bu sahış neredesin firuze filmi için benim 1 milyon seyircim var demişti ve nitekim sanırım (eğer yamuluyorsam düzeltin lütfen) izleyici sayısı 1 milyon a ulaşamayan film. ayrıca haluk bilginer de muhteşem bi cvp vermişti 'benim de 15 seyircim var, karım, ailem ve arkadaşlarım' diyerek. neyine güvenerek böle söledi hala çözmüş deilim. ikinci bi yılmaz erdoğan vakası olmasın da neme lazım şimdi buda ödül filan ister *
askerden geldikten hemen sonra katıldıgı programda hülya avşarın askerde bazı ihtiyaçlarını nasıl giderdiği sorusuna 'sizin resimlerinizle idare ediyordum' diye cevap vererek hülya avşarı .öt eden,asmalı konak dizisiyle birlikte kendi kulvarındaki insanların yapadıgı kadar kendini geliştiren,öyle yada böyle bi tarz sahibi olmayı başaran,yaptıgı müziğin kalitesini de yükselten şarkıcı,türkücü,tenor..
saygı duyduğum, tiz sesi ve dizilerdeki karizmasıyla yükselen kişi. ama son zamanlarda pek bi metroseksüelleşti, kolpa oldu*. trend yedi bitirdi bıçkın delikanlıyı.
ayrıca aydınlıdır bu adam, yeğeni kankamdır ordan biliyorum. sümüklü halini biliriz bunun, şimdi görse tanımaz bizi, elimizde büyüdü oysa ki. *
insanların kroarabeskçi kategorisine soktuğu bir dönemde asmalı konakla oyunculuğa başlayan ve ününe ün katan insan. dizinin başlarında bu kadroya bu adamın dahil olması çok yazık, türkücü dizisi olmuş diye dizinin aşağılanmasına neden olmuşken, zaman geçtikte dizideki rolünden etkilenen bir çok kişiye yaptığı müzik de hoş gelmeye başlamıştır. bundan faydalanarak o şimdi asker, neredesin firüze gibi filmlerde oynamış, bir de kendi tarzından biraz uzak bir albüm çıkartmışmış.
"sen beni öldürcen mi çıldırtcan mı canım" isimli şarkısıyla türkçe'yi bir güzel katleden şarkıcı. ayrıca bu sözlerin kasedin kapağına nasıl yazıldığını çok merak ediyorum doğrusu
hala ne zaman yatmadan önce yemek yesem, vakti zamanında dağ başında -her nedense çektirdiği- çıplak ve bıyıklı pozu gelir, korkarak uyanırım. sonra papyonlu, altın mikrofonlu dönemleri vardır. sonra bir sabah uyanır, bir dizide oynar ve tüm kötü yönleri unutulur. hayır allah herkesi mel gibson poposu ile yaratacak diye bir şey yok tabii.
özcan deniz bir sabah uyandığında kendini kocaman bir entelektüele dönüşmüş olarak buldu.**
kendini başka bir insan yapmak için çalışmış, fakat içindeki o müzmin kıroluğu bir türlü atamamış, yanık sesli eleman.herşeye rağmen çok sevdiğim bir film olan neredesin firuze'de oynamasından ve soundtrack olarak seslendirdiği 'şarkıların büyücüsü' adlı şarkıdan dolayı istesem de nefret edemediğim türkücü.*
en yakışıklı şarkıcı,asmalı konakla zirveye gelip,zirvedeki yerini uzun yıllar koruycak bir insan. her yaptığı projeyle başarısına başarı katan yakışıklı insan. son günlerde (bkz: ''haziran gecesi'')dizisiyle adını duyduğumuz isim.
leman sam izlemek için televizyon karşısına geçtiğimde yanında bulduğum kişi. bu pazar birlikte konser verecekleri içni olsa gerek süperstar ajda pekkana birlikte katılmışlar.
zamanında kıro derlerdi bu adama, mahsun*, ibrahim* neyse o da o derlerdi. asmalı konak, haziran gecesi derken iyice dizi oyuncusu olan, müzik tarzını da değiştiren özcan deniz, meğer şu sıralar korku filmi senaryosu yazıyormuş. türkiyede yapılmış komik korku filmleri gibi olmayacakmış efendim. "altıncı his le se7en karışımı bir şey olacak. sonunda da ben çekicem filmi, başkasına anlatamam" dedi. ben onun yalancısıyım.
çıkar uğruna duruşundan ödün vermiş şarkıcı ve şu zamanların oyuncu bozuntusu. nerde o aslan gibi'leri geçmiyor günler'i yalan mı'ları söyleyen özcan..
hakkındaki biseksüellik iddiasını mahkemeye götürmüş şahsiyet. anlamadığım şey iddianın doğruluğunu ispatlamak karşı taraf için bu kadar kolayken, hangi akla hizmet bu işi mahkemeye götürüyor. "ben on numara kaliteli bir starım, hakkımı mahkemelerde ararım, basına malzeme olmam" havalarında mahkemeye gideceğine , "asıl o biseksüel, frijit, çükü de bamya gibi" şeklinde karşı çamur atması daha isabetli olurdu. bakalım bekliyoruz mahkemede kopacak kıyameti...
uzun zamandır sesi soluğu çıkmazken popüler olmanın ve popüler kalmanın yöntemleri el kitabına yazılabilecek bir atakla tekrar doğmuş kişidir. peki nedir bu popülerliğini tavana vurdurtacak, o köşeden öbürüne konukluğunu başlatacak ( hatta başlatmış olan, bakınız bugünkü ahmet hakan/hürriyet/köşe) pek bir popüler ailenin sevgilerine mazhar olmasını sağlayacak olay! efendim, özcan deniz, gülben-mustafa erdoğan çiftinin biricik oğulları atlas bebek bir şiir yazmış! evet evet yalnış okumadınız, şiir! işte bununla ilk cümlemi tekrar okuyun derim ve şiiri kucağınıza atar ve köşeme çekilirim. sessiz kalmak için değil! ben de özcan deniz ve ahmet hakan için şiir yazacağım da. ( içimdeki popüler olma isteği bambaşka/ kimse yazmadan ben yazayım)
"atlas bebek / atlas demek / ipek demek, kırmızı demek / sen ışık gibi, ayna gibi, ateş gibisin demek / atlas bebek / atlas demek / daha çok kardeşin olacak demek / ama annen, baban sana emanet demek / hoş geldin atlas bebek".
işte şiir bu canlar. şimdi, ister siz sayın isterseniz siz yorulmayın ben bu hafta özcan deniz kaç köşeye konuk olmuş, kaç programa çıkmış dökümünü yapayım, size de sunayım. ah bu popülerliğin gözü kör olsun. adama neler yaptırıyor!?