bu maç için değil tam olarak belki ama galatasaraya verilen penaltılar için söyleyecek çok şey vardır.
galatasarayın kazandığı penaltılara laf ediliyor. penaltı nedir bu dahi bilinmiyor sanırım. izleyin tek tek o hatalı dediğiniz pozisyonları. bir tek
28 ekim 2007 denizlispor galatasaray maçında hakemin verdiği penaltı tartışılır gibidir, ki o da zaten aslında tartışılması mantıksızdır neden? çünkü aynı maç içinde aynı penaltıyı denizlispora da verip nelere penaltı verip nelere vermediğini kendi açısından belli etmiştir hakemimiz.
galatasaray çok fazla penaltı kazanıyor diğerleri bir tane bile kazanmadan deniyor. penaltı, bir takıma daha önce çok fazla penaltı verildiği için verilmezse eğer bu şerefsizliktir. hakem diğer takımlara verilip verilmeyen penaltılardan da sorumlu değildir ayrıca. farklı bi açıdan bakalım; diğerlerine verildi, galatasaraya verilmedi diye de gelip penaltı yaratacaksa da gs için, o zaman o hakem de puştun önde gidenidir. penaltı ya penaltıdır ya de değildir. gerisi teferruattır.
anlayamadığımız bir olay var şu federasyona edilen küfürler ve şaibe iddiaları içinde. laf edilen federasyon zamanında fenerbahçe şampiyon olmadı mı? oldu di mi. yoksa laf etme sebebimiz levent bıçakçı dönemindeki gibi anelka ve nobrenin elle attıkları golleri sayan hakemlerin olduğu federasyonu tekrar göreve çağırmak mı? eğer öyleyse başka tabi. sözde yapılan şaibeye(!) laf edip, daha şaibeli zamanları aramak salaklıktır.
fenerbahçe ya da beşiktaş ya da her neyse, penaltı pozisyonunda penaltı verilmezse bu da ibneliktir. ama penaltı olduğu için penaltı verilen pozisyonlar da penaltıdır, bunun zıttı mallıktır.
öncesi, sonrası, diğer takımların kazandığı penaltı sayısı, penaltı verilen takımın önceden kazandığı penaltı sayısı, kazandığı kupa sayısı, takımın kaçıncı ligde oynadığı, düşüp düşmeyeceğinin o penaltıya bağlı olması veya olmaması, hiç bir şey etkilememelidir penaltı kararını. ki genelde etkilemez de. bunlar bizim hüsnükuruntumuzdur. nokta.