muhteşem bir tavan arası (evet yarım tavan böyle 30 derece açıyla çatı tahtaları aşağı iniyor böyle kafanızdan) eviyle tam bir öğrenci evine kavuşmuş insandır. ne öyle senelerce vadi vadi vadi vadi... adam kustu tabi sonunda geçti adam gibi şekli şemali olan eve.
birinci kademesinde üstteki ışık, ikinci kademesinde alttaki ışık, üçüncü kademesinde alttaki ve üstteki ışığın birlikte yandığı ısıtıcılar. bekar işidir, her eve lazımdır.
bekar işidir derken, sapık emellerimize alet ederiz demek istemedim, belirtmek isterim. küçüktür, ucuzdur ve fena ısıtmaz, o bakımdan. sevilir nihayetinde bunlar. fan club bile kurulur istense. ben isterim şahsen. 3 kademeli su ısıtıcıları fan club mesela. üyeler arasında hangi sıcaklığın o mevsim koşullarında en ideal olduğu tartışılabilir. haşlanmamak için yapılması gerekenler tespit edilebilir. efendime söyleyeyim, ikinci el piyasası takip edilebilir. bizi sıcak havaların getirisi ter kokusundan arındıran, solungaçlarımızın açılmasına sebebiyet veren, zamansız şarampole yuvarladığımız kamyonların arama kurtarma faaliyetlerini üstlenen biricik bekar dostu 3 kademeli su ısıtıcıları için az bile.
keşke yalnız, ikinci kademe sıcaklığının yetersiz geldiği, üçüncü kademe sıcaklığının fazla olduğu çelişkili halin içi sevseydim seni.
eski bir üç kademeli su ısıtıcım musluğu kapattıktan sonra içinde kalan suyu öyle bir fokurdatıyordu ki anlatamam. aslında anlatabilirim belki, ama anlatmak için kasmam.
bu hassas cihazlara çok elektirk kullandıkları ima dahi edilse kırılır, gücenirler. sizi piknik tüp üzerinde aliminyum güğümlerle su ısıtmaya sevk ederler. bir hafta sürer küslükleri. o süre içinde elektrik olsan ne fayda, doğalgaz olsan kime fayda. elektrik sana kurban olsun paşam diye severseniz halbuki, zaten o sizin bütçenize zulm etmez, elinden gelen güzelliği yapar. üç kademeli olsun, bizim olsun. çok seviyorum.
kullanıcı adı kadar yazdıkları da ilginç ve sevimli yazar. hele ısıtıcı üçüncü kademedeyken yazdıkları hemen ayırt edilebiliyor.
sayesinde okuyoruz, öğreniyoruz, gülüyoruz.
2. kademesi yeterince sıcak olmayıp , 3. kademesinin insanı haşlayabilecek sıcaklıkta olduğu , 1. kademesinin ise ne amaçla yapıldığını anlayamadığım , banyoda su ısıtmak amaçlı kullanılan elektrikli alete verilen isimdir...
bir nevi sevgi kelebeği, aşkının yılmaz bekçisi, mühim kahraman. yeri gelir 41 mecnun gücünde sever, 7 panter gücünde sakınır sevdiğini. pijamasına kurban olduğum.
henüz tanışalı 1 ay bile olmadı, ama sanki çok uzun zamandır tanıyorum ben onu.. kimbilir, belki onunla konuşurken zaman fark etmeden su gibi aktığı içindir, belki de frekanslarımız uyuyordur. konuştukça, onu daha iyi tanıdıkça, başından geçenleri öğrendikçe (gerçii biraz hafiyelik de yaptım)* ve yaşadığı şeyleri kendi yaşadıklarımla kıyaslayınca "eh be kardeşim bu kadar mı tesadüf olur" dediğim, bunun üzerine yalnız olmadığımı görüp mutlu olmamı sağlayan insan kendisi. hemen hemen her gün muhabbet ettiğim, hiç sıkmayan, her konuda konuşabilen biridir; bu yüzden beni kendisine alıştırmıştır ve olmadığı zamanlarda yokluğu hissedilmektedir tarafımca. güven verici, komik, gerektiğinde ciddi, insanın sıkıntısını attıran ve çoook sabırlı bir kişidir. ve her şeyden önemlisi ise mutluluğu gerçekten hak eden biridir, yüzünün hep gülmesini dileyerek bana bu temiz sayfayı ayırdığı için teşekkür ediyorum kendisine. *
itü sözlüğe minnetar olma sebeplerimden bir tanesi onunla sözlük sayesinde tanışmış olmamdır. kısa bir sürede en yakın arkadaşlarımdan birisi olmuştur, her şeyimi bilir, kafamın karışık olduğu durumlarda aslında ben bile tam olarak ne düşündüğümü kendime itiraf etmekte zorlanırken aklımdaki şeyin ne olduğunu bilir; üstelik sadece beni anlamakla kalmayıp bana çözümler de sunar. her şeye sadece kendi açısından ya da konuştuğu kişinin gözüyle bakmak yerine hep diğer faktörleri de düşünür o, bu yüzden belki de tanıdığım en objektif insanlardan olduğunu söyleyebilirim. o kadar duyarlı, o kadar tatlı ve o kadar iyi bir insandır ki.. ayrıca müthiş eğlencelidir, kendisiyle yüz yüze görüştüğümüzde ne olursa olsun beni mutlaka en az 4 kere kahkaha krizine sokmayı başarıyor kendisi.( manyak istatistik yaparım, süper diğğğ mii?) bir de benim deli olduğumu düşünüyor, ama düşünceler karşılıklı tabii..* her konuşması; gerek ciddi gerek komik türden olanlar, o kadar sürekliyicidir ve o kadar yorum yapma isteği uyandırır ki insanın içinde, bazen anlattıklarını piç etmekgibi ayıp ediyorum kendisine, o da bana çok kızıyor, inat ediyor ve devamını getirmiyor. ne kadar ısrar etseniz de nuh diyor; peygamber demiyor, hatta bu ters tepkisine sebep oluyor, siz de o söyleyeceklerini başka bir zaman, farklı bir konuda laf arasında öğrenebilirseniz şanslısınız, asla "ya tamam bak şöyle şöyle" diye dönmüyor, bu yönüyle özellikle meraklı insanların * ufak ya da büyük çaplı bir "merak krizi"ne girmesine sebep olmaktadır. ama olsun, o kadar kusur kadı kızında bile olur.* kendisinin bir kova burcu erkeği olduğunu belirtmem sanırım kendisini biraz daha net tanımlayacaktır. son olarak kendisine "pardon sahilden mi?" , "sahildendi diğğ miii?", " şşt sahilden mi?", "sana söylüyorum, bana cevap vericeksin sahilden mi? drışk drışk drışk *" sorularını sıralayarak bu girimi sonlandırıyorum.
biraz üşengeç olmasına rağmen, yalnız olduğu zamanlarda bile gider çayını demler, oturur kekiyle pastasıyla beraber müthiş bir çay keyfi yapar, insanı da özendirir.
ayrıca sözlükten kendi isteğiyle gitmiştir, buna anlam verememekteyim, keşke gitmeseydi dedirtmektedir bana.