rakı sofrası konseptini tüm anlamıyla yaşayabileceğiniz yer
klarnet'i kulak dibine sokarlar ve enstrümanın dibine 5 milyon sıkıştırınca uzaklaşırlar.
beyoğlu'na henüz pera denilen zamanlardan beri türlü badireler atlatarak günümüze intikal eden mekteb-i sultaninin sağ çaprazında kalan heybetli yapı.tarihi kayıtlara göre eski naum tiyatrosu plarak bilinen mekan 1870 büyük beyoğlu yangınında yıkıldı.1876 gibi manidar bir senede galatalı rum bankerlerdenhrıstaki zoğrafos efendi tarafından satın alınıp,yeni bir bina inşa ettirildi.ya-pı dönemin hakim anlayışı olan paris tarzına göre inşa edildi.böylece pasaja'hrıstaki pasajı' binaya ise 'cite de pera'adı verildi. 1940 'lı yıllara gelindiğinde cihan harbinden kaçan rus kadınları burada çiçek satmaya başladılar.ardından pasajdaki çiçekçi çoğunluğu yerini meyhanelere bıraksa da 'çiçek' pasajın ismi olarak tarihe kaldı.mayıs 78'de bakımsızlıktan cöktüve 10 yıl onra tekrar açıldı.2005 yılı içerisindeki restorasyon süreci ile ahde vefa emsali sergilenerek,pasajın gediklisi akerdeoncu madam anahid'in fotoğrafı pasajın duvarına asıldı.
gerek ortam gerekse harcanacak paranın miktarı bakımından öyle her hafta gidilebilecek yerlerden değil ama senede bir kaç defa kalabalık bir arkadaş grubuyla gidilirse gerçekten deliler gibi eğlenmek kaçınılmaz oluyor. istanbul'a gelen veya istanbul'da yaşayanların hayatları boyunca en az bir kere gitmeleri hayatın güzelliğini hatırlamaları bakımından gayet faydalı olacaktır.
hesap sokulması durumunu s.kinize takmamanız durumunda gidebileceğiniz en güzel yer..
1917 ekim devrimi'nden kaçan rus kızlarının önünde çiçek sattıkları, asıl cite de pera olan, hıristaki pasajı ya da sait paşa gecidi olarak da bilinen yapı. işgalcı fransız ve ingiliz askerleri tarafından rahatsız edildikçe pasajın içen kaçan kızlar, zamanla pasaj içinde çiçekçi dükkanı açmaya başlamışlardır.
her seferinde mfö nün sarı laleleri ile bağlantılandırdığım, pazar ötesi, keyif mekanı. adamlar pazar diyor, algımı seveyim, nitekim... mekan aynı zamanda son rakımı içip, tiksinmeme sebep olmuştur, kalitesi çarptı evet...
(heidi, 09.12.2007 03:35)
bugün galatasaray mezunlar derneği(cemiyet) tarafından kapatılan ve 20 sinden 80 ine herkesin masaların tepesinde çılgınlar gibi dans edip su gibi rakı içtiği (yeni rakı sponsordu evet!) pek güzide ve nadide mekan.
fasıl,rakı-balık mekanı.turistlerin geceleyin akın ettiği yer.oturacak tabure bile bulamazsınız bazen.nevizade'ye göre tuzlu mekan.ortamı bile insanı sarhoş eder.beyoğlu gecelerinin birçok kişi için standart mekanı.hesabın ittirildiği,yine de deliler gibi eğlendirdiği,eskiye göre biraz dejenere olsa da arada bir kalabalık bir arkadaş grubuyla rakı balık fasıl yapılabilir.
zamanında burda çiçek mezatı olduğundan bu adı almıştır, osmanlı zamanında da naum tiyatrosu adında padişahların vezirlerin oyun izlediği bir tiyatroymuş, ahmet ümit'in beyoğlu rapsodisi romanında belirttiği üzere.
kimi zaman kapısından baktırır, cep yoklatır öğrenci hesabı, içinde ki duygular gelgite yakalanmış deniz misali kabarır, gidip gelinir. ama herkes için bir anı barındırır mutlak. doğumgünü hatırasıdır bazen, bazen de ilk gözağrısıdır.
tarihin karşamasından buram buram rakı kokusuyla bugünü kucaklar. faslı bitmiş baharlar için içten bir fasıl notası dökülür, kemenın tellerinden. nemli bir istanbul kışı yaklaşır yanınıza, yüksek kaldırımdan dönüş daha cesurdur, artık..
19.07.2009 tarihinden sonra kan ağlayan mekan.
(bkz:
sigara yasağı)