"sevgili sözlük neden insanların yaftaya ihtiyacı varmış gibi başlıklar açıyosun, insanların cinsiyetleriyle ve siyasi görüşleriyle neden bu kadar çok ilgileniyorsun bilmiyorum ama sen biliyorsundur herhalde...bir sebebi olmazsa yapmazsın sanırım...yoksa maksadın hepimizi ayrı ayrı kefelere koymak mı??"
tarzında düşüncelere beni alıp götüren falan falan....
her ne olursa olsun böyle bir başlık açmaya sebep olamayacak durum. ne yani?
çirkin değilim, az buçuk param var, sarışınım, türküm, sünniyim, konyalıyım.
gerçekten de insanın kafasında soru işareti üzerine soru işareti çaktırıyor. elbetteki bu durum bir insanı ucube, terörist vesaire yapmaz, gayet doğaldır, insandır çünkü. lakin bunu bastıra bastıra, sanki birşeyleri ima edercesine söylemenin anlamı nedir? madem herkesin eşit olduğuna inanıyorsun, neden kendini demogoji yoluyla yüceltmeye çalışıyorsun? "aaa, yazık" mı dedirteceksin bunu okuyana?
amaç demagoji ise buyrun;
18 yaşında, kan kanseri, hiçbir sosyal güvencesi olmayan insan.
gerizekalılık,kompleks yapmak,ülkeye ihanet gibi sıfatları varsa terörist denebilir.bunun dışındakiler insan olmasına engel değildir.eğer bu özelliklerin kendisini izole ettiğini düşünüyorsa,hatayı toplumda değil kendi gibilerde aramalıdır.
memlekette birçok olması muhtemel vatandaş modelidir.
ister istemez başlık, yaratıcısı hakkında çeşitli senaryolar üretmeme neden olmuştur.
1:sözü geçen tarife ifrit olan insan:
bu kişi gotik mimarinin hakim olduğu, karanlık, az eşyalı bir odada oturan, 128 inç monitöründen yansıyan ışıktan yüzü zar zor seçilen, göbekli, fötür şapkalı, fraklı biridir.kendini tarifin tersi olarak bilir. purosundan derin bir nefes alır, bu giriyi girer...ortam bir anda kızıla çalan bir renk alır. yüzünde pis bir sırıtış yayılır. içinden ben ne kadar kötüyüm diye geçirir, en olmadık yerde keskin bir kahkaha patlatır. kahkaha odada defalarca çınlar. kamera yüksek tavana doğru yükselir, sözlükte millet birbirini yer.
2:sözü geçen tarifin sahibi insan:
bütün dünya kendisine karşıdır. sokakta havlayan köpek, attığı çöpü eşelemeyen sokak kedisi bile onu tecrit etmek peşindedir. hatta bir keresinde otobüste bangır bangır dinlediği marşlar eşliğinde hayalindeki kırda bayırda koştururken, walkman'inin sesini kısmasını isteyen teyzeye 'beni ezemezsin, tecrite ve esarete hayır!' diyerek haddini bildirmiştir. akşam evde otururken(tabi yine çevre onu mahfetmeye çalışıyor), dayanamaz ve içini sözlüğe döker, ve sözlükte millet birbirini yer.
3:gereksiz insan:
'dur şöle bi giri gireyim de millet birbirini yesin hahahaha...çok puştum yaw...' der ve giriyi girer...bütün gece akışı zevkten dört köşe izler. millette birbirini yer.
bizim apartmanın kapıcısı metin abi'nin birebir tanımıdır. zamanında belki yakışıklıymış ama yıllar yılı insanların ağız kokusunu çekmekten heralde daha 40-45 yaşında çökmüştür. arada ne dediğini anlamasam bile (dişlerinin çoğu eksiktir) sohbeti çok tatlı bir insandır. ha eksiği gediği yok mudur? e insan dedik ya tabii ki vardır birkaç kusuru: mesela aradığınızda genellikle bulamazsınız kendisini, ileri derecede şark kurnazıdır, bir de kızdığı adamın çok pis dedikodusunu yapar. bunlar haricinde tanıdığım çoğu adamdan daha adamdır, daha içtendir, sıcaktır. oldukça da zeki bir abimdir. önyargılarını yıkmak isteyenlere, iyi bir insan tanımak isteyenlere veya sadece muhabbet etmek isteyenlere selamımla beraber açık adresini verebilirim*. fakir de olsa bir çayını esirgemez sizden.
yiğidin harman olduğu yerdenim mottosundan daha kaliteli bir sıfat tamlamasıdır lakin tuncelilinin kürt ve alevi olmasının yanında ben parasız ve çirkinine rastlamadım muhtemelen bu insanın etnik kutuplaşmasından kaynaklı karşısındakini görme isteğidir nasıl bana ağlayan bir fetullah hocafendi doğum sancısı ceken bir timsahı andırıyorsa ömrünü aleviler müslüman değil onlar kafirdir,kürtlere ölüm,bölücüdür onlar diyenlere de tuncelililer çirkin gelebilir
sanırım bende yozgat veya cevre illerin eşrafından olsaydım ötekileri sıfatlara boğacaktım
en azından mezhebini düşüncesini ezilen insanların lehine kuranlar yiğidin harman oldugu yerlerin kofti yiğitlerinden daha yiğittir
sadece tuncelili olmak üzerine bir yorum yapmak gerekirse; türkiye'de en çok kitap okunan, en çok sanatsal ve kültürel faaliyet gerçekleştiren bir ile mensup olmanın haklı gururunu taşımak demektir. diğer maddeler üzerine de yorum yapma gereği duymadan, transit geçiyorum ve bir not; tuncelili değilim.
bunun neresi çok kötü veya çok iyi anlayamadım.türkiye bir mozaikler ülkesidir ve bu tamlamaya karşılık olarak pekçok tamlama verilebilir."burnu kocaman, açık alınlı, adı temel olan, rizeli ve laz olmak" örneği bunlardan biridir.gereksiz tamlamalardan ve nitelemelerden kaçınmak gerekir.çünkü hepsi de boş iştir.