|
|
- (bkz. kaşağı)
- istanbul'u hikayelerinde yaşadığım yazar. edebi yönünün yanında, üsküdar'ı, çamlıca'yı, doğancılar'ı betimlemesi, daima ayak bastığım bu semtleri hayalimde daha farklı yaşamamı sağlar.
- gönen doğumlu olan türk edebiyatı yazarı
- (bkz: diyet)
(bkz: başını vermeyen şehit)
(bkz: primo türk çocuğu)
(bkz: beyaz lale)
(bkz: falaka)
(bkz: perili köşk)
(bkz: bomba)
- oldukça genç bir yaşta veremden ölmüş yazar.
- (bkz: ömer save ettin) *
- bomba isimli hikayesiyle çocukluğuma derin bi travma hediye etmiş olan yazar. kanlar içindeki paketten çıkan o kesik baş figürü uzun süre rüyalarıma girmişti.
- forsa adlı eseriyle insanı derin düşüncelere daldıran yazarımız. kendisini rahmetle anıyoruz.
- klasik hikayeciliğimizin babası olarak kabul edilen yazar..arı bir dil kullanmıştır..takdire şayandır..
- türk edebiyatında türkçülük akımını başlatan üstaddır kendisi. kızılelma, forsa, diyet, kaşağı adlı eserleri kesinlikle okunmalı ve okutulmalıdır.
- ilk-orta okul dönemlerimde okurdum kitaplarını, gayet sürükleyici gelirdi. kaşağı ve üç nasihat güzel öykülerdi. bomba vardı bir de, onu tamamlayamamıştım.
- türkçülük akımının en önemli temsilcilerindendir. genç kalemler ekibini kurdu.
eserleri:
cakkıdı
harem
zart bey
mahçupluk
bomba
yüksek ökçeler
yüzakı
yalnız efe
falaka
aşk dalgası
beyaz lale
gizli tatbikat
kaşağı
forsa
gökkuşağı
- kaşağı'dan dolayı olsa gerek , ismini duyduğum an aklıma atları getirendir sürü sürü...
- (bkz: hürriyet sevdası)
- çocukluğumu şenlendirmiş, okumayı sevdirmiş, sıkıcı günleri kurtarmış ruhu şadolası öykü yazarıdır.
- çocukken bildiğim beş kitabının beşinin de adının anlamını* bilmediğim bu nedenle de hiçbir eserini okuyamamış olduğum yazar.
diyet,kaşağı,falaka,forsa,topuz.
- ömer save ettin
- çocukluğuma, zebellah gibi isimli, korkutucu kitaplarıyla ve 'bir gün herkes belasını bulur'' anatemasıyla ''bomba'' gibi düşmüş olan yazar.
başını vermeyen şehit.
forsa.
kaşağı.
falaka.
valla, şimdi böyle alt alta yazınca, yeniden bi şaşırdım. yeniden bi ürktüm. bunlar nasıl çocuk kitabı ismidir anam bacım?
7-8 yaşındaki, karanlıktan korktuğu için tuvalete gitmeyip, yatağına çişen tıfıl çocuklar okuyacak bunları.
başını vermeyen şehit nedir?!
abim bana, küçükken tuvalete gitmeyip, yatağa işeyeyim de sabaha dalga geçme konusu çıksın diye, tuvalete ''maria nın kesik parmağı'' nın geldiğini söylemişti zamanın birinde. (artık hangi filmden arakladığı piskopat tipse bu maria) ben de üstüste birkaç gece bu korkuyla yaptım yaptım durdum yatağa. evet bir miktar salaktım ama sevimliydim ben çocukken hem. sevimli olunca, salak olmak göze batmaz ayrıca. görüldüğü üzere, abim de manyak mıymış neymiş sonuçta. yani demek istiyorum ki, bu ''başını vermeyen şehit'' bende ''maria nın kesik parmağı'' neyse, odur mesela.
az kalsın unutuyordum, bir de şu kaşağı'nın kapağındaki, o delicesine üzgün ve ağlak çocuk resmi travması var tabii. o körpecik yaşımda, yakantoplardan, istoplardan kopup gelmiş neş'e doluyken, zır zır ağlatırdı beni. mal mal ağlardım, bakıp bakıp. (yansıma sesleri ve ikilemeleri çok eğlenceli buluyorum buarada, kımıl kımıllar böyle bi)
bu ömer seyfettinofobia, bir kış gecesi, ablamın bana bir adet muzaffer izgü kitabı getirmesiyle sona erdi. yousa, halim hal deil idi.
muzaffer izgü, gayet de eğlenceli ve ürkütücü olmayan bir yazardı. kitaplarının adı da, gayet tatlı tatlıydı.
sabahın köründe demem o ki, yani, işte; ülkemizdeki çocuk kitaplarını çok çok başarısız buluyorum. sevmiyorum. kızıyorum. gıcığım.
ama sonsöz olarak şunu da söylemek lazım şimdi; kendisi kemalettin tuğcu ile kıyaslandığında, pambuk elli, nur yüzlü bir ak dede gibi kalırdı. kemalettin tuğcu kitapları, kan emerdi, ümük sıkardı.(claritine, 05.10.2008 04:10 ~ 06.10.2008 02:01)
|