herkesin bir hikayesi vardır herhalde bu konser ile ilgili. konser başlamadan 1 saat evvel elimi cebime atıp baktığımda kocaman "2" yazısını farketmem ile kaynar sulara boğulmam 1 oldu. evet cumartesi gecesine idi elimdeki bilet. arkadaşlar kontrol etti, aynı yerden aldığımız biletlerimiz
* farklı tarihlere idi. derhal bir karaborsacıdan ölü fiyatına 1 ekim gecesinin biletini temin edip elimizdeki 2 ekim biletini kaktıracak pardon, satacak birisini aramaya koyulduk. atlayıp
mephistonun kapısında bilet soranlara abi 2ekime bilet var lazım mı dememiz ve
bulgaristan'dan gelen kullara muhteşem ingilizcemiz ile iletişime geçip satmamız büyük avantajımızdı. basit bir matematikle : kârlı bir konserdi;
2 ekim tarihli bileti alış : 25 milyon
1 ekim tarihli bileti alış : 20 milyon
2 ekim tarihli bileti satış: 25 milyon
+5 milyon cepte evet.
neyse efendim gelelim yeni melek faslına. erkenden içeriye girenlere dinletilen ısıtıcı müzikler konserden daha bir etkiliydi sanki. en azından daha akılda kalıcı oldular.
bryan adams'tan
summer of 69,
bon jovi'den
runaway; ardından gelen
blind guardian ve
led zeppelin türküleri ile beklemekten ve bunaltıcı ortamdan sıkılanları yeterince doyurmuştu. kafa sallatıcı parçalarla biraz daha şenlenen ortam, 2130 da sahneye teşrif eden grup ile doruğa ulaştı.
ön saflardan kader ortağımız (konser ardından çorba içmeye davet ettiğim) bankacı ve muhtemelen gay abimizin "anhelika anhelika" diye bağırmasının ardından angelica'yı çalmaları ayrı bir güzellikti gece açısından. sorduk ki dayıya niye "anhelika" diye bağırıyorsun diye; "latincesi öyle okunur" dedi. kafası güzeldi belki de kim bilir.
konser genel olarak; ses sistemi kötü ve havasız ve bunaltıcı ve dar ve pis kokan mekan yüzünden kötüydü diyebiliriz. vincent'ın
*"my amplifier is fucked up" sözünü duymamız ve konserin yarım saat
rölantideki
bateri ile bizleri ayakta tutmaya çalışması iyice uykumuzu getirdi, bunu da not düşelim.
ek :
*grup, en güzel şarkıları olan
forgotten hopesu çalarken, bağıra bağıra eşlik etmek konserden akılımda kalan tek güzel andı.
"did i punish you for dreamin
did i break your heart and leave you cryin
don'tchu ever dream of escaping"