ilk gittiğinizde nerde bu güller diye isyan edersiniz. ama iyi bir rehberiniz varsa sonradan gül bahçelerinin (yok yok tarla diyelim biz buna) olduğu bölgeleri bir bir gezer, hayran kalırsınız. ayrıca küçük bir yerdir ama çok düzenli bir yapılaşması vardır. gölcük ve ayazmana civarı yemyeşildir. doğru dürüst kafe yoktur, gençlere değil çocuk ve yaşlılara hitap eder daha fazla. arkadaşınızın memleketi falan diilse boşuna gidilip yorulunulmamalıdır.
her yerinde süleyman demirel'in isminin verildiği herhangi bir yapı bulunan, aha elim kadar olan, flor yüzünden dişlerimi hergün yedi defa fırçalamk zorunda kaldığım, gece hayatı olmadığı gibi gündüz hayatı bile olmayan, fakat bu kadar şey yazığım halde istanbul'a geldikten sonra toprağının öpülesi olduğunu düşündüğüm güller diyarı.
üniversite öğrencilerinin nüfusta büyük etkisi olduğu, yeni yeni açılan kafelerin taksimdekilere şapka çıkarttıracak olması, kamil koç ve varan gibi otobüs firmalarının da yavaş piyasaya girdiği bir şehir
çocuk denecek yaşta düştüğüm, yatılı okul nedir öğrendiğim şehir. birkaç özelliği vardır ki ben birçok şehirde bulamadım, bunlar:çevre temizliği, insanların yakın ve samimi davranışları, şehrin parkları bahçeleri vs.. en ünlü mekanları kafeler caddesindedir. fakat en fazla 2 ay farklı yerlere takılırsınız zira çok büyük değildir ısparta ama gözü tok gönlü hoş insanların memleketi olduğu için kimse de çıkıp nefret ediyorum ıspartadan demez. ben de demedim çok sevdim orayı, her köşesinde bir hatıra bıraktık. ayrıca 40. piyade er eğitim alayı eğirdir yolu üstündedir ve de aynı yol üzerinde bir sürü okul(bizimki de orada) olduğundan askerlerle yakın ilişkilerde bulunmanız olasıdır. istanbula gelince özlenecek özelliklerinden birisi de sakin ve güvenli bir şehir yapısına sahip olmasıdır.
ısparta nın taşı toprağı demirel..
süleyman demirel üniversitesi
süleyman demirel eğitim kompleksi
süleyman demirel fen lisesi
süleyman demirel anaokulu
süleyman demirel botanik bahçesi
süleyman demirel bulvarı
süleyman demirel demokrasi müzesi
nazmiye demirel ilköğretim okulu
.... diye uzaaar gider
demirel sayesinde burdur'un gelişmesine yıllar boyu hep engel olmuş olan şehir. yatırımlar sürekli ısparta'ya yapılır, ayrıcalıklar sürekli ısparta'ya tanınır ve hatta demirel hazretleri için bir havaalanı bile inşa edilir. havaalanını da şehir dışı diyerekten burdur gölü'nin burnuna sokmaları sebebiyle bunun ceremesini de yine burdur çekmiştir hep. dikkuyrukların neslinin tükenme noktasına gelmesinin başlıca sebeplerindendir. organize sanayilerinin pislikleri bile buraya dökülür. peki burdur'un şanssızlığı nedir? bir sülo çıkaramamak mı?
binlerce üniversite öğrencisinin yaşamasına rağmen, bir tane bile bar olmaması hayretle karşılanan, fakat daha sonra belediyenin ruhsat vermemesinden dolayı açılamadığını öğrendiğiniz, sıkıcı, ruhsuz, monoton ve tutucu üniversite şehri. ha bir de evlerinde içki içilince kendilerinin de günaha gireceğine inanan insanların evlerini öğrencilere kiraya vermediği şehir.
son yıllarda kendini yenileyebilen demirelin kalıcı etkisine her an bir veya birkaç yerde rastlayabileceğiniz bilumum öğrencinin üniversiteyi kazandıklarının ilk yılı hep yatay geçiş için bir mücadeleci ruh haline girmesine sebeb olan fakat çoğu öğrencininde üniversite sonrası yıllarını severek geçirdiği bir yerlerde bir sıkıştıran bulunurmu tacizemi uğrarım kapkaçamı maruz kalırım gibi soruların yaşayanlarını pekde bunaltmadığını düşündüğüm güzel belde
tam ortasında süleyman demirel heykeli bulunan ve bu yüzden hiç haz etmediğim bir ildir. plaka kodu 32 olmasına rağmen, 07 plakalı araçlar daha fazladır.
hayatımın ilk 32 yılının geçtiği, muhtemelen bundan sonrasının da geçeceği, akdeniz bölgesinde yer alsa da hiçbir yönüyle akdenizli olmayan bir tuhaf taşra şehri, soğuk iklim. ısparta, birbiriyle çelişen kavramların, olguların bir arada bulunduğu bir şehirdir: güçlü bir ekonomisi yoktur, sanayileşememiştir, esnaf yoğunluklu bir ticaret hayatı vardır, buna rağmen bir hayli rant birikimine sahiptir; en az 30 bin öğrencilik bir üniversite olan süleyman demirel üniversitesi, devasa iki askeri kışlası (40. piyade er eğitim alayı ve eğirdir dağ komando okulu) bulunur, bu üç yerleşim şehre bir hayli hareketlilik katmaktadır. asayiş sorunu neredeyse yoktur, hep bildiğimiz, gece erken vakitte evlere çekilme rutini şehrimizde de söz konusudur; süleyman demirel başta olmak üzere, demirel ailesinin adları her yerdedir; şehir hızla genişlemektedir, merkez bir hayli küçük bir yerleşim yeri kalmak üzeredir; gecekondusu neredeyse yoktur; okullaşma oranı çok yüksektir; dışarıda yemek yeme kültürü yoktur; iki kaliteli sinema salonu vardır; 30 binden fazla öğrencisi ve geniş bir ortasınıfı olmasına rağmen sürekli tiyatrosu yoktur; şehirde nadiren konser, sergi, fuar vb. etkinlikler yapılır; merkezde sürekli olarak her tarafta "kermes" görebilirsiniz; ulaşım sorunu yoktur.
ısparta'nın tadı, şehirde çalışıp yaşarken, gölcük, milas, eğirdir, davras kayak merkezi, yazılı kanyon gibi yakın çevreye ya da antalya'ya kaçmanın güzelliğindedir. bir ovada, çevresi tepelerle çevrili, karamsar bir yapısı bulunan şehir, hemen yanıbaşında, harika güzelliklere komşudur. eğirdir'e gidip göl kıyısında balık yemenin ya da "akpınar" köyüne çıkıp inanılmaz eğirdir gölü manzarasında gözleme-çay-katmer üçlüsü ile buluşmanın tadına doyulmaz. kovada baraj gölünde balık tutmanın, yazılı kanyonda yürümenin hayata ilişkin mutluluklar katacağı da su götürmez bir gerçektir.
biraz turistik gezi rehberi gibi oldu bu giri, ama ne yapalım, gerçekten güzeldir ısparta'nın çevresi, sanırım bunu yaşayanlar bana katılacaktır.
ayrıca, söylemem lazım, hem çok seviyorum, hem de nefret ediyorum bu şehirden; şehrin üzerinden bir türlü atamadığı atıllık bu ruh halini yaratıyor bende, yine de, başkaca anadolu taşra şehirlerinden pek fazla farkı yoktur şehrimizin, ne eksiği ne de fazlası.. yaşamayı bilene, her şehir olanaklar sunar bence, ısparta'nın da değişmekte olan yapısıyla, önümüzdeki yıllarda bunu sunacağını sanıyorum.
dondurucu soğuğundan dolayı dudak çatlamalarına daha doğrusu dudaklarınızın afedersiniz .mcık gibi yarılmasına sebep olan lanetli şehir. çook eskiden ısparta'ya gelip "ne lan burası böyle?! fethetmeden geri dönüyoruz argadaşlar!" diyerek bu şehri afedersiniz z.kine bile sallamayan birileri olmuştur. bilin bakalım kimdir?
kardeşimin askerliği sebebiyle geçen yıl 2 kere ziyaret ettiğim ziyaret esnasında sıkıcılığı ile asabımı bozmuş gel gör ki o günler muhabbet konusu edildiğinde özlediğimi fark ettiğim kışını bilmem ama yazı adamı telef edebilecek kadar sıcak olan şimdiye kadar yediğim en güzel kirazların yetiştiği,neredeyse insanların ceplerine bile gül ekildiği,herşeyin adının süleyman demirel olduğu ve ömrümce tanıdığım en yardımsever, cana yakın, misafirperver insanların yaşadığı şehir.
soğuk olmasının haricinde hiç bir özelliği olmayan ve öğrenciler için ömür törpüsünden ibaret yerleşim yeridir.ayrıca beş sene öncesinde otogardaki tuvalet tam bir karikatürlük eserdi.düşünün ki bir tuvalet pisuvar yok,alaturka yok klozet yok duvar var bir de su yolu var gidere doğru.
ayrıca ısparta'nın tek bir güzelliği vardır o da antalya'ya bir buçuk saat yakın olmasıdır.