|
|
- penguen'in ilk çıktığı zamanlar oky'nin çizdiği bir bölümdü.
2 sevgilinin maceralarını anlatıyordu.(sükun, 16.02.2006 01:07)
- (bkz: crash)
- oktay gencer tarafından uzun bir aradan sonra penguen'e dönmüş bölüm..
konu itibariyle birbirini sürekli yiyen, tartışan bir çifti konu alan, çizgileri sıcak (bence) karikatür..çiftimizin erkek tarafı burak, hafif kafasına buyruk tavırları ve kolay sinirlenen yapısı itibariyle kız arkadaşı ipek'i deli etmektedir..sonuçta bu bölüm herkesin kendisine birşeyler bulabileceği bir tarzda ilişkilere yaklaşmakta ve okurların beğenisi toplamaktadır..
oky'in diğer işleri gibi eğlenceli bence; şebo, cihangirde bir ev, saftirikler..
- volvo'nun sağlam araba üretmek için neredeyse üretiminin büyük bir bölümü üzerinde gerçekleştirdiği test.
- insan penguen okurken morali bozulup, keyfi kaçar mı? keyfi kaçmak ne kelime depresyona bile girebilir. ahada penguen isimli derginin okyadlı yazar tarafından çizilen bu çarpışma isimli bölümünü bu hafta okurken başıma geldi benim. pengueni ilk çıktığından beri mümkün mertebe takip ederim hele hele bu çarpışmayı okurken ayrı bir zevk alırdım. hani kendimden bir şeyler bulabiliyordum. "ahahahah bak biz de böle kavga ederdik, kikikiki benim sevgilim de böle trip atıyor" gibisinden insan kendi yaşadıklarıyla kıyaslama yapıyor ister istemez.ama bu hafta ki sayısını okuduktan sonra bir garip oldum. okuyanlar bilir geçen sayıda kahramanlarımız ayrılıyordu.bu sayıda da kahramanlarımızdan erkek tarafını temsil eden burak ayrıldıktan sonra evinde kıvranırken, kız tarafını temsil eden ipek kardeşinin evinde başka bir erkekle icqda(yanılmıyorsam) geyik yapıyordu.en son karede de burak ağlarken ipek icq da konuştuğu çoçuğu düşünerek masturbasyon yapıyordu.tamam belki dalga geçebilirsini benle ama bir an bunlar eskiye götürüp benimde evde kıvrım kıvrım kıvranıp saatlerce telefon başında mesaj bekleyip, eski fotograflara bakıp bakıp iç geçirdiğim zamanlar aklıma geldi ve bir an için ben böle acı çekerken, karşı tarafın rahat bir şekilde başka birileriyle gülüşüp oynaşabilceği aklıma geldi ve ister istemez keyfim kaçtı. tabi sonra bir kaç dakika içinde olaya gülüp geçtim ama bir an için dahi olsa içimi bir burukluk kapladı
(yako, 20.01.2007 10:06 ~ 17.03.2007 11:28)
- umut aral ın yönetmenliğinde 2005 yapımı bir kısa film. oldukça şaşırtıcı olup şaşırtıcı hollywood filmleri tadında, türk çeşnili özgün bir film. oyuncuları: ruhi sarı, gürkan uygun, ali çekirdekçi, özgü namal
izlemek isteyenlerin kısa film festivalleri gibi şeyleri takip etmeleri gerekmektedir. beyoğlu sadece barları için işe yaramamalıdır.
- oky nin pembe diziye dönmüş,keyifle okunan köşesi.
- burak ' ın ipek len kavga ettikten sonra yanında miv miv leyen kedilere bakıp "mama mı istiyosunuz ha, mama mı !? al mama al bak al al !" diye nah yapıp bağrınması köşenin efsane karelerindendir.
ayrıca yokarda atlanmış bir bilgi vermek gerekirse, penguen deki ilk zamanlarında oky köşeyi sadece yazmıştı, o dönem memo tembel çizer çizmişti. şu an fermuar a gidip penguen e geri döndükten sonra oky tek başına yazıp çizmeye başladı.(alik, 25.06.2007 02:18 ~ 01.10.2007 09:24)
- çarpışmaktan olumsuz emir.
(budur, 07.12.2007 17:29)
- ipek ve burak'ın ilişkisini anlatan, gerçekçi hikayesi ile aslında bir ilişkiyi yaşayan herkesin kendinden birşey bulduğu çizgi romanımsı uykusuz bölümü..müptelası olunası, bazen de derginin ilk okunan köşesi..an itibariyle de burak'ın baya bir sıçtığı hikaye..
(zeus, 03.04.2008 11:34 ~ 13:43)
- gerçekçi midir değil midir bilemem. tek bildiğim gerçekçi olması için türk örf ve adetlerine, toplum değerlerine ya da hadislere uygun olması gerekmediği. gerçekçilik bunları gerektiriyor olsaydı, aldatma, otuz bir çekme, küfür etme gibi eylemleri yalnızca fantezi kitaplarında görürdük.
- (bkz: ipek&burak)
son hikayede ipeği taktir ettim doğrusu ...
- en heyecanlı yerine yine ara vermiş dizi -ya da ara verdiğini umalım.-
ama olmaz ki, böyle yapılmaz ki.
- uykusuz alındığı zaman okunan ilk köşe! oky'nin çizdiği en iyi köşelerden biri.. son haftalarda burak için "hehehehehehe oh olsun sana!" yorumları artmakla birlikte "aşk bu belli mi olur yakında ipek'le barışırlar" diye düşünmeden edemiyor insan..
- bu hafta -14 mayıs 2008- kesinlikle alınıp okunası dergi köşesi!
- spoiler yapılmamasını istediğim uykusuz bölümü..lost'da bile tahammül edebilirim ama bu hikayede olmaz, küfrederim..
(zeus, 14.05.2008 21:53 ~ 21:54)
- uykusuzda bu bölüme ayrılan sayfa sayısı 1'e düşürülmüştür ama olsun daha az sayfa daha çok heyecan gibin bir düşünceyle okunası, güzel bir çarpışmadır bu.
- bu haftaki bölümüyle (bölüm?) heyecandan heyecana sürüklenmemize sebep olan oky çalışması.
umuyorum ki oky yine ara verip diğer çizimlerini koymaz ortaya.
hep çarpışma, hep çarpışma...
bundan sonraki kısım spoiler içermektedir.
bu hafta bir eskiye dönüş ve sonrasında gelen "ti ti" sesi...
o mesaj gerçekten ipek'ten mi?
ne yazıyor?
heyecanla bekleyin, takipte kalın.
- hikayenin kahramanları;
burak: (görsel: çarpışma/11286)
ipek: (görsel: çarpışma/11287)
an itibariyle ayrılar..
- ayrıntı yeraltı serisinden çıkmış bir james graham ballard romanı..kitapta arabaları bir cinsellik objesi, araba kazalarını, çarpışmaları da cinsel birleşme olarak gören bir adamın hikayesi anlatılıyor. ballard; romanında, günümüz teknolojisinin insanlarda oluşturduğu hastalıklı sonuçlara dikkat çekiyor.
- (görsel: çarpışma/14995)
niye bi kaç haftadır uykusuz'da yok diye merak ettiğim bir oky klasiği..bu hafta, yani bugün, bir umut ile gideceğim bayiye..
- tabi bitmemiş de olabilir.. bittiğini sanıyorduk ama sanırım bitmedi.. öyle bişi işte..
- tüm maceranın kaldığı yerden devam ettiğini sabah gördüğümde beni heyecanlandıran uykusuz dergi köşesidir, en başarılı bir diğer köşelerden biridir gözümde hala, her ne kadar bir süre ara vermiş olsa da.. ama gördüm ki bu kısa aranın da bir anlamı varmış..aslında macera devam ediyormuşta, haberimiz yokmuş.
(bkz: ben bugün bunu gördüm)
- bir aralar oky yazardı, memo tembelçizer çizerdi bunu..
- sevgilimden yeni ayrıldığım zamanlardı, ipek ve burak da yeni ayrılmışlardı. ipek'le ve burak'la aynı anda atlatmaya çalıştık olanı biteni. mizah dergisi alıp ağlayan kaç insan vardır? sanki onlar barışırsa biz de barışırız gibi hisseder olmuşum. barışamıyorlar inatla, tam burak ipek'i görecekken ipek çıkıyor dido'nun white flag klibi misali. diş fırçalarına bakıp eskileri hatırlıyor burak. aklından ipek eksik olmuyor, unutmaya çalışıyor, sallamamaya çalışıyor, belki de alışıyor...
tekrar soruyorum: mizah dergisi alıp da okuduğu karikatür yüzünden ağlayan kaç insan vardır? insafın kurusun oky, barıştır bizi!
|