bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksek okul ve benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu.
genelde bilgi edinilmek üzere gidilen fakat her nedense eğitim ve öğretim alınması gereken yıllar içerisinde bu iki faaliyet dışında her türlü aktiviteye maydonoz olunan, almasını bilenler için geyet ciddi bir hayata hazırlık evresi içeren, eğitim ve öğretim yapılan, hayata hazırlık amacı ile yol gösterilen mekan.
aslında akademik araştırma ve eğitimin yapıldığı, her ülkenin can damarı olması gereken ama nerde, neden ve nasıl olduğunun ve olması gerektiğini bilmeyen insanlarla dolu olan kurumlar..
ben aday kardeşlere şunu söyleyeyim kesinlikle okul değil istedikleri mesleği yazsınlar. ben itü tekstili yazdığımda odtü işletmeyi yazmadığım için arkadaşlarım tarafından dayak yedim ama kararımdan dönmedim ve şimdi pişman değilim. bi daha olsa gene aynı boku yerim.
university
unique & versus + city
yani karşıt ve ortak fikirlerin buluştuğu nokta demek. yani bir çok kişini söylediği gibi universe+city, yani evrenkent değildir.
"roma imparatorluğu yıkıldıktan sonra, okul adına ya bir psikoposun ya da manastırların okulları kalmıştı ancak. bunlar da 'yedi serbest sanat' adı altında toplanmış -ve iki gruba bölünmüş- bilgileri öğretiyorlardı. quadrivium müzik, aritmetik, geometri, astronomiyi içine alıyordu; trivium ise gramer, retorik ve aristoteles'in bir kaç parçasının çevrilmesinden ibaret olan mantıktı.
ve aslında yüzeysel bir biçimde öğretitlirdi bütün bunlar.
bir süre sonra, öğretmenlerle öğrenciler, psikoposun yönetiminde paris'te bir birlik halinde örgütlendileri bu birliğe universitas, yani 'genel birlik' adı verildi. üniversite,hem öğretmenleri hem öğrencileri içine almaktaydı ama birliği yalnız öğretmenler, yani papazlar yönetiyordu. üniversite, öğretilen konulara göre ilahiyat,kilise hukuku, sanatlar gibi fakültelere bölünmüştü. daha sonra açılan tıp fakültesiyle fakülte sayısı dörde yükseldi. öğrencilerin çoğu yoksuldu. bazı hayır sahipleri, adlarına kolej denen misafirhaneler açtılar. öğrencilerin çoğu buralarda doyurulup barındırılıyor ve manastırlardakine benzer bir disipline tabi tutuluyordu."
toplumda, ailede, arkadaş çevresinde insana statü kazandıran,ona iyi bir etiket yapıştıran 'keşke ülkemizde çok daha farklı bir mekanizmayla işlese de sırf üniversite okumak için okumasak,mezun olduktan sonra işsiz kalmasak,ne vardı diğer ülkeler gibi sanayi üniversite işbirliği içinde olsaydı' dedirten kuruluş...
dünyadaki anlamından farklı olarak türkiye'deki büyük çoğunluğu kendinizi ilkokul öğrencisi gibi hissettiğiniz, çeşitli yasak ve kısıtlamalarla karşılaştığınız, araştırmacı olmayan, ne yazık ki ezbere dayalı, öğrencilerine bir şey vaat etmeyen, ders veren öğretim görevlilerinin neyi niye yaptığını anlayamadığınız, aldığınız notları anlamlandıramadığınız, çalışsanız da çalışmasanız da geçemediğiniz, öğretim görevlilerinin "bu sınıfta çok öğrenci var, çoğunuzu atacağım bu bölümden," dediği;
oysa
araştırma yapabileceğiniz, dersleri öğretim görevlileriyle birlikte tartışarak geçirmeniz gereken, kendinizi geliştirebileceğiniz, toplum ve dünya için yararlı çalışmalar, yeni keşiflerde bulunulması gereken, kurumlaşmış, profesyonel, en üst seviyedeki eğitim kurumudur.
çoğu insanın yüksek maaşlı bir iş bulmak için okuduğu fakat son yıllarda bitirince iş bulmanın zor olduğu öğretim kurumu. (bkz: allah sonumuzu hayır etsin)
kimilerinin king oynamayı öğrenmek için, kimilerinin batağa 4. bulmak için, kimilerinin kız bulmak için, geriye kalan azınlığında okumak için gittiği yer.