|
|
- zara'nın seslendirdiği enfes türkü. anadolu kültürü'nün tüm dokularını bulmak mümkündür bu türküde.
umutlarım çölde bir nehir
sevdam gökteki yıldız
gözyaşlarım bir deniz olsa bekleyeceğim
çölde bir nehir gibi
parlayan yıldız gibi
engin denizler gibi özleyeceğim
suya hasret çöl
yıldızsın gece yorgun kara bir deniz benim benim
istekli hasret bir benim
ötme bülbül ötme bülbül
derdi derde katma bülbül
benim derdim bana yeter
bir dert de sen katma bülbül
"gelecek karanlık gölgelerini bize doğru uzatmakta,
umutlarım bir türküyle avunur, belki..."
bilirim aşıksın güle
gülün hali ya kim bile
bizim bahçedeki güle
el atıp dalaşma bülbül
benim derdim bana yeter
bir dert de sen katma bülbül
bülbüllerin aslımısın
kafeslerde beslimisin
benim kadar yaslımısın
derdi derde katma bülbül
ötme bülbül ötme bülbül
derdi derde katma bülbül
benim derdim bana yeter
bir dert de sen katma bülbül
- sözleri pir sultan abdal'a ait olan bir türkü. osman öztunç bu güzel türküyü niyazi yıldırım gençosmanoğlu'nun "alevi-sünni-kızılbaş" adlı şiiriyle birlikte yorumlar ki, dinlemeye doyum olmaz.
"ötme bülbül ötme şen değil bağım
dost senin derdinden ben yana yana
tükendi fitilim eridi yağım
dost senin derdinden ben yana yana
deryadan bölünmüş sellere döndüm
ateşi kararmış küllere döndüm
vakitsiz açılmış güllere döndüm
dost senin derdinden ben yana yana
'ta ezelden hür milletiz,
soyu sopu gür milletiz,
kandan, candan bir milletiz.
bir temel, bir duvar, bir taş,
alevi, sünni, kızılbaş.
aynı mayadan yoğrulan,
türk, türkmen diye çağrılan,
aynı kıbleye doğrulan,
bir secdeye konulan baş,
alevi, sünni, kızılbaş.
dedemiz bir torunlarız,
dün, bugün ve yarınlarız,
yüceleriz, derinleriz,
yunus emre, hacı bektaş,
alevi, sünni, kızılbaş.
oğuz'un yimi dört boyu,
yüce türk'ün şanlı soyu,
dede, baba, amca, dayı,
bibi, teyze, bacı, gardaş,
alevi, sünni, kızılbaş.
öz gardaşlar olmaz dargın,
dargın olsa, düşer yorgun,
haykır gece, gündüz, hergün.
bir temel, bir duvar, bir taş,
alevi, sünni, kızılbaş.
bilsin bunu ar edenler,
sözü, cana kar edenler,
soyunu inkar edenler,
haramzadedir ey gardaş,
alevi, sünni kızılbaş.
uyudun kaç asır boyu,
uyan ey oğuz'un soyu!
baba, dede, amca, dayı.
bayramdır bu, gel kucaklaş,
alevi, sünni, kızılbaş.'
haberin duyarsın feyikler ile
yaramı sarsınlar şehidler ile
kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
dost senin derdinden ben yana yana
abdal pir sultan'ım, doldum eksildim
yemeden içmeden sudan kesildim
zülfün kemendine kondum asıldım
dost senin derdinden ben yana yana"
http://www.ulkuocaklari.org.tr/...(selenge, 22.04.2005 15:43 ~ 15:43)
- bir pir sultan abdal şiiri. farklı sanatçılar tarafından defalarca yorumlanmıştır. kulak dolduranlar arif sağ, muhlis akarsu, davut sulari gibi ustalardır. sözleri:
ötme bülbül ötme, şen değil bağım
dost senin derdinden ben yana yana
tükendi fitilim eridi yağım
dost senin derdinden ben yana yana
deryadan bölünmüş sellere döndüm
ateşi kararmış küllere döndüm
vakitsiz açılmış güllere döndüm
dost senin derdinden ben yana yana
haberin duyarsın peyikler ile
yaramı sarsınlar şehitler ile
kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
dost senin derdinden ben yana yana
abdal pir sultan'ım, doldum eksildim
yemeden içmeden sudan kesildim
zülfün kemendine kondum asıldım*
dost senin derdinden ben yana yana
*: bu dize kimi zaman "halkımı sevdiğin için asıldım" biçiminde de söylenir. doğrusu da budur. halktan kastedilen alevilerdir.
"yıllar sonra" şarkısı eşliğinde düzenleme: she nikli yazarın uyarısına göre "dostu sevdiğim için asıldım", "canı sevdigim icin asıldım" gibi versiyonları da varmış. kendisine canlı yayında teşekkürü borç bilir, saniyesinde öderim.
|