1 ağustos 2008 7 pink floydlar konseri  

adana çık aradan

  1. bu gece studio live'da gerçekleşen konser. çalınan parçalar sırası ile şöyle:

    in the flesh
    the happiest days of our lives
    another brick in the wall part.2
    young lust
    learning to fly
    hey you
    shine on you crazy diamond
    welcome to the machine
    have a cigar
    dogs

    *ara*

    speak to me / breathe
    time
    the greatest gig in the sky
    money
    us and them
    any colour you like
    brain damage
    eclipse
    wish you were here
    run like hell
    comfortably numb

    *bis*

    pigs

    **

    performans oldukça iyiydi. dünya gözü ile roger waters'tan dark side of the moon'u ve oblins'ten thewall'u izlemiş olan ben 7 pink floyd'ları tabi ki bu saydığım isimler ile kıyaslayamam, ama 22 şarkı çalmaları ve bu kadar uzun süre sahnede kalmaları takdire şayandı. grubu 8 pink floydlar'a yükseltip bir nefesli katarlarsa bence güzel olur. bir de elektronik altyapıdan yoksun sayılırlardı. birkaç hatırı sayılır efekt dışında elektronik kullanılmadı. haliyle güzelim on the run çalınamadı.

    vokalistin pigs'teki domuz seslerini, learning to fly'daki telsiz konuşmalarını ve run like hell'deki tekerlek ciyaklamalarını birebir canlı yapması ilginç oldu.

    prensesin the greatest gig in the sky'daki performansına tam not veriyorum. gözlerimi dolduran bir performanstı, kelimeler yetmez..
    (vikartindur, 02.08.2008 02:46)
  2. bana karşımda bir tribute band değil de, gerçekten pink floyd varmış gibi hissettiren konser.

    david gilmour'u inanılmaz andıran bir gitaristleri var, ki adam solo atarken de kayıtsız kalmak pek mümkün değil gibi.

    bu adamlar daha iyi ses düzeneklerinde ya da daha iyi sahnelerde çalmalılar bence, çünkü hakkını veriyorlar gerçekten.

    "bis için hazırlanmamıştık" dediler ama biraz daha üstelesek echoes çalacaklardı sanırım, konser sonrası solisti de kutlarken arkadaşım söz aldı kendisinden, "sözümüz olsun, bir dahakine çalacağız onu da" dedi eleman, demek ki neymiş, bi sonraki konseri de kaçırmıyormuşuz. öte yandan pigs performansları da çok iyiydi bence.

    ben bu adamların yerinde olsam, diye düşündüm dogs çalarken, şu yaşımda ölsem bile hiç panik olmadan, gayet rahat giderdim heralde. "canlı canlı dogs çaldım lan" derdim kendi kendime, daha napıyım mına koyim.

    şu bayan vokale de gelirsek efendim, ben kendisine aşık oldum, burdan da bizzat kendisine -varsa erkek arkadaşına da- selam ederim. allah sahibine bağışlasın diyoruz.

    kendileriyle ilgili yapabileceğim tek olumsuz eleştiri, ki aslında pek olumsuz da sayılmaz ama, uzun saçlı arkadaşın comfortably numb vokaliyle alakadar. yani, ses rengi pek gitmemiş gibi bu şarkıya, ses rengi falan dedim bu arada, anlamını da pek bilmiyorum aslında ama idare edin.

    böyle kalmak mı istiyorlar bilmiyorum ama, kendileri de bir şeyler yaparlar umarım, çünkü yapabilecekmiş gibi duruyorlar.

    hepsi için ayrı ayrı yazayım isterdim ama, hepsi için yazacağım şey aynı: çok iyi çaldılar, kendilerine minnettarım. ve sahiden o konser biletine verdiğim parayı sadece welcome to the machine'i ya da money'nin solosunu bir kez daha dinlemek için bile verebilirim, ama umarım bu laflarımı ciddiye alıp bilet fiyatına zam yapmazlar.

    şimdilik bu.
    (sigur ros, 02.08.2008 10:35)