|
|
- çeviri yapan kişilere verilen ünvan
- bir yazıyı, metni, eseri istenilen formata, dile çeviren kişi.
- filmi için (bkz: the interpreter)
- yazılanın arkasında yazılmayanı da görmek zorunda olan kişidir. sadece dil bilmesi önemli değildir. bu özelliği sadece küçük bir parçadır. kendi ana diline hakimiyeti, genel kültürü, çevirdiği metinle ilgili donanımı çok önemlidir. çoğu çeviri kitaplarının sevilmesini ya da dövülmesini sağlayan kişilerdir.
aslında çevirmenler ikinci yazar konumundadır...(sunflower, 12.09.2006 21:50 ~ 28.10.2006 02:59)
- çevirmen olmak zordur; dışarıdan bakanlara göre "ne yapmaktadırlar ki canım?" bu insanlar bir metni alıp, başka bir dilde(erek dil, hedef dil) yeniden yazarlar; duydukları anda yeniden "üretirler." mütercim tercümanlık bölümlerinde, bu kişilerin seçici algısının kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılır efendim. şöyle ki; "bunu da bilin, aman şunu da duymuş olun yarın karşınıza çıkar vs." (bize orhun hocamız türkiye'de krematoryum açmak hangi yasaya tabi onu bile öğretmişti; neden? yarın bir gün bir yerde görürsek bilelim-miş)denilerek, bölümde bildiğiniz tıp fakültesi kitabından tıp öğetilir; ekonomi, uluslar arası ilişkiler, hukuk, edebiyat, basın ve medya vs. vs. gibi dersleri vardır; güncel konular bile artık bir ders adıdır.
çevirmenlik savaş pilotluğundan sonra en stresli işmiş, bir yerde okumuştum. çeviri yaptıkça da, beyin hücreleri ölüyormuş. e kolay değil, aynı anda hem duyup hem konuşmak, bu arada karşındaki slayta bakmak... ardılda aklında tutmak, doğru şekilde ifade etmek, her şeyi söylememek, mesajı vermeye çalışmak.
- (bkz: yarı yazar)
- çevirmenlerin bir yabancı dile olduğu kadar kendi diline de hakim olmayı bilmesi gerekir. üç yıldır resmi dizi, belgesel ve film çevirileri yapıyorum. özellikle görsel materyallerin çevirisinde çevirmenlere çok ağır eleştiriler yapıldığını görüyorum. mesela bir adam shit demiş, onu nasıl "pislik" veya "kahretsin" olarak çevirebiliriz? bunun nedeni basittir. kanallarda yayınlanacak, cdsi, dvdsi basılacak eserlerin alt yazı ve dublaj çevirilerinde küfüre yer verilemez. çünkü bunlar resmi nitelik taşıdığından kontrole tabidir. bu bakımdan görsel materyallerin çevirisi gerçekten zordur. çevirmenin elinde kısıtlı zaman vardır. örneğin belgesel size gelir, ertesi sabaha çevirisi istenir. çevirmenin tercüme ettiği metinlerde eksiklik ve/veya yanlış çıkabilir, bu durumda simultane çeviri yapmak zorunda kalabilir, özellikle discovery channel'da yayınlanan american chopper, american hot rod vb gibi programlarda toplam konuşmanın yarısı küfürlere harcandığı için çevirmenler motomot çeviri yerine kendi ana dillerine güvenmek ve anlamı bozmayacak, alt yazı ve dublajı yapılacak olan konuşmanın süresini aşmayacak, çok da kısa kalmayacak şekilde bunların yerine kelime kullanmak zorundadır. bu da kısıtlı şartlarda bu çevirmenlerin gayet ciddi bir iş yaptığını göstermektedir. elbette arada tamamen alakasız şeyler yazan, normal çevirilerde iyi olmasına rağmen iş simultane çeviriye geldiğinde çuvallayan birçok çevirmen vardır. ama çevirmenlik mesleğinin ana amacı bir ülkenin ana dilinde yazılan, söylenen, basılan bir şeyi kendi ana dilimize anlam bütünlüğünü bozmadan getirmek olduğundan böyle çevirmenler zamanla elimine olurlar. ayrıca bazı kesimlere iddialı gelebilecek bir şey de söyleyeyim. tek başına ingilizce bilmek, ingilizce çeviri yapmaya yetmez. türkçesi iyi olmayan çevirmen bir yerde bocalamaya mahkumdur. iyi çevirmen çok kelime bilen, gramer bilgisi mükemmel olan değil, iki dile de hakim, araştırma yapmasını bilen, sözlük kullanmaktan gocunmayan, yarı yazar olabilen kişidir.
|