konya'nın taşkent ilçesine bağlı balcılar beldesinde 8-16 yaşlarında kız öğrencilerin kaldığı öğrenci yurdunda tüpgaz patlaması sonucu oluşan göçükte şu ana kadar 5 çocuğun ölmesi, 20 çocuğun yaralanması. an itibarıyle 22 öğrenci göçük altında imiş.
---------------
bu girinin en sevilmeyenler listesine girmesi üzerine gelen edit: dün sabah erkenden kalktım. internet, gazete, tv... bu kötü haberle güne başladık. bu kötü haberle ilgili başlık açıp, ntv ve tgrt haber'de verilen bilgileri yazdım. (en hızlı onlar haber veriyordu) başlığı açtığımda ne binanın kuran kursu olduğu, ne de süleymancılara ait olduğu biliniyordu. ama bilseydim kuran kursu olduğunu ne değişirdi? yani başlıkta "öğrenci yurdu" desem ne olur, kuran kursu desem ne olur? 8-10 yaşlarında çocuklar öldü, farkında mısınız? (bkz: itü sözlük nereye gidiyor)
an itibariyle 8 öğrencinin öldüğü , 14 öğrencinin yaralandığı kazadır . enkaz altında 20 öğrenci olduğu söyleniyor .
sabah sabah bu haberle güne başlamak iyi olmadı .
yatılı kuran kursudur çöken, öğrenci yurdu değil... yalova gibi fuhuş merkezidir belki burası da... göklerdeki sakallı adam, daha fazla göz yumamamıştır olanlara...
edit büdüt: balık hafızalı olanlara, aradaki alakayı açıklamak için 7.4 yetmedi mi? pankartları yeterlidir herhalde...
şehrin merkezine 160 km uzaklıkta kurulmuş bir kuran kursu. bunun sebebide kurs öğrencilerinin gezmek için yurttan kaçmalarını engellemekmiş.. önlem alma konusundaki yaklaşımları böyle olan kuş beyinliler için bu olay takdir i ilahi noktasında kalır.
burada konu olan bir binanın çökmesi - durduk yere - ve çocukların ölmesidir. konuyu klişe kılan bir binanın tüpgaz patlamasından etkilenerek - kelebek uçuşundan olmadığına mı şükretmeli- yıkılması ve bizim yine inşaat manyaklıklarını konuşacak olmamızdır. aslında kelebek uçuşlarından yıkılanları da gördük. biz kazayı ne zannediyoruz. yolda yürürken kafama piyano düştü, öldüm. bir sabah kalktık bomba patladı bir sabah kalktık bina göçtü. ne kadar sıradan...bu binalar kimlere emanet ediliyor , kim yapıyor bilen biliyor. ben biliyorum güçlendirme denen şeyin bile binayı yorup rezil etmek anlamına geldiğini. çünkü diplomasını nereden aldığı belli olmayan bir inşaat mühendisi uyduruk ihalelerle iş kazanıyor. geliyor istanbola bina güçlendiriyor. konyada bir yurt çöküyor, pehhh ne olmuş. itülü idealist inşaat mühendisi mi duruyor konya yurdunun şantiyesinin başında, ahhaha gülelim hep beraber. hayatından bezmiş bir devlet görevlisi bile uğramıyor, eli üç beş kürek tutmuş arkadaşlar fındık toplar gibi yapıp gidiyor. bir gün bir an işte takdir-i ilahi göçüveriyor bina. deniz kumu , çimento yokluğu yok canım geçin bunları takdir-i ilahi...
sorumlular bilinçsiz ailelerdir. sorun ne yazık ki ailelerin 8-10 yaşlarındaki yavrularını, nasıl olsa ekmek elden su gölden deyip, nerede hangi koşullarda barınacaklarını, yıkanacaklarını, doyacaklarını bile kontrol etmeden sadece göya inançlı olmalarını yeterli gördükleri, ehliyetli veya ehliyetsiz kişilerin ellerine teslim etmeleridir.
mevzuatı bilmediğim için, bu şekilde bir eğitimin! yasal olup olmadığı konusunda fikrim yok.
olayın oluş sebeplerini içeren teknik açıklamaların akabinde yurt yönetiminin yaşanan faciayı ilahi takdirata bağlayarak suçu yine marmara depreminde olduğu gibi allah'ın üzerine atacaklarını düşündüğüm ve bu nedenle "tanrı hıristiyanları daha çok sever" önermesindeki ironide gerçeklik payı olduğuna inanacağım üzücü olay. kentin 160 km dışına kız kuran kursu açmakta herhangi bir sakınca görmeyen ve bunu kontrol etme gereğini duymayan zihniyetin allah belasını versin derken,ölenlerin yakınlarına sabır diliyorum.
çöken ne kursu olursa olsun öncelikle orada hayatını kaybetmiş olan türkiye'nin çocuklarıydı bütün ülkenin başı sağolsun, allah ailelerine sabır versin, umarım daha fazla artmaz sayı.
ancak benim kafamda başka bir soru var, şu anda bir şekilde haberi okumakta olan çoğu insanla aynı soru olduğunu düşünüyorum:
bugüne kadar yaşanan bütün doğal afetleri, kazaları vs. allahın inançsızları cezalandırmasına bağlayan zihniyet soruyorum size, bu çocukların günahı neydi?
marmara depreminde onca insan öldü, "efendim o bölgede alkol promili çok fazlaydı, insanlar dinden imandan çıkmaya başlamıştı.." dediniz,
akdeniz'de orman yangınları çıktı, "efendim oralarda zina oranı çok artıyor yazın o yüzden.." dediniz,
peki bu çocukların günahı neydi? daha annesinin yanından ayrılmak ne bilmeyen bu küçücük çocuklar, daha okulun ne demek olduğunu yeni anlamış bu çocukların günahı orada annelerinden babalarından uzak kuran öğrenmeye çalışmaları mıydı?
yoksa asıl günah anne babaların mı?
yoksa anne babaların ve çocukların beynini yıkayıp çocukları birer piyon olarak gelecekteki planları için hazırlamak üzere oraya toplayan ve sözde onları türkiye'deki doğal afetlerin ve kazaların sorumlusu "diğerleri"nden daha "inançlı" yapacağını iddia eden zihniyette mi?
bundan birkaç sene önce konya merkezde de aynı şekilde bir evin yıkılması olmuştu. sanırım adı da zümrüt apartmanıydı. insan bir düşünüyor, konya deprem olayları bakımından ülkemizin en güvenilir yerlerinden birisi. sanırım müteahhitler de bunu bilerek her türlü malzemeden çalma işlemini gerçekleştiriyor. ülkemizde inşaat sektöründe denetim olarak çok zayıfız. kullanılan betondan, kumuna kadar her şey uydurma. birkaç büyük şehirde zorla ve ancak büyük şantiyelere yapılan denetimin dışında hiçbir yerde denetimin olmadığına eminim. şayet olan denetimlerde kesin rakı sofralarında olmaktadır. (u: kendimden biliyorum)
ölüm bu kadar ucuz olmamalı bence. ekmek bile bu kadar pahalıyken ölüm neden bu kadar ucuz?
çökmeden sonra yarım metre kare bile sağlam beton kalmamış olan bina. gaz sistemindeki kaçak sonucu meydana gemiş.
orası torosların başında küçük bir köydür. hani gazetelerin bir gün sonra gittiği köylerden. al yanaklı,sarı saçlı kız çocukları dolaşır keçi sürülerinin peşinden. bir çok ailenin ocağına ateş düştü. çok yazık.
ölenlerin sayısının 15'e çıktığı ve daha da artacak gibi görünen (umarım olmaz) üzücü olay. a'dan z'ye herşeyiyle tipik türkiye manzarasıdır. çürük binalar, devletin haberinin olmadığı kurslar...
yarın gazetelere "ergenekon kokuyor" diye geçecek olaydır. allah'ın cezaları, kuran kursunun neden yasadışı bir şekilde eğitim sürdürdüğünü soracaklarına, bu ölen çocukların haklarını arayacaklarına başkalarına suç atacaklar. iğrençler!
25 yıldır dünyadayım, henüz tüp patladığı için çöken bi bina ne duydum, ne gördüm. nasıl bi binadır ki bu 3 katlı olmasına rağmen bi tüp patlamasına çöküyor, on küsür tane fidanı soldururken bi o kadarını da hastanelik ediyor? nasıl bi mütahittlik mucizesidir? en küçük bi depremde onlarca insana mezar olabilecek binaları yaparak para kazananlar, bu paralarla çoluğunun çocuğunun rızkını çıkaranlar nasıl uyuyabiliyorlar geceleri? gerçi bu ülke durduk yerde yıkılan binaları da gördü, hem de ne hikmetse yine konya'da.
böyle bir konuyu bile dine dayandırıp rant sağlamaya çalışan insanları gördükçe üzülüyorum. 99 depremini dinle bağdaştıranların saçmalamış olması bu faciayı "bakın işte göt oldunuz allah ın işi değil bu afetler." diyebilme şansı olarak görmenin haklı bir nedeni olabilir mi?
ölenlere allah rahmet eylesin ve bırakın rahat uyusunlar. kanıtlamaya çalışılan şey haklı bile olsa buna alet edilmeyi hak etmiyorlar.
bir inşaat mühendisi gözüyle bakarak söylüyorum, bir binanın tüpgaz patlaması neticesinde çökmesine anlam veremiyorum. elin oğlu terör saldırısında kilogramlarca tnt patlatıyor, binanın camı çerçevesi dökülüyor ama betonarme taşıyıcı sistemine bir halt olmuyor. neden? çünkü taşıyıcı sistemin sönüm oranı %5, ayrıca patlamanın impulsif etkisi sadece anlık bir deprem etkisi yaratıyor (bu da "aman aman" bir etki değil) ve olay yapının sönümüne kalıyor.
peki, burada durum ne? bir kez fotoğraflara bakarak söyleyebiliriz ki bu bina kafadan birkaç seferde yapılmış (görsel: 1 ağustos 2008 konya da öğrenci yurdu nun çökmesi/20812). binanın bir kısmı sağlam (sağlam derken, en azından betonarme taşıyıcı sistemi ayakta duruyor), bir kısmı göçmüş. zaten tüpgaz veya benzeri bir patlamada da beklediğimiz budur. demek ki, binanın önceden veya sonradan bağımsız yapılan kısmı o kadar dandiktir ki, onlarla ifade edilen çocuğa mezar olmuştur. gerçi ayakta kalan kısım da bir halta benzemiyor ama fotoğraftan direk yorum yapmak güç.
ister kuran okutun, ister incil, ister satanist yetiştirin; bir öğrenci yurdu olarak kullanılacak bir bina sıradan bir bina olamaz. deprem yönetmeliğinden tutun da ts 498'e kadar bu binalarda nelere dikkat edileceği, hareketli yüklerin ne kadar alınacağı gibi kriterler belirlenmiştir. hayrına veya parasına hiç farketmez, çocuklar resimdeki gibi binalara doldurulamaz. dolduran birinci derecede suçludur. müsaade eden suçludur.
memleketimizde kuran öğrenme amaçlı yurtlara yerleştirilen bir grup kız, "allah'a emanet" bir binada can vermiştir. göçüp giden genç kızlarımıza allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. ve umuyorum ki, her ne sebeple olursa olsun çocuğunu "yurt" benzeri yapılara gönderen insanlar bu yapılara "üstün körü" de olsa bakarlar. ahırdan bozma derme çatma yapılara onlarca öğrenci doldurup allah'a emanet edince "işlem tamam" olmuyor maalesef.
an itibariyle 16 ölünün olduğu söylenen olaydır.
ancak geçte olsa ben bugün bunu anladım:
birilerinin bizi öldürmek için terör örgütü filan kurmasına gerek yok. (bkz: 27 temmuz 2008 güngören patlaması)
biz kendi kendimizi öldürmekte son derece ustayız.
ölen küçüklerimize allahtan rahmet diliyorum.
geride kalanlar ise bu ihmalkarlık yüzünden ömür boyu vicdan azabı çekeceklerdir.umarım!
bazı arkadaşlarımızın bir zamanlar 2 gerizekalının açtığı bir pankartı sanki bilimsel bir teoriymiş gibi kabul edip, yalanlamalarına fırsat veren üzücü olaydır...neymiş efendim öğrenci yurdu değil kuran kursuymuş, ayıptır, günahtır, ölenler daha çocuk, bu kadar mı vicdansız oldunuz...
insan ölmüştür. çocuk ölmüştür. öğrenci ölmüştür. vatandaşımız ölmüştür. olay budur. o insanlar ülkemizin geleceğidir. o çocukların hepsi ana kuzusudur.
hal böyleyken, yıllar önce bir kaşarın açtığı salakça bir pankartla ilişkilendirmek değildir laiklik. aynı depremde ölen insanların üstünden rant sağlama çabasındaki kaşarın müslümanlıkla alakası olamaması gibi...
"o pankart götüne girsin" mealinde giriler giren ben, aynı şeyi bu olayla bağdaştıranlara da aynı mesafedeyim.
burda sorgulanması gereken konu, kız çocuklarını böyle ucuz bir binada kampa almak, kaçmalarını önlemek için ölüme mahkum etmek zihniyetinde insanların nasıl kuran kursu açabildiği ve hangi devletin buna nasıl izin verdiğidir.