üniter devletlerde azınlık kavramı   

adana çık aradan

  1. bunu kavrayabilmek için önce üniter devletin ne olduğunu gözden geçirmek gerekir.

    üniter devlet tek bir ülke üzerinde, tek bir milletin, tek bir egemenliğe tabi olması durumudur.
    devletin bölünmez bütünlüğü ilkesi gereği, il veya ilçe idareleri gibi basit idareler harici bölünmeler yapılamaz. bu tip idareler yasama ve yargı yetkisine sahip değildir. yetkileri sadece idaridir. devletin her yanı aynı hukuki kurallara tabidir.
    millet unsuru da bölünmez bir bütündür. milleti oluşturan insanların millet unsurunu oluşturmalarında din, dil, etnik grup gibi ayrımlar yapılamaz.
    tek egemenlik sahası vardır. bu saha da bütün ülkedir. egemenliğin kaynağı bakımından da ayrım yapılamaz bu yüzden.

    tanıma uygun olarak üniter devletlerde, o ülkenin kendi tanımladığı ulusal kimlik ortaya çıkar.

    “azınlık hakları ve kültürel çalışma grubunun”2004 teki raporuna göre milletler cemiyeti döneminden bu yana azınlık kavramının ölçütü üçlüdür: etnik, dilsel, dinsel azınlıklar. bununla birlikte, türkiye 1923 lozan’da bunların üçünü de kabul etmemiş ve yalnızca gayrimüslim yurttaşların azınlık olduğunu ve dolayısıyla uluslararası azınlık korumasından yararlanabileceğini kabul ettirmiştir.

    yani türkiye kendi üniter yapısı içerisinde sadece gayrimüslim yurttaşların azınlık haklarından yararlanabileceğini belirtmiştir. bunların içinde özellikle şimdilerde sorun olarak ortaya çıkan etnik azınlık kavramı yoktur. başka bir deyişle türk vardır. fakat laz yoktur, rum yoktur, tatar yoktur, kürt de yoktur. yapının içinde herkes türktür ve kendilerine verilen hakların başka vatandaşlara verilen haklardan farkı yoktur. bunun senegal asıllı hollanda vatandaşı olmaktan hiçbir farkı yoktur. adam senegalli olabilir ama hollandaya vergi ödemektedir. hizmetlerinin de karşılığını almaktadır.

    fakat üniter devletlerde kendi belirledikleri azınlık kavramı içerisinde yurttaşlarını ayırma güdüsü vardır. örneğin etnik olarak ayırabilir. bu kesime başka hak ve kısıtlamalar getirebilir. bunu yaparken de birleşmiş milletler, avrupa konseyi, agit gibi uluslararası kuruluşların azınlık haklarını koruma misyonu olduğunu söylemekte de yarar var.

    fakat üniter devletler kendi güçleri çerçevesinde etnik düzenlemeler yapabilirler.

    sonuç olarak üniter devletler azınlık kavramlarını yukarıda belirtilen kısıtların eşliğinde yapabilir.


    edit:fakat türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak bizim bağımsızlık anlaşmamız olan lozan anlaşmasını sayabilirim ben. azınlığın etnik dilsel ve dinsel olabileceğini kabul etmem. çoğumuz artık biyolojik köken olarak da, kültürel köken olarak da gerçekten türk değilsek de kendi adıma türk olduğumu ve bu ülke için çalışacağımı söyleyebilirim.
    (peng, 18.05.2006 15:05 ~ 20:24)


  2. (bkz: fransa)
    (bkz: bretonlar)
    (bkz: alzaslılar)
    (bkz: fransa'daki basklar)
    (bkz: daha niceleri)

    (bkz: fransa'nın iğneyi kendine batırmayı bilmemesi)
    (neyapmali neetmeli, 18.05.2006 20:01)