|
|
- şamanizme bağlı halklarda ruhlarla insanlar arasında aracı rolünü oynayan bir tür din adamıdır. şamanist dünya görüşüne göre, bütün dünya iyi ve kötü ruhların etkisi altındadır. büyük ve özellikle insanlara ve hayvan sürülerine türlü kötülükler yapmaya hazır kötü ruhlarla ilişki kurmak kudreti yalnız şamanda bulunur. insanlar ruhların ne doğada ne huyda olduklarını ve her şeyden önce onlara hangi yoldan gideceğini bilemez, onların nelerden hoşlandıklarını, hangi cins ve çeşit kurbanlardan memnun kalacaklarını saptayamazlar. ata ya da akraba ruhlarından aldığı kuvvet ve ilham ile bütün bunları ancak şaman bilir ve böylece bir yandan iyi ruhların insanlar için yararlı ve hayırlı etkilerini devam ettirmeye, bir yandan da çeşitli çarelere başvurmak suretiyle, kötü ruhların zararlı eylemlerini önlemeye yalnız onun gücü yeter. şaman bu amaçla tertip ettiği ayinlerde ruhlar ile ilişkiye geçip onları hoşnut ve razı ederek istenilen sonucu almaya çalışır
http://turkoloji.cu.edu.tr/...
- (bkz: baksı)
- (bkz: kam)
- kelime anlamı 'bilen'dir. şamanizm inancına göre ruhlarla iletişim kurabilen yegane insanlardır fakat bu insanlar hiçbir zaman hıristiyanlıktaki gibi bir rahiplik müessesi kurmamış, daha çok kabilenin büyücüsü veya doktoru olmuşlardır...
- (bkz: öğrenci birahaneleri)
- ankara'da arkadaşlarla içip eğlenmek için alternatif olabilecek mekanın adı.
- içindeki bir iki insanla muhteşem olan,bu insanların gitmesiyle de anlamını bir o kadar da yitirmiş bir mekandır.vakti zamanında çok güzel dostlukların kurulduğu,gece birden sonra mahremiyetine kavuştuğu,çok çok fazla şey öğrendiğim,görevimi tamaladıktan sonra da ayrılmayı tercih ettiğim bira evim.akşamüstleri de pek bir sefalı olurdu,minderlere yatıp da,biramı yudumlarken okuduğum kitaplar,yaktığım sigara,hoş muhabbetler şimdi yerini güzel anılara bıraktı.arasıra önünden geçiyorum da yitmeye başlamış,onu görüyorum.
- mehmet kaplan'a göre islamiyet sonrasında yerini veli tipine bırakmış olan şahsiyetler.
(aytok, 26.06.2007 23:36 ~ 23:39)
- jöntürk'ün albümü. akrep nalan,leman sam, pınar aylin, serpil vurucu, nejat yavaşoğulları, cemali, yeşim erçetin, cezmi ersöz, sirhot, elnino gibi önemli türk isimler ve bir çok yabancı rapçiyle düeti vardır.
(kl7mu, 06.11.2007 01:02 ~ 01:02)
- cenneti bu dünyada arayan..doğa ile uyumlu..kutsal saydığı üç madde üzerine kurulu olan (taş toprak ve su) uzak doğu inancı..genelde japon inancı olarakda bilinir
- sara hastalarıdırlar. fakat krizi kendileri tetiklerler. şamanların davulları vardır ve ritüel esnasında çıkarılan deli gibi gürültü içinde koştururken kendilerini yırtarak fiziksel olarak zorlar ve bir yandan da olabildiğince yüksek sesle davul çalarlar. sağır olacak kadar gürültüye ulaşıldığından kısa süre sonra sara krizi gelir ve yere düşerler. artık rüya mı görürler ne görürler belli değil. yalnız bu durum alışılmış olduğu ve bilinçli olarak yapıldığı için nispeten kontrol altındadır, yapan insanın da doğal olarak farkındalığını arttırır. şamanizme inananlar şamanların çoğunun gerçekte hasta olduğu ortaya çıktıktan sonra onların "kendi kendini tedavi edebilen hastalar" olduğu şeklinde bir defans geliştirmişlerdir.
- şaman terimi on sekizinci yüzyılda ruslar tarafında, kuzey sibiryada yaşayan tunguzlardan duydukları, öğrendikleri kelimedir. bu dine sahip olanlar tarafından, şaman kelimesi kullanılmaz, çünkü bu kelimeyi bilmezler. eski türkler kam der.
bu dinde de kadın ikinci sınıf vatandaştır, eski bir din olmasına rağmen.
- ankara olgunlarda bulunan, mesai saati bitince yanındaki vestel bayiinin önüne masayı sandalyeyi yığıp insanların sokakta içmesine olanak sağlayan güzide bir bar..
(bacanga, 02.06.2009 23:16 ~ 23:16)
- ak ve kara şaman olarak ikiye ayrılırlar. olunabilir. çok keyifli bir dindir yahu. bir internet sitesinde şaman davulu sayfalarca anlatılırken, ibadetleri bir paragrafta anlatılmıştı. bayılmıştım ben bu işe. arkadaşlara da yaydım tabii.
-bu gün ak şaman mısın kara şaman mı lem?
-kara şaman.
-iyi o zaman, ben de ak olam, dengeleniriz.
- ankarada bulunan, neden gittiğimi kendime her zaman sorduğum halde cevabını bir türlü bulamadığım bardır. kışın üst katı sigara dumanından gözükmez; adeta baca gibi üfürür üst kat. insan boğulur nefes alamaz.
yazın üst kat bomboş olur. aşağıya sandalye masalar çıkarılır. hayvan gibi kusana kadar içilir bira ki ucuzdur birası.. çok ucuzdur.
başın dönmeye başladığında, girersin içeri. tualete inersin alt kata. tualetinin yan duvarında "tualette nasıl sevişilir, zıçmaktan başka napılır" gibi soruları cevaplayabilen bir tablomsu resimimsi bi poster görürsün. öhh abi öhh öhö öhhööö der girersin tualete, dalarsın fantazilerine.
bi bakmışsın daha da dönüyor başın. bu arada arka fonda muhtemelen erdem abi'nin seçtiği bi şarkının remix'i çalıyordur ki en çok buna kızarım. (nolur biraz doom falan çalsanız derim, lanet ederim kaderime, where is my mind şarkısı duyduğumda bi kez sevinçten bayılmıştım! o kadar!)
artık baş döngülerin daha da mutlu kılar seni. neredesin nesin diye düşünürken çıkma merdivenlerden. gitme yukarıya. dur!!
dön sağa bööle karanlık bi oda görüceksin. hah, gir oraya boştur zaten yoktur kimse. renkli minderlerin otur üstüne. karanlığı hisset. şaman'ı hisset. canını yakan meşhur insanı hisset. coş. ağla. sevin. gül. kahkaha at. toparlan.
çık yukarıya dik bi kaç bira daha. ve ölmeliyim artık. ben yaşayacaklarımın çoğunu yaşadım. artık ölmeliyim die et duanı. yalın basit sıradan hayatına geri dön. geri gelene kadar şamana.
neden mi gidiyorum, cevabını bulamıyorum mu demiştim başta. sanırım silmeliyim cümlemi. yanlış konuşmuşum. (yazmışım ya da her neyse.)
|