uzun bir süre boyunca şerbet kıvamında çay içtikten sonra yapmaya başladığım ve herkese tavsiye ettiğim şey. çayın gerçek tadını ancak böyle alabiliyorsunuz. bir şeker bile atıldığında şeker tadı, çaydan daha baskın oluyor. özellikle lipton'un earl grey'i veya karamellisi bence kesinlikle şekersiz içilmesi gereken çaylar.
kaç şeker sorusuna "şekersiz içiyorum ben" dememe ve her seferinde "a aa nasıl ya?ben hayatta içemem öyle tatsız oluyordur(zekanın böylesi bravo)" tepkisini almama neden olan hadise.zaten bıkmışım böyle laf için söylenmiş sözlerden,sorgusuz sualsiz çay keyfimiz de kalmadı.
uygulayanları tarafından çayın tadının alındığını idda ettikleri olaydır. aslında zor değildir çayı şekersiz içmek. üniversiteye başlayınca bir iki kez şeker alırsınız sonra bakarsınız olmuyo bu iş böyle azaltmalı şekeri diye düşünürsünüz. sonra 3 şekerden iki şekere düşersiniz, daha sonrada tek şekere. sonra ha tek şeker ha hiç şeker der şekersiz çay içmeye başlarsınız. önceleri aman ya içilmez bu çay şekersiz acı acı dersiniz ama sonra bir bakarsınızki çayın tadı böyle çıkıyor. hem keseye de yararlı valla....
tabi olumsuz yanlarıda olmamakta değil şekersiz çayın. herşeyden önce şeker ihtiyacını tam olarak karşılayamadığınız için zaman zaman aşırı tatlı tüketimi ihtiyacı duyarsınız ama olsun.....çayın tadı şekersiz çıkar...şekerli içilen çayda alınan tad şekerinkidir çayın değil...
kanal d göbeği tarzında göbekli bir insanın,son bir umut olarak diyetisyene gitmesi ile diyetisyenin şiddetle tavsiye ettiği içiş şeklidir.zira günde 15 20 bardaktan aşağı çay kesinlikle içmeyen amca,her bir bardak çaya da 4 şeker atmakta ve şerbetini afiyetle içmektedir.diyetisyenin bir diğer tavsiyesi ise rejimi artık boşvermesidir,iş işten geçmiştir.*
çay keyfi denilen durumu anlamak için gerekli olan eylem. 6 yıldır şekersiz içiyorum çayı ve önceleri sadece uyanık kalmak için içerken şimdi cidden tadını alarak keyifle içiyorum.tavsiye ederim herkese bi kere şekersiz içmeye başlarsanız bi deha şekerli çayın yüzüne bakmazsınız.