|
|
- savaşla ilgili romanlar ya stratejik bir yerdeki direnişi, yahut da bir askerin yaşadıklarını anlatarak savaşın tamamı hakkında fikir verirler, daha çok da cephe gerisindeki acıları dile getirirler. mehmet niyazi; bir yerin veya bir kişinin değil, çanakkale savaşı' nın romanını yazmıştır. roman ilk atılan mermiyle başlıyor, bütün cephelerinde sonuna kadar devam ediyor. yazarımıza göre tarihi roman gerçeğe sadık kalmalıdır; ancak o atmosferi okuyucuya teneffüs ettirmek için malzeme kabilinden tarihe mal olmayacak kahramanlar kullanılabilir; ama çanakkale' de o kadar çok kahraman var ki, buna da gerek duymamıştır.
(kitaptan-ötüken yayınevi)
metal fırtına gibi uydur kaydır bir roman kadar tanınmamış, okunmamış oluşu içimi acıtan roman...
- savaşın acımasızlığını tüm çıplaklığı ile gözler önüne seren eser. ömrü boyunca hiç savaş görmeden, savaş telallığı yapan beyinlere kapak olsun.
- diğer bir tâbirle "cephedeki her ağacın altını tasvir eden" roman.buradan kasıt,romanın sıkıcı olması değil;oradaki hemen her olaydan bahsetmesidir.olayları işleyiş tarzı ve anlatımı çok güzeldir,bir solukta okunabilir.
- çanakkale zaferininin önemini,anlamını çok iyi kavratan,savaştan çok daha öte birşey olduğu için mahşer şeklinde yazarımız tarafından betimlenen mutlaka herkesin okuması gereken kitaplardandır kanımca.yazar tasvirlerinde çok başarılıdır bunu da sanırım hayal gücünü gerektirmeyen gerçek kahramanların hayat öykülerine borçludur.filmlerde,dizilerde bir sözüyle kahraman olan tapılan müzikleri yapılan sözde yaratılmış kahramancıkları taklit edip kendini erkekliğin kitabını yazmaya adamış insanlara özellikle tavsiye olunur..(bkz: kurtlar vadisi ve şiddet)
- mehmet niyazi'nin çanakkale savaşını anlattığı kitabı.savaşı sadece soğuk gerçeğiyle vermeyen bunun yanında o savaşta bulunan en yüksek rütbeli subayından piyadesine kadar bir çok kişinin iç dünyasını çok iyi veren kendini tekrar tekrar okutturabilen bu okumalar sırasında ağlatan harika eser.
|