şövalye   

adana çık aradan

  1. ortaçağ zamanında orta ve batı avrupa'da yaygın olarak kullanılan şövalyeliğin 10 kuralına uyacağına and içmiş kılıç ve kargı kullanmada oldukça usta olan atlı ve zırhlı asker.

    şövalyeliğin 10 kuralı
    ----------------------
    1. kutsal saydığı değerleri ölümü pahasına korumak.
    2. savunmasız ve acizleri korurken onlara saygı göstermek.
    3. ülkesini sevmek.
    4. düşmandan önce savaş meydanından geri çekilmemek.
    5. tek bir bayana karşı aşk beslemek, ona bağlı olmak.
    6. kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.
    7. inandığı değerlerle çakışmadığı sürece, emri altında olduğu amirlerinin tüm emirlere uymak.
    8. sözüne sadık olmak, onurunu küçük düşürecek davranışlardan uzak durmak.
    9. cömert olmak, kendisine gösterilen iyiliği asla unutmamak.
    10. her durumda doğruluğun ve iyiliğin temsilcisi olmak.
    (legolas, 15.04.2004 23:06)
  2. (bkz. yuvarlak masa şövalyeleri)
    (spyder, 15.04.2004 23:15)
  3. (bkz. tapınak şövalyeleri)
    (bkz. knights templar)
    (skuba, 08.07.2004 05:10)
  4. bunların hepsi mason muş ta haberimiz yokmuş
    (bkz: masonluk dereceleri)
    bende adam sanardım bunları. hayal kırıklığına uğradım.
    (allah kızlara güvenseydi zar koymazdı, 05.11.2004 14:03)
  5. (fr.) chevalier, atlı anlamına gelir. 5. ya da 6. yüzyılda (arthur dönemi) ortaya çıkmış olabilirler ilk olarak. (bkz: yuvarlak masa şövalyeleri). şövalye kavramının çıkışı, tamamen hristiyan kökenli bir durumdur; incil'in bir bölümünde "bin kişi arasından seçilmiş" şeklinde bir ibare geçer, bu kalabalık içinden seçilmiş kişiler şövalyelerdir işte.

    şövalyeler, işin mantığının özünde doğumları nedenleriyle değil, ruhen asil, şerefli insanlardır. dürüst, cömerttirler ve yoksula, yardıma ihtiyacı olana yardımcı olmak zorunda oldukları gibi kesinlikle kötü davranmazlar. zengin insanlar da değillerdir, şövalyelik dışında bir işle uğraşmaları onursuzluk sayılır. örneğin, bütün şövalyelerin gayet iri yarı, güçlü kuvvetli insanlar olduklarını düşünürsek (80 kg.luk zırhlar vs), bu durumu pek çok para getiren işte kullanabilirlerdi diyebiliriz, fakat özellikle fiziki güç gerektiren bir işte çalışmak çok büyük bir rezillikti şövalye için. parasını kendi kazanmadığı için, onlara doğrudan kral veya bağlı olduğu lord bakardı, her lord şövalyelerine en az iki at, zırh takımı ve silah temin etmek zorundaydı. bunun karşılığında şövalye lorduna yılda 60 gün kadar bir süre hizmet vermeliydi (acil durumlar dışında zorunlu hizmet 60 gündür, savaş, seferberlik gibi durumlarda hesap söz konusu değildir, böyle bir şey düşünmek zaten büyük onursuzluktur). şövalyelerin gezici olmasının ve pek çok macera yaşamasının sebebi de, işte kalan 300 gün serbest olmalarıdır.

    fakat bu düzen, iş arthur romanslarından dışarı taşınıp, şövalyeler vassal-süzeren ilişkisinin en önemli basamağı, kralın ve derebeylerinin pis işlerini yapan savaşçılar haline geldiğinde değişti. "bin kişi arasından seçilmiş" bu kıymetli kişiler, gayet de şövalyelik onurlarını hiçe sayabilir hale geldiler, serflere, yoksullara, köylülere, gücü yetmeyenlere, bırak yardım etmeyi, ellerinden gelen eziyeti yapmayı eğlence bildiler. "fakir şövalye" kavramı rafa kalktı, yardım edilmeyi bekleyen yoksullar sömürülmesi gereken para sahibi insanlara dönüştü. bu nedenle halk arasında "mavi kanlı" şeklinde bir söylem çıktı onlar için. halk, onların insandan başka bir şey olduğunu ima ediyordu bu söylemde. (hatta belki sürüngen de demeye getiriyorlardır inceden, bilemeyeceğim.)


    peki nasıl şövalye olunurdu? kendini prouesse (prowess), largesse (generosity), courtoisie (courtesy), franchise (free birth), honeur (honor) konularında ispatlamış bir savaşçı, bir lordun gözüne girdiği takdirde, ya da başka bir şövalye ona referans vererek kefili olduğunda, (misal arthur'un tercih ettiği gibi) pentecost gibi özel günlerde şövalyeliğe kabul edilirdi. burada "genellikle" diyelim tabi ki, törensiz zamansız şövalye ilan edilme efsaneleri pek yaygındır bilindiği üzre. (bkz: lost tales on black prince)

    lordun önünde diz çöken savaşçı, kılıcın ucu üç kez omuzlarına değdikten sonra (bkz: teslis) (bkz: trinitiy) lorddan okkalı bir tokat ya da yumruk yerdi: "bu onurunu almadan yediğin son darbe olsun". sonrasında da, ingilizlerde şu sözler söylenirdi: "in the name of god and st. george, i dub thee a knight." fransızların bütününde ve daha sonraki dönemlerde ingiltere'de kullanılan, en yaygın sözler ise şunlardı: "in the name of lord, son and holy spirit; i dub thee a knight."

    bilinen en güzel şövalyeler için:
    (bkz: lancelot)
    (bkz: sturm brightblade)
    (guenever, 20.06.2005 16:42 ~ 30.05.2006 18:49)
  6. ingiltere'de askeri özelliğini kaybetse de hala devam eden ünvan. sir ünvanı verilen kişilerin aldığı ünvan aslında şövalyelik ünvanıdır. bayanlar da şövalyelik ünvanı alabilir. onlara da dame denir.
    (easy company, 18.10.2005 07:51)
  7. (bkz: delikanlı adam yuvarlak masaya oturmaz)
    (selenikom, 18.10.2005 08:09)
  8. ruhen kahraman, özünde enayi insan.
    (perdue, 27.10.2005 23:58)
  9. (bkz: the accolade)
    (bkz: accolade)
    (jugis nomen, 03.04.2006 05:19)
  10. bir şövalye maiyetindeki askerlerle birlikte savaşa girer. bu askerlerin teçhizatları ve eğitimleri şövalyeye aittir. eğitimlerini tabi ki bizzat yapmaz. kılıç eğitmenleri vardır bu işi üstlenen. bunlar çoğunlukla artık savaşamayacak kadar yaşlanmış askerlerdir. "yapamıyorsan öğret" mantalitesiyle öğretmen olurlar.

    bir şövalye ne kadar zenginse, maiyetindeki askerleri de haliyle o kadar çoktur, askerleri o kadar iyi teçhizatlıdır.

    şövalyeler tanımları gereği, genellikle atlıdırlar. (fr. chevalier=süvari) lakin piyade de olabilirler. bazen bunlardan bir kısmı birleşerek tarikatler oluşturabilirler. bunlardan en ünlüleri haçlı seferleri sırasında kurulmuş olanlarıdır. en ünlü üçü şu şekildedir:

    (bkz: tapınak şövalyeleri)
    (bkz: teutonic knights)
    (bkz: st. john şövalyeleri)
    (tuygun, 16.05.2006 18:31)
  11. (bkz: ejderhaya alerjisi olan şövalye)
    (chixculub, 15.06.2006 11:40)
  12. knight
    (ccuk, 01.08.2006 15:20)
  13. (bkz: knights of solamnia)
    (panzerfaust, 09.02.2007 12:17)
  14. don quijote' tur.
    (draco, 12.04.2007 14:55)
  15. ortaçağda yeryüzünde açıklık, adalet, sadakat, hakikat eksilmişti ve bunların tekrar ortaya çıkması için halktan birlik gruplar oluşturuldu ve bu gruplardaki kişiler arasından en sevilen, en bilge, en liyakatli, en güçlü, en eğitimli ve diğerlerinden iyi hali olan kişiler seçildi. bu kişiye en iyi at verilerek “şövalye” adı takıldı. şövalyelikte temel kavramlardan biri olan asalet, şövalyelik idealinin gerekliliğini yerine getirmek aracılığıyla dünyayı korumak ve arındırmak olarak adlandırılmıştır.

    şövalyelikte at maddi kısmı, şövalye ise spiritüel kısmı sembolize eder. at, şövalyeye ruhun asaletini anlatması için verilir.at, kendi arzularına, heyecanlarına rağmen itaat edendir. savaşa giden, üzerinde şövalye olan at onurlandırılmıştır. şövalye, süren irade ise at da sürülen bedenimizdir. kılıç, şövalyenin gücünün ve yetkinliğinin, iradesinin sembolüdür. zaten şövalyeler gömülürken kılıçları göğsünde ve elleri de kılıçlarının üzerinde olacak şekilde gömülürlerdi.

    ata gem takılır ve dizginleri şövalye elinde tutar. bunun anlamı atı frenlemek, doğru yere gitmesini veya bedenimizin doğru şeyler söylemesi için kontrol edilmesidir. eyer, yürekten emin olmayı ve şövalyeliğin yükümlülüğünü simgeler. çünkü eyer sayesinde şövalye atın üzerinde kendinden emin durur. kalkan, şövalyenin saflığı ve erdeminin; balta ise şövalyeye verilen iyilikseverliğin sembolüdür. mızrak, şövalyeye hakikat ifade etmesi için verilmiştir. çünkü mızrak düz ve bükülmezdir, yanlışlığın önüne gider. topuz, şövalyeye kalbinin gücünü ifade etmesi için verilir. topuz vurulduğunda diğerlerinden fazla yara açar; aynı şekilde yüreğin kuvvetli oluşu şövalyeyi tüm kusurlara karşı güçlendirir. miğfer, utangaçlığı sembolize eder. çünkü utanması olmayan şövalye, şövalye birliği’ne itaatkar kalamaz. zırh; şövalyenin asil kalbine ihanet, gurur, sadakatsizlik veya başka türlü bir kötülük girmemesi için her taraftan kapatılmıştır.

    şövalye birliğine kabul edilirken kişinin kıyafetleri beyaz ve kırmızıdır. beyaz saflığı; kırmızı ise ihtiyaç olduğunda akıtmaya hazır olduğu kanını ifade eder. giysisindeki kahverengi araçlar ise onun kaynağı ve son kaderi olan toprağı anlatır.

    şövalye bir savaşçıdır ve bir savaşçı için yoluna bağlı kalmaktan başka yol yoktur. savaşçının yolu ölümdür, yaşamla ölüm arasında bir seçim olduğunda ölümü seçmelidir. savaşçılar ruhunu ölüm fikrine hazır tutarlarsa, ölümde kararlı olurlarsa ve kendilerini zaten bir ceset gibi görürlerse ancak bu şekilde yol ile bütünleşebilir ve görevini tam olarak yerine getirerek yaşamdan yenilgi olmadan ayrılabilirler.
    (age of aquarius, 04.07.2007 03:11)
  16. gerçek hayatta karşına çıkması zor olan, hikayelerdeki kendine has büyülü dünyanın bir numaralı adamları, herkesin inandığı masallarda yaşatmaya devam ettiği kahramanlar...
    (bkz: les pardaillan)
    (poisontendre, 25.08.2007 19:08 ~ 19:12)
  17. tarihe ait insanlardır tabii, bazen keşke şimdi de olsalar dedirtir.bir de günümüz erkeklerinin hiç nasibini almadığı:
    (bkz: şövalye ruhu)
    (sophia, 29.01.2008 11:42 ~ 11:43)
  18. bizim malkoçoğlu, karamurat gibi kahamanlarımızın avrupa çakması yada yan sanayi ürünü,üstüne biryığın metal eşya giyip şövalyeden çok robocop a benzeyen savaşçı kişilikler.o kadar metal eşyayı karamurat giyse degil ok, kılıç ,balta top bile işlemez.
    (tomb raider, 07.03.2008 11:51)
  19. koruyandır.
    (closer, 18.07.2008 01:54)
  20. genellikle resimle yeni haşır neşir olmaya başlamış kişilerin şövale yerine kullandıkları kelimedir.
    (kaleydoskop, 18.07.2008 15:04)