yalnız kaldığınız zamanlarda akla gelen, aklınızın bi köşesini kendine mesken edinmiş, çok sıkılınsa bile aranmaması, mesaj atılmaması hatta çaldırılmaması gereken kişi
yeryüzünde kendi haline bırakmanız gereken tek kişidir, birden fazlalarsa çoğuldur tabii
*(bınar, 25.03.2004 07:48)
ilişki nasıl biterse bitsin
*..yeni birisiyle ilişkisi varsa eğer kaçınılmaz olarak kıskanılan kişi
*...
kimi zaman aaaah ah...
kimi zamanda ooooooooh oh
dedirten kişi
ex...
ayrılma şekline göre hakkında çok farklı düşüncelere sahip olunabilecek kişi.yapılmaması gereken şey;sanki iyi bir bok yemiş gibi
-ben bıraktım,ben posta koydum,zaten işe yaramazdı,salağın tekiydi...
gibi türetilebilecek sözleri söylememek.
(poloxis, 27.03.2004 04:10 ~ 07.04.2004 22:03)
eski işte...ne kadar saygı duyulması gereksede adını anmamakta fayda olan kişi
(hobbitt, 07.04.2004 23:18 ~ 23:18)
kimi zaman "keşke burada olsa" ama çoğu zaman "benden uzak allaha yakın olsun" dedirten,unutulmuyorsa bilinçaltına atılması gereken dişican..
(doaaa, 08.04.2004 01:42)
murathan mungan'ın sinesinde yare olan kişi(erkek olmasının muhtemel olduğunu düşündürücüdür zîrâ)(bkz.
maskeli balo)
yaz okuluna sırf onun yanında olabilmek için kaldığınız ama onun terketmesiyle haftanın üç günü matematik dersine giderken küfür ettiğiniz kişidir...
bir zamanlar güzel anılar paylaştığınız artık mazide kalan kişi ve hep mazide kalacak olan kişidir.karşılaşıldağında eskilere dalıp gitmeniz mümkündür,bu esnada aynı anda hem hüzünlenmenize hem öfkelenize sebep olur.karmaşık duygular hissetiren ve bir daha asla geri dönmemeniz gereken şahıstır.
bir zamanlar o çok sevdiğiniz insan,birgün bakmışsınız ki size en uzak,en soğuk kişi oluvermiş.hayatınızın en güzel anlarını paylaşıp,dertleştiğiniz kişi artık hayatınızdaki problemdir...eski sevgili olmuştur bile...hayatımızdaki sıfatı değişmiştir belki ama içinizdeki hislerin de değişmesi için daha birçok şeyin değişmesi gerekir.siz istemesenizde o zaten bunu kolaylıkla yapabilir hale gelecektir.artık sevdiğiniz kişi değil hatta bazen nefret ettiğiniz,hiç yaşamamış gibi varsaymak istediğiniz ama bir türlü özlemekten vazgeçemediğiniz kişi olmuştur...
genellikle,sebep yokken bir anda "nefret edilen" olur.kimi zamansa "çok özlenen".bu ikisinden başka bir ihtimali yoktur.
hiç bir zaman hiç bir yerde hiç bir şekilde karşılaşılması istenmeyecek kişi, illaki görüşülmesi gerekiyorsa üç gün önceden başlanılması gereken psikolojik ve fiziksel hazırlıklar vuku bulur. görüşülmemesi en ideal çözümdür.
kendin dışında bi etkiyle eski sevgili olmuşsa eğer, ne kadar kızsan küfretsen de beyninde belli bi anda ne yaptığını öğrenebilmek için sağ, bi gün karşılaşabilmek için sol kolunu verme pazarlıklarına giriştiğin; karakterin pahasına tekrar başlamayı, bitecekse de acısız şekilde daha sonra bitmesi için dua ettiğin kişi olabilir, için sıkılır sürekli, tekrar düzlüğe çıkmak için "
es muss sein"dır..
ya da bunlardan hiçbiridir, görmek, hakkında bişey duymak istemessin, ignore ediverirsin tamamen, bi daha birlikte olmak da istemezsin birlikte olduğuna pişman olduğun şiddette.. bi zamanlar sandığın hayatın devamlılığı onunla sağlanmak zorunda deildir, "
es könnte auch ander sein"dır..
ya da iki tarafı da sağlarsın farklı saat dilimlerinde..
ya da nesin sen de bilmiosundur..
(bınar, 05.03.2005 15:30)
doğanın kendi içinde yok edemeyip bir şekilde geri dönüşümlü olarak yaşamalarına izin verdiği,inorganik madde yığını olarak tanımlanabilecek kavram...neden bırakılan yerde durmazlar bi de ayrıca...1998'deki manikürcü kız niye şimdi işi büyütüp kendi işini yapar,niye en son bıraktığın haliyle sıradan manikürcü kız olarak kalamaz..(bkz:
cevapsız sorular)
o kadar çok bahsedilir oldu ki bunlardan, kendiminkilerden de sizinkilerden de gına geldi.
(bkz:
yeter)
(bkz:
eski eskidir)
(bkz:
who wants yesterday's papers)
(bınar, 28.06.2005 20:41 ~ 01.02.2006 19:44)
zamanında onunla birlikteyken hep kusurlarını aradığınız,hep yanlışlarını gördüğünüz kimi zaman onu yönlerdirmek istediğiniz halde ayrılıp yanlız kaldığınızda hep onunla birlikte geçirdiğiniz güzel anları hatırlayıp 'keşke arasa' diye beklediğiniz,sonra 'ben onunlayken onu bu kadar özlemiyordum' dediğiniz,ayrıldıktan sonra bir yandan deli gibi aramak, konuşmak isterken mantığınızın 'yanlış insan o' diyerek aramanıza engel olduğu ve en sonunda beklenen an geldiğinde o sizi tekrar aradığında 'sen hiç umrumda değilsin ki...' tarzında konuşmalarınızla onu tamamen kaybetmeniz...içinizdeki çelişkilerin,fırtınaların,özlemlerin,aklınıza takılan soruların kaynağı...
hiç bi zaman eski denileyemecek her an akılda olan,zaman zaman ağlatan,içip içip mesaj atılan,başkası varken bile her an düşünülen kişi.
sigara içmek gibi bi şeydir eski sevgili. önce içinize çekersiniz, en güzel yeri orasıdır sigara içmenin, isteseniz de istemeseniz de çıkar gider duman, görünmez sonra, kokusu kalır yalnızca.
zaman zaman eski günlerin hatrına başında ki sıfatı kaybeden kişi.paranoya kişilikler vakti zamanında birleşmişse olur arada eski yeni kavram karışıklıkları!