deney no 1
konu: süper temizlik malzemesi
amaç: ya nedir böyle çamaşır için ayrı bulaşık için ayrı yerler için ayrı fanyans için ayrı cam için ayrı.. her işi yapacak bi tane yok mu acaba?
deneyin yapılışı: evdekilerin yokluğunuzu hissetmeyeceği bi ara banyoya girilip kapı kapatılır. bir kapta çamaşır suyu, tuz ruhu, çamaşır deterjanı, cif, vim, arap sabunu, sabun tozu, bulaşık deterjanı, renk vermesi için bir miktar yumuşatıcı, kireç sökücü ve evde daha ne bulunmuşsa karıştırılır.
deney sonucu: karışımdan dumanlar çıkmaya başlar. gözleriniz yaşarır. kokusuna bakıyım derseniz genziniz yanar bir hafta öksürür durursunuz. korkup güzelim deney sonucunu lavaboya dökersiniz ama lavabodan dumanlar çıkmaya devam eder. acilen labaratuardan çıkmak gereklidir.
(bkz: anne ben birşey yapmadım)
pil, kablo ve küçük ampul üçlemesiyle yapılan deney, saatlerce uğraşılır hangi kablo hangi yöne gidiyordu, ışık nasıl çıkıyordu diye ilkokulda ki basit deney, bir de bunun limonlu versiyonu vardır.
deney no 2
konu: bitkilerin su ve süt ihtiyacı
amaç: ya şu kauçuk benim boyumun 2 katından büyük benim kadar süt içiyor mudur mu bu acaba?
deneyin yapılışı: bu deneyi gerçekleştirebilmek için ebeveynlerinizin evde olmaması gereklidir. buzdolabından süt şişeleri çıkarılıp belinize kadar gelen kocaman saksının yanına geçilir. 3 şişe süt saksıya boca edilir. çiçek bana mısın dememiştir fakat dolapta başka süt yoktur. bunun yerine şansınızı suyla denemeye devam edersiniz. 3-4 maşrapa suyu da saksıya boca ettikten sonra yerlerde bi ıslaklık hissedersiniz. meğer saksının altı deliktir ve koyduğunuz su-süt karışımı saksının altındaki tabaktan taşıp ortalığa yayılmaya başlamıştır. koşarak banyoya gidilir bezler alınır yerler silinmeye başlanır.
sonuç: anneniz gelince ev ekşi ekşi süt kokuyordur. bir temiz dayak yersiniz. (bkz: anne ben birşey yapmadım) kauçuğun boyunun uzun olmasının sütle bir alakası yoktur, süt içmeden de boyunuz uzayabilirmiş demek. ayrıca kauçuk da benim gibi süt sevmiyor anne.
dizide,işaret parmaklarını birleştirip, zamanı durdurulabilen bi kızı kendine örnek alıp, bunu denemek, çok istemek ama başaramamakla sonuçlanan deney..
neyse ki, benim bu deneyim herhangi bi zarara yol açmadı. bi arkadaşım, bir yumurtayı havaya atıp, hemen parmaklarını birleştirmiş. başarısız olma ihtimaline(!) karşı deneyi lavabonun üstünde yapması yediği azarın şiddetini azaltmış olmuş en azından.
özellikle elektrikler kesilince ortaya çıkan mumların çocuk bünyede yarattığı etkilerle yapmaya çalışılan deneylerdir..
soru:
1-kolonyanın ateşe etkisi nedir?sıvıdır söndürür mü?
2-gazete,dergi sayfalarının teker teker yakılması mı yoksa bütün halinde ateşe verilmesi mi daha etkilir?
cevap:
1-kolonya ateşi söndürmez.
2-kağıt vb şeyleri ev ortamında hiç yakmasak daha iyi.
maddi zarar:
1-üstü sararmış bir beyaz eşya.
2-kısmen yanık halı.
manevi zarar:
1 ve 2-kaybedilen güven sonucu evde yalnız bırakılmama.
deneyin amacı: aile büyüğünün traşta kullandığı köpüğün kaynağı banyoda bulunamamıştır ve özentilikle maceracı ruhun sentezi olan istek küçük yaştaki deneycimizi alternatif traş köpüklerini bulma çalışmalarına yönlerdirmiştir..(o yaşta traş merakı neyine be çocuuum, özenti resmen işte)
deneyin yapılışı: allah allah??! meraktan çatlamakla meşgul bünye bir türlü traş esnasında bembeyaz, yüzleri saran o köpüğün kaynağını keşfedememiştir..nitekim o zamanlar küçük deneycimiz; evindeki aile büyüklerinin bu köpüğü, traş kremi tarafından sağlandığı tahmin edememiştir..alternatif olarak o köpüğe en çok benzeyen madde, traş için kullanılmak üzere yüze sürülecektir..bu da yine o yılların verdiği koşullar doğrultusunda diş macunu olmuştur..
bir adet traş bıçağı, diş fırçası, diş macunu ve yine gözlemlere dayalı olarak traş için gerekli olduğunu bulunan bir adet beyaz havlu ile banyoda konum alınır..diş fırcası yardımı ile diş macunu ağızda köpürtülür ve yeteri kadar köpük yaratıldığında tek bir kılın çıkmasına daha minumum 5 yıl olan cillop surata dağıtılır..böyle acaip iğrenç bir durumda tüm surat diş macunu köpüğü ile kaplanır..
akabinde hiç zaman kaybedilmeden traş bıçağına başvurulur ve köpük test edilir..istenilen kayganlık bir süre sağlanmış olsa da asıl vahim olan henüz gözlemlenmemiştir..traş zaten nasıl yapıldığı bilinmediği için kısa sürmüştür, üç beş kere bıçak anlamsızca ve amaçsızca surata sürülmüştür ve sonrasında yüz yıkanmıştır..suyun verdiği anlık ferahlama hissi geçtikten sonra beklenen olmuştur ve yüz kıpkırmızı keşmiştir..diş macunu sonsuz bir acı ile yüzü yakmaya başlamıştır..dolayısıyla küçük deneycimizin de canı yanmaktadır..
deney sonucu: o kadar boktan bir deneydir ki bu deneycimizin suratı gün boyu yanmıştır..rapor olarak diş macunu köpüğü ile traş olunamacağı iletilmiştir ve yanmanın zamana göre acı grafiği milimetrik kağıda çizilmiştir..
deney adı: evlerde dolaşan karıncalar hangi besinlere daha çok rağbet etmektedirler?
deneyin yapılış:
öncelikle değişik besin gruplarından yiyecekleri tek tek gruplarsın
salonun bir bölgesine ufalanmış ekmekler,toz şeker,tuz ve akşam yemeğinden kalma etten bir parçası ayrı ayrı yerlere koyulur.ve beklenmeye başlanır.
deney sonucu ve gözlemler:
karıncaların en fazla toz şekere yönelip kısa sürede çoğunu taşıdıkları,ekmeklere toz şekerler kadar olmasada yoğun bir ilginin oluştuğu, ete ise gözle görünür bir üşüşmenin olmadığı gözlenir.tuza ise hiç ragbet yoktur.
bu esnada sizin bu kadar süre bir köşede sessiz kalmanızın pek hayra alamet olmadığını bilen anne size bakmaya gelmesiyle koltuğun arkasındaki karınca sürülerini görmesi bir olur.sonrasında ise çamaşır suyuyla ciddi bir temizlik beraberinde çevik davranmazsanız yiyeceğiniz bikaç darbeden ibaret olur.
herşey bilim için...
deney: kolonyanın karıncalarla mücadeledeki etkisi.
yapılışı: bir şişe kolonya alınır en yakın karınca yuvasına boca edilir. ardından kibrit çakılır. karıncaların bir kısmı yanarak dışarı fırladıktan sonra yuvada uzun süre aktivite görülmez.
sonuç: kolonya mükemmel bir savaş malzemesidir.
not: bu deneyi yapan çocuklar ileride genelde bomba uzmanı, napalm ustası olmuşlardır.
deney no:...
konu: akvaryum ekosistemi
amaç: aynı akvaryumda büyük ve küçük balıkların bulunmasından duyulan rahatsızlık. (bkz: büyük balık küçük balığı yer)
deneyin yapılışı: şişman, çirkin ve patlak gözlü büyük balıkların mini minicik güzel kuyruklu balıkları yemesini engellemek gerekli görülmüştür. bu nedenle büyük balık fileyle başka bi kaba alınır. küçük balıkların olduğu akvaryuma bir kutu yem boca edilir ki çok çok yesinler hemencecik büyüsünler.
sonuç: balıkların doyma hissi olmadığı anlaşılır zira o güzelim balıklar çatlayarak ölmüştür. çok üzülünür bide üstüne anneden dayak yenilir. elinizde kala kala patlak gözlü şişman balık kalmıştır.
deneyin adı: çiçek açtırma formulu
deneyin amacı:cam kenarında duran açmayan menekşenin açmasını sağlamak
kullanılan malzemeler ve aletler: bir adet ufak boy tencere,bir kaç kaşık şampuan, bir tutam tuz, bir tutam sıvıyağ, bir kaç parça ot, kolonya
deneyin yapılışı: malzemelerin hepsi tencereye atılır ve karıştırılır bu esnada tencerenin alev alması deneyin sonucu için önem teşkil eder (alev alan tencere mutfak paspaspası üzerine atılmak suretiyle söndürüldüğü için malzemelere bunu da dahil etmek gerekir ki külleri karışmıştır) sonuçta ortaya yeşil sıvı bir karışım çıkar bu alınır ve saksıya dökülür
sonuçlar ve tartışma: saksıdaki toprağın rengi yeşile döner ve bir kaç gün içinde çiçek açar
kıssadan hisse : ne sihirdir ne keramet çok isteyince ve hevesle oluyormuş maharet
konu:yerçekiminin nine üzerine etkileri
mekan:floydzede nin evi
denek:talihsiz yaşlı nine
yıl:1989-1990
söz konusu ninemiz eğilip kalkamadığından seccadeyi koltuğa serer,altına bir sandalye alır ve ağır ağır hareketlerle ibadetini yapmaya başlar.secde zamanı gelip poposu hafifçe sandalyeden ayrıldığı zaman devreye girilir ve sandalye altından çekilir.
sonuç:yere düşüp kalkamayan nine
oğlunu çok pis dövdüğü için eşiyle arası açılan baba(biraz abarttık tabi)
büyüyim görüşcez lan cümlesini hayat felsefesi edinmiş,anti-newton cu hareketin öncüsü çocuk
deneyin adı : örgü şişindeki elektriklenme
yapılışı : annenin örgü şişi alınıp prize sokulur
sonuç : anne yetişirse kurtulunur yetişilmiyorsa çok kötü sonuçları olur.
çıkarılan sonuç : prizlerin gerçekten çocukların ulaşamayacağı yerlere konması,şiş vb.göze batabilecek alınıp çarpılınabilecek nesneler ortalıkta bırakılmamalıdır.
deney: ince kenarlı merceklerde ışığın odaklanmasının gözlenmesi
malzeme: mercek, karınca, yapıştırıcı (tercihen uhu, çünkü japon kullanırsanız deney bitmeden karınca için için yanıyor)
deneyin yapılışı: bir adet irice karınca alınır. kıpırdamamasını sağlamak için bacaklarından yere yapıştırılır. ince kenarlı mercek yordamıyla güneş ışınları karıncanın sırtına odaklanır. karıncanın cazır cuzur yandığı gözlenir.
sonuç: allah taksiratımızı affetsin. çocukluk işte.
deney: araba teyplerinin motorlarındaki hareket enerjisinin başka aletlere adaptasyonu
malzeme: bir adet araba teybi, plastik bir oyuncak araba, bir adet paket lastiği, uzunca bir kablo, 8 adet kalem pil
deneyin yapılışı: araba teybi bir güzel sökülür. içindeki motor alınır. bu motor, daha evvelden sökülmüş olan plastik arabanın üzerine, arabanın ön dingilinin müsait bir yerine paralel bakacak biçimde monte edilir. motorun kafasındaki mil ile arabanın dingili bir paket lastiği yardımıyla bağlanır (kasnak modeli).
8 adet pil de seri bağlanır ve araba üzerine yerleştirilir. bağlantı kabloları birbirine değdirilince motor döner ve araba hareket eder.
eğer ki teybin ileri ve geri sarma düğmeleri de sökülüp uygun bağlantılar yapılırsa ileri-geri hareket eden uzaktan kumandalı bir araba yapılabilinir.
sonuç: teyp motoru eski yerine takılamaz. bir araba dolusu dayak yenir. eski usüle dönülür; yere çökülür ve plastik araba manuel olarak sürülür.
edit: işin doğrusu dayak yemedim; sadece girinin gelişine salladım. anlayışla karşıladılar.
küçük yoğurt kabında ıslak pamuklar arasında kurufasulye bekletmek benim çocukluğumda çevremde çok yaygın olan bir eylemdi. fasulyenin dallanıp budaklanması da deneyin sonucuydu tabi.
evin kedisinin bıyıklarını kesip davranış değişikliklerini incelemek.ne olacağı önceden tahmin edilse de,yine de insaflı davranılıp(!) bıyıklar kökünden kesilmez.
deney konusu : tuvalet gerekli midir gereksiz midir.
öncelikle tuvalete gidilir afedersiniz bir güzel sıçılır. ardından bir süre tekrar tuvalet ihtiyacınızın gelmesi beklenir. bu ihtiyacınızın geldiğini hissettiğiniz anda büyük koli bantlarından bir tane alınır. fakat bu kez deney alanı olarak tuvalet değil salon seçilir. koli bantı yere konur. tam ortasına tekrar afedersiniz sıçılır. (koli bantı orda ne işe yarıyordu hatırlamıyorum. keşke kıçını bantlasaydın onunla diyenleri duyar gibiyim.)
sonuç : tuvalet olmadan da hacet giderilebilir, fakat manzaramız güzel olsun ortam güzel koksun diyenlere tavsiye edilmez.
deney adı: kağıdın hamura dönüştürülmesi
malzemeler: leğen, su, annenin biriktirdiği gazete kuponları
büyük ihtimalle susam sokağından kağıdın hamurdan yapıldığı öğrenilmiştir. eğer kağıt hamurdan geldiyse tekrar hamura dönüşebilir şeklinde düz mantık kurulur. annenin biriktirdiği ansiklopedi kuponları deneyin baş kahramanları olacaktır. kuponlar banyoda doldurulan leğenin içine atılır, top halinde hamur oluşturulmaya çalışılır fakat başarılı olunamaz. deney sonunda topak haline gelmeyen kuponlar atılır, suyla oynamaya devam edilir.