bazen insana çok zor gelen, bazen de bir anda farkında olmadan ağzınızdan dökülen kelimelere pişman olduğunuzu, hata yaptığınızı kabul etmektir. geç kalındığı zaman bir işlevi olmazken zaten karşıdaki sizle konuşmaya başladıysa çok gereksiz bir eylemdir. ama dilinizden dökülür bazen tutamazsınız. eğer çok değer verdiğiniz bir dostu kırdıysanız hatalı olmasanız bile dostluğu kurtaran taraf olmak için gerçekleştirebileceğiniz eylemdir.
büyüklüktür çoğu zaman,insan haksız/suçlu olduğunu kabul etmek istemez genelde.özür dilemek özeleştiri yapabilmeyi gerektirir,kendi hatanızı görüp düzeltme çabanızın bir sonucudur.
anlaşılan hata sonrasında kaçış yolu..
bazıları gurur yapar özür dilememek için de o anlama gelen her sözcüğü, cümleyi kullanır. halbuki birini kaybetmemek istiyorsanız, yapılması gereken bir eylemdir; ancak çok tekrarlanması da yanlıştır.
insanın ağzından çok az çıkması gereken bir kelime bütünüdür beşer hata yapmaya mahkum bir yaradılıştadır ancak özür dilemek ne kadar erdem olsa bile bunun bile derin yaraları vardır ;bir gün babanın bi tanesi oğluna demiş her hata yaptığında bir tahtaya çivi çak özür dilediğin zamanda o çivi ordan sök gel zaman git zaman yaptığı bütün hataları oraya çakmış ve özür dilediği zamanda o çivileri ordan sökmüştür ancak bir zaman olmuş o çivilerin çıkardığı izler ile deformasyona uğrayan tahta kırılmış...
eğer ki özürler hatalardan dolayı elde kalan pişmanlıkların telafisi ise ve hatanın sonuçları çok derinlere sızmamış ise anlamı vardır özür dilemenin aksi takdirde değeri olmayan vicdan kandırıcı bir sözden ibaret değildir şahsen.
kendinize güvenen biri olarak özür dileyerek birşey kaybetmeyeceğinizi bilmeli, insanların kırılacağı şeyleri farkedip bundan üzülebilmeli ve bu hatanızın özür gerektirecek durumu gerektirdiğini zamanında farkedebilmelisiniz.
"özür dilemek" bir olay sonucunda haksız olduğun taraflar olduğunu düşünmektir, söylediğin bir sözden tamamen pişman olmaktır, tekrarlamamaya çalışacağına söz vermektir. "özür dilemek" konuyu karşındakinin üzerine yıkmak için kullanılmamalıdır, gerçekten hata sendeyse özür dilersin ve karşındakinden şikayetçi olduğun başka bir konu varsa onu konuşmak istersin, ancak o konu hakkında karşındakini suçlamaya hakkın yoktur.
kısacası "özür dilerim"den sonra amalara yer yoktur...
---sana vurduğum için özür dilerim; ama sen de bana küfretmeseydin!
özür kelimesi mazeret anlamındadır. bu durumda yaptığımız şey mazeret dilemek olur ki, zaten karşıdakinin bizden beklediği şeydir mazeret. eh, onu da karşıdan istersek ayıbın önde gideni olur yaptığımız şey.
küçük hatalar için kabul gören davranıştır. büyüklerde yeterli değildir. bir şeyler feda etmek gerekir. dudak oynatmakla olmaz. oynatmaya bile tenezzül etmeyenler vardır ama, ses tellerinin titreşimiyle çıkan her sözü kabullenmeyin yine de. bu kadar kolay olmamalı. garanti vermesini isteyin. ilk gün özür dilemeyeni de diğer günlerde affetmeyin.
arkadaş kelimesiyla yan yana gelince can sıkan kelime. hayat delirmeyeceğimiz, sapıtmayacağımız ve istediklerimizi elde edebileceğimiz kadar güzel olsaydı, özür dilemek diye bir kelime de olmazdı olasılıkla. bazen birisini üzersin, cankırıklıklarıyla taşıp ya da sadece bu maymunlar cehenneminde sonunda sen de delirdiğin için birilerini üzersin. bazen suçlu olup olmadığını bile bilmezsin.. geri dönmezler. günler aylar geçerken, her aklına geldiğinde, kimseler seni duymadan, "bulutun içine kuş girip, düş çıkmışken"* gökyüzüne bakıp, garip bir hüzünle "özür dilerim" dersin.
bulantı akar elinden yüzünden.
(not:* tırnak içerisine alınmış yer, anette'nin bulut girisinden alıntıdır. anette'yi tanımadığım gibi, yazarın giriyle ve konuyla da hiçbir alakası yoktur. daha önceden çok beğendiğim ve giriyi yazarken aklıma geldiği için alıntılamak istedim)