no me ames teki beni sevme diyip beni terketme demek veya istemek en azından veya önce samimi davranıp sonra tanımıyormuş gibi yapmak veya unut beni diyip unutmamasını beklemek veya öyle bişeyler...çelişki her yerde, her sözde her tavırda.*
hayatın devindirici gücü. kardeşi de çatışmadır. birleşince tez+antitez=sentez sonucunu yaratırlar. en azından ümit edilen budur eşittir'in sol yanında tıkanıp kalmak vardır bir de o da adamı yer bitirir.
hayatta her şey insan-insan çelişkisi üzerine kuruludur. her ölüm nasıl doğumla başlarsa,her gelişme de bu çelişki ile başlar. aynı zamanda hayatımıza anlam katan değerler varsa ya da bir şeylere anlam katabiliyorsak bu da karşıt kavramlar nedeniyle vardır. mesela tembelliğin bol olduğu ortamda çalışkanlık göze batar, her daim beğenilen bir insansanız size yapılan bir eleştiri karşısında afallayabilirsiniz, erkeğin bol olduğu bir ortamdaki çelişki ortama gelen kadındır. içinde bulunduğumuz model ne ise mutlaka karşıtlıkları barındırmak zordur. düzenin olduğu ortamda düzensizlik,karmaşa, karmaşanın olduğu yerde de belli bir zaman sonra mutlaka düzen gelmek zorundadır. bundan korkmanın hiçbir manası yoktur. bu yüzden kendimizi parçalara ayırmak, bizi biz yapan kimliğimizden uzaklaştıracaktır. böyle yaparak belli bir dönem idare edebiliriz. daha sonra da yorularak kabullenmeyi ve razı gelmeyi öğreniriz. çelişkilerin üzerimizdeki etkisi azalır ve hayatımıza anlam katan değerleri yitirmiş oluruz. başkalarını nasıl eleştirebiliyorsak,dalga geçebiliyorsak,yargısız infaz edebiliyorsak yeri geldiğinde de aynı şeyleri de kendimiz için yapabilmeliyiz. böylece at gözlüklerimizi çıkartabilir,çelişkiyi kabullenerek bakış açımızı ufka değdirebiliriz.
garip bir kelime. tdk'nin sözlüğüne başvurursak bizi çelişmeye yönlendirir.
çelişme; 1.birbirine ters olma, birbirini tutmama. 2. önerme, yargı, kavram ve terimlerin bir birini tutmama durumu.
sözlükte çelişki bizi çelişmeye yönlendiriyor. ilginç bir rastlantı ya da ne bileyim işte kirkegaard'ın seçim üstüne söylediklerini düşündüğümde rastlantı olmaktan çıkıyor, mevzu daha da garip bir hal alıyor. çelişkiden yola çıkıp bolcana çetrefilli deryalara yol alıyorum. sözlükler ruhsuzdur demişti vakti zamanında bir dost. haklıydı ama ruhsuzluğuyla kol kola madrabaz olduğu gerçeği duruyor. neden derseniz söyle açıklayayım; çelişki birbirini tutmamak, ters olmak anlamına geliyor. bir karşıtlık, kendinle güreşme durumu söz konusu. aslında bir başkasıylada olabilir pek tabi ki bu durum ama ben daha çok kendimle bir güreş olarak çeliski kelimesine yaklaşıyor, anlamını kafamda bu yolla billurlaştırıyorum. tabi ne kadar billurlaşırsa böyle alengirli bir kelime.
her neyse, düşünen çelişir elması kızarır biçiminde nikbin bir yaklaşımda bulunamayacağım, kelime sözlükte duran ruhsuz anlamıyla ve bir akrabasıyla bile garip hatta bolcana kendinden katılmışlık barındırıyor. kendisinin ve akrabasının kuyruk kısmına taktığı iki harf özgürlüğünü ilan edince, özerk olmaya niyetlenince kelimenin anlamına kuvvet, dirayet ve pek tabiki duman katıyor, billur manzaralar peşindeki bendeniz ise birden üfürükten teyyare ile çıktığım devri sorunsalımda mecburi mola veriyorum.
sözlükle başladık sözlükten bir çeşitleme ile bitirelim kelimeye dair kelamımızı hem bu yolla özerklik ve allengirli olmaya dair birşeyler söyler hem de öğrendiklerimi cümle içinde kullanmış olurum;
çeliş ki düşündüğün bir boka yarasın * ama fazla çeliş me ** ne olur ne olmaz.
sözlükte arka arkaya gelen bu iki kelime; çelişki ve çelişme sanki biri kaosa iterken, öteki dur durduğun yerde nereye gidiyorsun, dertsiz başına dert arama diyor. ***
zaman öyle akip gitmis
bir bakmisim sabah olmus
farketmedim düsünmekten
yanlisligi aramaktan
nasil düzelir bu iliski
sana olan askim tükenmisken
beni mahvetti bu celiski
ayrilmam lazim senden
bilemiyorum becerebilecek miyim seni üzmeden bu isi
sen de az cok farketmissindir bendeki degisikligi
seni seviyormusum gibi rol yapmak bana yakismaz
dilerim anlarsin umarim ayrilik sana cok koymaz
ıster ah et ister kin duy
kendine göre haklisin
adimi kötü an sonumu elinle yaz
sen de bir gün anlarsin
kulakları sağır eden bir sessizlik var
gözleri kör eden bir karanlık kaplamış her tarafı
artık eskisi gibi korkmuyorum karanlıktan
beni korkutan yalnızlığımdır
bu soğuk gecede
beni korkutan sensizliği görmektir
bu kör gözlerimle