyorlar ama konunun ciddiyeti münasebetiyle yapamıyorlar. fenerbahçeli olduklarından şüphe ediyorum bu hesabı yapanların.
- meblağın milyar ytl' ye ulaşması ulaşım, gıda vesaire gibi o 1 gün içinde eknomiye girdi sağlamayan temel ihtiyaçların pahalı olmasından kaynaklanabilir mi acaba?
- ayrıca topbaş zarardaysa, ben kardayım arkadaşım. böyle de bir çelişkili durum söz konusu. 1 mayısta taksime gidebilseydim saray muhallebicisinde güzel bi ziyafet çekip 20-30 ytl bayılacaktım. ohh, şimdi miss gibi cebimde duruyor para. nesi zarar olsun bu işin?
- hesabı yapan bir grup isviçreli serbest muasebeci ve mali müşavire selam ederim.
sorumlularının bizzat kendileri olduğunu unuturak hesap yapan kişilerin açıklamasıdır. olmayan akılları sıra " vatandaş zarar gördü bu nasıl iş canım?" diyerek bayramını kutlamak isteyen insanlara yapılanları unutturmaya çalışıyorlar. o zaman git hesabını validen , emniyet müdüründen , iç işleri bakanlığından kes lale başkanı pardon belediye başkanı sayın! kadir topbaş.
hastaneye gaz bombası atacak kadar akılsız polislere, yerdeki bayanın yüzüne tekme atacak kadar beyinsiz ve gereksiz canlılara sahip bir ülkede yaşamanın zararına göre solda sıfır görülecek zarardır. bu 1 milyar ytl'nin yarım milyarlık zararını zaten senin kendi polisin verdi diyerek cevap verilmelidir kendisine bunu söyleyenin.
mecazını yiyim sana birşey olmasın, gerçek anlamıyla, tam olarak götümüzde patlayan, hatta kafamızda, yeri geliyor suratımızda, gaz olup sinüslerimizde patlayan 1 milyar ytl'dir. ayrıca ilgili bakınız;
evet, maddi olarak bu kadar diyelim. ya diğer götürüleri yoksa getirileri miydi?
girizgahdan ötürü sanki ülke imajı eksenli ulusal tandanslı bir yazı yazacakmışım gibi. ama değil elbette ki! arka profilde cami ve objektifin önünde iki tane başörtülü kadın ile "türkiye'den görüntüler" tadında yayın yapan yabancı ajanslara karşı, "ama biz moderniz ki, niye laila'yı niye istanbul gecelerini çekmezler ki yaa?" temalı söylemlerden, yazılardan fena halde sıkıntılıyım zaten. "yahu arkadaş bu ülke gerçeğidir, imaj falan da hikayedir" diyesim var ama yeri değil şimdi!
ne diyordum. götürüleri (getirileri), evet.
· bir kere anayasaya rahatlıkla aykırı davranılabildiğini gördük, yaşadık.(bkz: muammer güler/@2385940)
· eylem, protesto, hak aramak tüm bunların yerinin meydanlar olmadığı nasihatıyla kendimize geldik. bu tip işler için en temizi ankaralı bir "yakin" ile temasa geçmek olmalı!
· gaz bombası enflasyonu ile insan hayatının hükümetin, erk sahiplerinin zerre umrumda olmadığına şahit olduk. "imam-cemaat" birlikteliğinden yola çıkarsak; halkçı düşünce biçiminin de saçmalıktan ibaret olduğu meydana çıktı.
· polis'in halkı işçiden koruduğuna da şahit olduk. ya halk çok korumasız ya da işçiler gerçekten çok tehlikeli. milletçe uyandık! (bkz: türk polisi/@2385683)
· panzerler sayesinde istanbul'un su sorunu olmadığının da farkına vardık. su gibi aziz olun!
· yeni bir efsane yarattık. yakında kitabı çıkar, tartışma programlarının mezesi olur. tabi bizler de ondan faydalanma imkanı buluruz. var olsun! (bkz: celalettin cerrah/@2385537)
· orantı mefhumunu yitirdik. matematik derslerinde mutlaka müfredat değişikliğine gidilecektir, türk polisi sağolsun!
· 1 mayıs'ın polis bayramı olarak kutlanmasının daha yerinde bir karar olacağına millet olarak ikna olduk! (bkz: 1 mayıs 2008 polis bayramı/@2385810)
· sendikaların, siyasal parti binalarının ablukaya alınmasıyla örgüt evi olmalarının ortaya çıkışı. bu kısım gerçekten çok aydınlatıcı oldu. toplum içindeki toplum polislerine "yürü ya kulum" denmiş oldu. ferahladık! (bkz: 1 mayıs 2008/@2385380)
2. sözkonusu çıkarımda esasen neyin hesaplandığı dahi anlaşılmamaktadır... "eriyen gaz bombası stokları+memleketin dört köşesinden getirilen polislerin yol paraları+zırhlı kamyonlarca tahrip edilen her türlü kamu malı+ot+bok=toplam harcama" benzeri, ticaret lisesi birinci sınıfta dahi öğrencilerin alay konusu olabilecek bir formülasyon kullanıldığından şüphelenilmektedir... velhasıl formülasyon önemli de değildir, kadir bey cep kalkülatörüyle birşeyleri çarpıp bölmüş sonuçta bir rakam vermiştir işte, yeterlidir... "açık ve de net" bir rakamdır zaten; 1 milyar ytl...
3. bir süre daha bütün akp mensup ve sempatizanlarının dilinde duyulacak tekerleme... rakam değişebilir götteki kurun günlük oynamalarına bağlı olarak...
4. dünya tarihinde ender görülen gaflardan birisi... en olmadık yerde en olmadık lafı söylemeye güzel bir örnek teşkil eder keza "1 mayıs"ın tüm anlamı ekonomi üzerinedir... tüm dünyada, sınıfların varlığının ve aralarındaki eşitsizliğin dile getirilmesidir o gün... sen çıkıp da "zarar şu kadar bu kadar" dersen "kimin zararından bahsediyorsun?" diye sormazlar mı adama? sorarlar... "o bahsettiğin para bizim sırtımızdan kazanılıyor zaten" diye hönkürmezler mi sana? hönkürürler...
naapsın o polisler ordaki çıkıntılar polise taş sopa attığında gülmü atsın polis o şerefsizlere ulan kaldırımı söküp söküp taşları fırlatanlar vardı bu zarar değilde bunu engellemeye çalışan polisin biber gazımı tuttu 1 milyar ytl
baba parasıyla devrimcilik oynayanların günlük harçlığının, kaldırım taşlarının gaz bombalarıyla havada çarpışmasından ortaya çıkan enerjiye eklenmesiyle hesaplanır. azıcık gerçekçi olunduğunda da bu zarar denen yüksek meblanın halkın, aç, işsiz, insanca yaşam ve çalışma şartlarından uzak hemen hemen %90'lık kesimiyle uzaktan yakından alkası olmadığı anlaşılır.