kafkasyada yaşayan bir etnik topluluk.
(skuba, 17.09.2004 08:02)
rusya ile yaşanan savaşları
deliler evi adlı rus-fransız yapımı filme konu olmuş halk.genelde müslüman ve esmer oluyolar.
çeçenistan'daki bir milyon çeçenin, nüfusu yaklaşık 200 milyon olan rusya ile mücadele ettiği düşünülürse;
bir türk gibi dünyaya bedel olmasalar da 200 rus ediyor bunların bir tanesi.
istanbul'da da varlar. halk olarak türklerle alakaları yoktur. zaten hiç bir halkla akrabalıkları olmadığını ileri sürerler. bu konuyla derinlemesine uğraşan bir arkadaşım onların kafkasya bölgesinde yaşayan diğer halklarla akrabalıklarını kanıtlarıyla beraber anlatmış ve öğretmişti. bunu onlar pek de kabul etmiyorlar. konuksever, neşeli insanlar. fakat ulus olarak yok olmak üzere olmalarına rağmen dünyanın umurunda değiller.
özellikle bronz tenli çocukları çok şeker olan halk. bu çocuklar nasıldır bilinmez doğuştan dansçıdır.çeçen oyununu onlardan izlemek minicik olmalarına rağmen büyük keyif verir.
çok iyi kafkas dansı yapan halktır.
kafkas dansını çok severim.yaşadığım şehirde her yıl kafkas dansları festivali yapılır.kafkasya nın çeşitli yerlerinden gelirler:megrel,kabardin-balkar,inguşetya,dağıstan,kuzey osetya,güney osetya,çeçenya,gürcistan... hepsinin danslarını seyrettim.aslına bakılırsa üç aşağı beş yukarı aynı şeyi yapıyorlar.erkeklerin hayvani enerji gerektiren figürleri,kadının tüm zerafetini ortaya çıkaran figürler çok benziyor.kıyafetler desen zaten aynı.ama bu dansı çeçenler yaptı mı daha farklı oluyor sanki.daha çok hoşuma gidiyor.erkekler, daha bir enerjik,daha bir uyumlu,daha atlet.kadınlarında erkeklerden enerji olarak pek bir farkı yok.ayaklarının uçları üzerinde koşar adımlarla yüriyebiliyorlar. çeçenler,insanın doğuştan hür ve hükmedilemez olduğuna inanırlar.bu nedenle dans ederken başları her zaman dik durur.herkese özgürüz ve bizim başımızı eğemezsiniz mesajı verir.kızların güzelliği de ayrı bir mevzu tabi.tüm karakteristik özelliklerini bir dansta toplamış adamlar.sırf bu yüzden sempati beslediğim bir halktır.
sakalları muhteşem insanlar. ama insanlıklarına tanım getiremeyeceğim.
''her an savaşacak kadar genç, her an ölecek kadar yaşlıyız'' sözünün sahibi insanlar.. tüm slav ırkının çekindiği, tırstığı, saygı gösterdiği insanlardır.. müslümanlardır ki bu yüzden türklerle araları iyidir.. türklerle aralarının iyi olmasının bir diğer sebebi ise rusya ile girdikleri mücadelede türkiye'nin yaptığı yardımlardır.. üniversitede birçok çeçenle tanıştım hepsi delikanlı ve yukardaki sözü ciddi anlamda benimsemiş insanlardır. bir mekana girdiklerinde ortamdaki slav erkeklerin teker teker mekanı boşalttıkları gözlenir..
olay bişkekte geçmektedir. bir arkadaşımız para bozdurmak için dövizciye girmiş ve 300 doları uzatmıştır. fakat ortam kalabalıktır. paranın arada kaynadığını gören türk vatandaşı parasını istediğini söyler. fakat oradaki görevli kendisine böyle bir paranın verilmediğini ısrarla tekrarlar ve çocuğu dışarı atarlar. kolay değil tabii çocuğun anasının babasının parası. içi dolar, bu ülkede yaşadıklarını da düşününce içli içli ağlamaya başlar. o arada tesadüfen oradan geçmekte olan şık bir çeçen delikanlısı dayanamaz durumu sorar. çocuk da içli içli anlatır. çeçen içeri girer ve yaklaşık 1 dakikalık sürenin ardından elinde 500 dolarla dışarı çıkar ve çocuğa uzatır. aynı zamanda şu nasihatı da verir:
- hakkını aramaktan hiçbir zaman korkma. burası pislik memleket, burada pislikten de pislik olacaksın der.
çeçen kişisinin numarasını alan arkadaşımız çok rahat bir şekilde öğrenim yıllarını geçirir. öyleki kırgız mafyalarının, rus mafyalarının bulunduğu büyük bir gazinoda çeçenin önerisiyle en baş köşeye bile oturtulacaktır.