kanal d'de yayınlanan
çağan ırmak dizisi.
68 kuşağındaki bir aşk anlatılıyor. şiddetle tavsiye edilir...
zamanında
beyaz'ın da katletmişliği olan, güzel bir türküdür.
edit: ayrıca
biga (çanakkale) yöresinden bir türküdür, (trt'ye göre) kaynak: kemal nizam bigalı derleyen: ahmet yamacı
(excalibur, 13.09.2004 17:35 ~ 01.10.2008 11:49)
cuma akşamları 22.00 da yeni bölümleri pazartesi akşamı 22.00 da ise bir önceki bölümün tekrarı yayınlanan kaliteli bir yerli yapım
söz ve müziği selda bağcan'a ait olan güzel bir parça. selda bağcan gene üstün yorum gücünü konuşturmuştur bu parçada
çemberimde gül oya
gülmedim doya doya
dertlere kalıyorum günleri saya saya
al beni kıyamam seni
köşe başı beklerim
vay benim emeklerim
dümbeleği çala çala duruldu bileklerim
al beni kıyamam seni
pembe gül idim soldum
ak güle ibret oldum
karşı larşı dururken yüzüne hasret oldum
al beni kıyamam seni
dünkü bölümüyle beni ağlama duvarına çevirmiş dizi
tüm devlet yanlısı kanalların engelleme çabalarına rağmen yayınlanan, kanımca gelmiş geçmiş en iyi türk dizisi. olay örgüsü, assolist kadının şarkılarıyla betimlenen durumlar ve en önemlisi 80 lerin başlarındaki karanlık zaman dilimi.. çaycısından yönetmenine tüm set ekibini alnından öpmek gerekir..
dizideki
flashback ler çok başarılı olmasa da hem oyuncuların hem de senaryonun zamanla oturacağını tahmin ettiğim, yeni umut veren dizi.
(amorph, 09.10.2004 13:35 ~ 12.12.2004 00:07)
bugünkü bölümü ile resmen televizyon karşısında ağlamamı sağlamış dizidir.
erkek adam ağlar mı abi?
ağlar orkocum.
30 üstü insanların geçmişte yaşananları yad etmesine sebep olan ve birlikte izlediğinizde sürekli tasdik eden hallerine şahit olduğunuz, kalitesi sadece
çağan ırmak diyerek anlatabilecek dizi.
(bınar, 22.10.2004 23:45)
daha önce bi yerlerde görüp de hoş dediğimiz insanlar için "ohaa ne güzelmiş" tepkisi vermemize sebep olmasında bir
çağan ırmak dehası sezinlediğim dizi, netekim yönetmen her yönüyle yeteneğini konuşturmuştur..
(bınar, 07.11.2004 21:00)
bugün bir sahnesinde beni gözyaşlarına boğan güzel dizi.mehmetle yurdanur düğünde dansetmektedir.diyalog aynen şöyle gelişir :
yurdanur : bu dansı bana lütfeder misiniz?
mehmet : bu hayatı bana lütfeder misiniz?
no comment!!
izledikçe insanın madamın konağında yaşayasını veye aşık olasını getiren başarılı dizi.
her izlediğimde aşktan ne kadar da uzak olduğumu anımsatan ve her dokunaklı yerinde de bunu bahane edip halime ağlatan dizi. helal olsun yapanlara. hala mehmet-yurdanur kıvamında bir ilişki yaşanabiliyor mu acaba şu topraklarda? tabi dizi bundan ibaret değil, hatta bu dizinin önemsiz bir yanı, anlatılan daha önemli şeyler var aslında ama... aşk işte başka bişey çok koyuyor insana
her hafta mükemmel bir diyaloga sahip olan ve beni bu yüzden kendine her hafta daha fazla bağlayan dizi.
yurdanur kızı hakkında arkadaşıyla konuşurken der ki :
-o benim en büyük umudum (gözleri uzaklara dalar ve bir iki saniye sessizlikten sonra) ama aynı zamanda en büyük korkum.
*
bitmesinden korktuğum başladığı günden beri hiçbir cuma kaçırmadığım. cumaları plan yapmamı engelleyen harika dizi.
ilk bölümü ve sonrakileri karşılaştırınca keşke film olsaydı dedirten dizi.
türkiye'de bugüne kadar yayınlanmış olan diziler içerisinde en iyi olanı.
(tünel, 11.03.2005 23:40)
gözlerimi son bölümüyle çeşme eden dizi..bir de izleyebileydim sonuna dek..nesse tekrarının uygun ve en kısa bir zamanda verilmesini umut ediyoruz..
bunun da filmi çekilcek gibi ,yakışır ama çağan ırmak'a
yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.
yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.
yağmur çiseliyor,
serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkanının karşısında
bedreddin'im bir ağaca asılı.
yağmur çiseliyor.
gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimim
çırılçıplak etidir.
yağmur çiseliyor.
serez çarşısı dilsiz,
serez çarşısı kör.
havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
yağmur çiseliyor.
son dönemin, hatta şuana kadar izlediğim dizilerin hatta yapımların arasında en güzeliydi. olay döngüsü ve replikler öyle içiçeydi ki, en sıradan dediğiniz karakter bile mutlaka bir yerlere bağlandı. yaşandığı dönemi hakkını vererek gözler önüne serdi. her ne kadar siyasi görüşü direkt olarak veremediği söylense de, bence ince ince giydirilmiş her öğeye dizideki. karaktere oturan, gelişen ve kendini kabul ettiren o dönemin siyaseti, günlük hayattan görüntülerle pekiştirilmiş.
daha çok övgü dizerdim küçük kara balık'ın hikayesine, ama sanırım çoğu insan bunu biliyor.
diziye dair eklemek istediğim bir şey daha, gençlik-yaşlılık karakterleri ancak bu kadar uyumlu olabilirdi hem mimik, hem oyunculuk hem de fizik olarak. helal olsun
çağan ırmak'a, okyanusa ulaştı hakikaten..
son bölümünde yurdanur'un romanı filme çekilirken seti ziyaret sahnesinde kendısını ve mehmet'i canlandıracak oyuncular olarak keşke
özge özberkve
memhmet ali nuroğluoynasaydı ve birebir gerçeklikle daha çok örtüşseydi dediğim dizi
(kobalt, 19.09.2005 01:05 ~ 28.11.2005 00:47)
gerçek olaylardan esinlenilmesi,insanı yaşamadığı ama hep dinlediği yıllara alıp götürebilen müzikleri ve acı bir türkiye gerçeğinin çok saf duygular etrafında insanın içine işletilmesinden dolayıdır herhalde içimizin bu kadar acıması..hıçkırarak ağlayıp bir dahaki hafta izlemeyeceğim nidalarıyla her hafta izlediğim dizi.
(lupin, 19.09.2005 03:51)
son sözleri " bağımsız türkiye" olan dizi...
bu şarkının melodisi üzerine beşiktaş taraftarı
ekinler dize kadar'ı yazmıştır.