|
|
- öz musıkimizin piri, ezan bestekarı, dini tasavvufi türk musıkisinin kilometre taşı.
- bayram namazlarında okuduğumuz tekbiri bestelemiş sanatçıdır.
- mezarı edirnekapı mezarlığının iç taraflarında köşede kalır. türk tasavvuf müziğinin saygıdeğer isimlerindendir. tam adı buhurizade mustafa'dır
(options, 23.10.2007 18:13 ~ 18:16)
- 1640-1712 yılları arasında yaşamıştır. divan ve aşık tarzlarında şiirleri vardır. eserlerini topladığı divan kitabı kayıptır. şairliğinin yanında besteciliğiyle ün kazanmış, klasik türk müziğinin kurucusu olmuştur. mevlevi olması sebebiyle günümüze ulaşan eselerinde mistik bir hava vardır. başlıca eserleri:
segah kurban bayramı tekbiri, segah salat-ı ümmiye, dilkeşhaveran gece salatı, maye cuma salatı, segah mevlevi ayini, rast darb-ı türki naat ve sofyan tevşih, nühüft durak, nühüft ilahi, nühüft tevşih, neva kar, 2 pençgah beste, hisar devr-i kebir beste ve aksak semai, mahur ağır aksak semai, rehavi berefşan beste, buselik hafif beste ve yürük semai, segah ağır semai, segah yürük semai, bayati çember beste, bestenigar darb-ı fetih beste, dügah hafif beste, ısfahan zencir beste ve ağır aksak semai, nikriz muhammes beste, rahatu'l ervah zencir beste, ırak aksak semai, rast aksak semai, nühüft aksak semai, acemaşiran yürük semai, rehavi peşrev, nühüft peşrev ve saz semaisi
*turkmusikisi.com dan alınmıştır
- (bkz: neva kar)
- beş padişah görmüştür.
- çok enterasan bir insandır. mustabey armudunun mucididir. çeşitli tozlama aşılama yöntemleriye üretmiştir. küçük sulu ve bir yüzünde kırmızılık olan bir meyvedir. esirciler kethüdalığı yapmıştır. sultan 4.mehmet ve kırım hanı giray ın huzurunda bestelerini icra etmiş ve ödüllendirilmiştir. esirciler kethüdalığını çeşitli milletlerin musikisini öğrenmek için istediği iddia edilir bir başka iddaysa orada ki şevkat eksikliğini gidermek istediğidir. yenikapı mevlevihanesine bağlıdır. tam adı buhurizade mustafa ıtr i efendi'dir. ramazanla beraber çok sayıda onun eseriyle bütün müminler ve münafıklar karşılaşacaklardır. hakikaten çığır açmış bir değerdir. din dışı musikisi de takdire değerdir.
- (bkz: ıtriyat)*
- yahya kemal 'in yazdığı bir şiir.
rıfkı melûl meriç'e
büyük ıtrî'ye eskiler derler,
bizim öz mûsıkîmizin pîri;
o kadar halkı sevkedip yer yer,
o şafak vaktinin cihangîri,
nice bayramların sabâh erken,
göğü, top sesleriyle gürlerken,
söylemiş saltanatlı tekbîr'i.
tâ budin'den ırâk'a, mısr'a kadar,
fethedilmiş uzak diyarlardan,
vatan üstünde hür esen rüzgâr,
ses götürmüş bütün baharlardan.
o dehâ öyle toplamış ki bizi,
yedi yüz yıl süren hikâyemizi
dinlemiş ihtiyar çınarlardan.
mûsıkîsinde bir taraftan dîn,
bir taraftan bütün hayât akmış;
her taraftan, boğaz, o şehrâyîn,
mâvi tunca'yla gür fırât akmış.
nice seslerle, gök ve yerlerimiz,
hüznümüz, şevkimiz, zaferlerimiz,
bize benzer o kâinât akmış.
çok zaman dinledim nevâ-kâr'ı,
bir terennüm ki hem geniş, hem şûh:
dağılırken "nevâ"nın esrârı,
başlıyor şark ufuklarında vuzûh;
mest olup sözlerinde her heceden,
yola düşmüş, birer birer, geceden
yürüyor fecre elli milyon rûh.
kıskanıp gizlemiş kazâ ve kader
belki binden ziyâde bestesini,
bize mîrâsı kaldı yirmi eser.
"nât"ıdır en mehîbi, en derini.
vâkıâ ney, kudüm gelince dile,
hızlanan mevlevî semâıyle
yedi kat arşa çıkmış "Âyîn"i.
o ki bir ihtişamlı dünyâya
ses ve tel kudretiyle hâkimdi;
Âdetâ benziyor muammâya;
ulemâmız da bilmiyor kimdi?
o eserler bugün defîne midir?
ebediyyette bir hazîne midir?
bir bilen var mı? nerdeler şimdi?
öyle bir mûsıkîyi örten ölüm,
bir tesellî bırakmaz insanda.
muhtemel görmüyor henüz gönlüm;
çok saatler geçince hicranda,
düşülür bir hayâle, zevk alınır:
belki hâlâ o besteler çalınır,
gemiler geçmiyen bir ummanda.
|