başı bağlı bir bayandır.
yarattığı dinginlik intibası ile elinde ne varsa onu örmektedir. dingindir bu kadın, özverili, anaç bir tablodur.
huzur verir, annedir.
yüzyılın başarılı logolarından biridir kanımca.
itü sözlüğe hoşgelmiş dördüncü nesil yazarlarımızdandır.kendisi biraz nazlıdır ancak yazarlık konusunda gayet başarılı olacağına eminim.şimdiden kolaylıklar diler,sıkı bir takipçisi olacağımı da bildiririm efenim.
bundan uzun mu uzun zaman önceydi. aklı-selim bir şekilde net alemlerinde huzur dolu dolaşırken meavi denen zat geldi 'bak itüsözlük, çok nayys, çok cool' dedi. bir bakalım dedik sonra aldık zehiri bünyeye. gel zaman git zaman mardek'i soktum bu zehirin tesirine ama o zamanlar bile çok uğraştım ören bayan denen bu kıl, tüy, yün yumağıda gelsin, bu topaklanmanın bir parçası olsun diye. zirvetörden bak feci erkek kaldırılıyor dedim, boy ve portre resimlerini gösterdim birbirinden şahsına münhasır sözlük yağızlarının. çenesini sıvazlayarak, 'hıımm bu iyiymiş, nicki ne bunun' gibi gudik sorular sormanın dışında bir eylemde bulunmadı ne yazık ki. ara ara geldi bak 'bunu yaz lan troke' dedi, kendin yaz direnişlerime ben toplayamam cümleleri, formata uyduramam diyerek geri püskürttü her defasında. yetmedi kandırmak için zirvelere götürdüm yanımda her daim artı bir olarak. 'böylesi daha güzel, artı olarak katılınca daha şenlikli' dedi, ne kadar miskin olduğunu bir kez daha göstererek. sonra slm, asl, pls, tşk diye mesaj attı varlığını göstermek için, karşılığnda bir araba dolusu serzeniş alarak.
şimdi bazen surat yaparak, bazen geberene kadar gülerek, bazen sus m.k. iki dakika espiri yapma diyerek geçirdiğimiz her dakikayı özlüyorum. işin kötüsü bir daha o kadar eğlenmeye şansımız olmayacak onu da biliyorum. artık her bakkala gittiğinde, her rocco aldığında, her kinder suprise yumurtanın oyuncaklarına bakıp puzzle çıktığında, her old school'un önünden geçtiğinde, her tuvalete gittiğinde * beni hatırla, yoksa feci dalarım bak. ilk gördüğüm yerde nuri alço ilaçlı gazozumu zorla içirtip kötü emellerime alet edecem haberin olsun.
çok acaip heyecanlıdır bu aralar. oturduğu mahrumiyet bölgesinde haberleri beklerken bütün tırnaklarını kemirdiğinden, sıkıntıdan zamanını sana bana ona buna bıyık sakal çizerek geçirdiğine emin olduğum soğuk makarna., hatta ebenzo. elime düşmüştür, sonuna kadar kullanma hakkına sahibim. *
ülkemizdeki tipik teyze profilinin logolaştırılmış halidir. bu tipik teyze profili en somut halini alpay erdemin kaleminde almaktadır.
gerçi ören bayan mevzuubahis teyzelere nazaran çok daha anaç, şefkatli, sevgi doludur. işinde gücündedir, onun oğluna, bunun kızına, şunun karısına/kocasına karışmaz, kimsenin alkolüyle uğraşmaz, kapı deliğinden komşusunun eve giriş-çıkış saatlerini gözetlemez, pek konuşmaz. örer o; oturup örendir, sevdiğimdir, nice nesli giydiren teyzedir.
küçüklüğümden beri amblemini gödüğüm içli dışlı olduğum bayandır.resimdeki şeklin örenbayan olduğunu anlamam epey zamanımı almıştır.karaçarşaflı olduğu izlenmi de oluşturmaktadır.bir de saçlarını ortadan ayırmaktadır.
tee bir zamanlar bizim bir komşumuz vardı. köyde yakaladığı koyuna bıçağı öyle bir vururdu ki, hayvan hissetmezdi. teyzem de yününü alır örerdi. ören bayan ın ilk hikayesi budur. bize karda postları güzel şekilde kollu kollu diker, üşümeyelim diye verirdi. biz büyüdük, o yaşlanmadı, bize örmeye devam etti. çorap, hırka vb.
birgün köyümüze şehirliler geldi. ve ören bayanı alıp götürdüler. sonra duyduk ki çok zengin olmuş, paranın amına koymuş. gidip görelim dedik, bizi tanımadı orospu.