|
|
- türkiye'ye ve bulunduğu bölgeye en az elli yıl kaybettiren 8 yıllık manasız savaş.
- tarihi çok eskilere dayanır aslında. şimdi ırak olan bölge 1638 yılında 4. murad tarafından safeviler'den alınarak osmanlı toraklarına katıldı. iranla olan sınır anlaşmaları ise osmanlı imparatorluğu'nun resmen yıkılmasına kadar devam etti ve en az 18 antlaşmayla sınırlar kesin olarak belirlendi. bölgenin osmanlı'nın elinden çıkmasından sonra sınırları ingiltere tarafından çizilen bir ırak devleti oluşturuldu ve çizilen sınırlar iran'ın itirazlarını yeniden ortaya çıkarmasına son derece müsaitti. yani bu savaş aslında kaçınılmazdı ve muhtemelen tasarlanmıştı. bu açıdan belki de geç kalmış bir savaştı.
bu savaş ayrıca 1. dünya savaşı' ndan sonra kimyasal silahların kullanıldığı ilk savaş olarak da tarihe geçti. (abd vietnam'ı saymıyor tabi) kimyasal silah kullanan taraf saddam hüseyin yönetimindeki ırak'tı. olayın ilginç yönü ise reagan yönetimi, birleşmiş milletler'in ırak'ın kimyasal silah kullandığı yönündeki raporuna rağmen ırak'ı desteklemiş, donald rumsfeld saddam hüseyin'i resmi olarak ziyaret etmiş, a.b.d. ve ırak'ın ikili ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulamıştı. halepçe katliamından da iran'ı suçlamıştı. http://www.gwu.edu/... ırak'ın en büyük silah kaynağı da a.b.d. olmuştu. iran'ın askeri yapısı da şah rejimi zamanında tamamen a.b.d.'ye endeksli hale gelmişti. fakat islam devriminden sonra a.b.d. iran'a açıkca cephe aldığı için iran a.b.d. den silah alamıyordu. a.b.d. kaynaklı silahlarına uygun cephaneyi alabileceği tek ülke ise israil'di. dolayısı ile ırak a.b.d.'yi, iran ise eli mahkum israil'i zengin etmişti. tabi israil türkiye aracılığı ile ırak'a da silah satmaktan geri durmamıştı.
ilerleyen zamanlarda ırak, a.b.d. ilişkileri giderek ilerlemiş, saddam ve reagan yönetimi adeta kanka olmuştu. savaştan sonra açığa çıkarılan belgelerde a.b.d.'nin ırak'a yüklü miktarda kimyasal silah hammaddesi sattığı kesin bir şekilde ortaya çıktı. rumsfeld'ın bir ırak ziyareti sırasında ırak ordusu aynen şu açıklamayı yaptı: "işgalciler bilsinler ki, sayısı ne olursa olsun her haşerat için bir böcek ilacı vardır, ve ırak'ta da yeterince böcek ilacı var."
sonuç olarak savaş sonunda hiç bir sınır değişmedi ve ırak, iran'ın şatt-ül arap üzerindeki haklarını tanımak zorunda kaldı. savaş iran'a 350 milyon dolara ve 1 milyondan fazla can kaybına mal oldu. iran'ın petrol endüstrisi büyük darbe aldı ve bugün bile savaştan önceki haline dönemedi. ırak ise kuveyt aracılığı ile a.b.d.'den aldığı 14 milyar dolarlık borçla başbaşa kaldı ve kuveyt'in işgalinin nedeni olarak bu borç gösterilir. savaşın tek kazananları ise hem cepleri dolan hem de bölgedeki en büyük tehdidinin ekonomisinin içine edilmiş olan israil ve a.b.d. oldu.
daha ilkokula başlamadan çocuk aklımla bu savaşı sorguladığımı hatırlıyorum. fakat hiçbir şekilde anlayamamıştım bu savaşı. hiç unutmadığım bir olay var. babama sordum. ırak ve iran komşu değil mi? evet dedi babam. ikisi de müslüman ülke değil mi? gene evet dedi babam. hangisi kazanıyor? hiç birisi dedi babam. peki neden savaşıyorlar dediğimde ise çaresiz çaresiz bakıp hiç birşey söyleyemedi. muhtemelen çocuk aklımı böyle pisliklerle bulandırmak istemediği için susmuştu.
- kazananı olmayan iki tarafada sadece zarar veren savaştır. saddam kendini çok güçlü görmüştür fakat iran çetinceviz çıkmıştır. sonuç olarak kazanan yoktur kaybeden ise her iki ülkenin ekonomisidir
- http://youtube.com/...
saddam-iran bağlantısı üzerine başarılı bir belgesel.
- bu savaşın sonlarına doğru 655 numaralı iran sivil havayollarına ait yolcu uçağı bir amerikan aegis kruvazörü tarafından "f-14 sanıldı" bahanesiyle düşürülüyor. mesele uluslararası adalet divanı'na taşınıyor ve yapılan yargılamanın sonucunda birleşik amerika, iran devletine 61.8 milyon dolar ödemekle cezalandırılıyor. cezayı ödemesi dışında birleşik amerika devleti üzgün olduğuna dair herhangi bir açıklama yapmıyor.
|