cep telefonu icadından önce uyanmak için geceleri kurulan ve sabah öten aygıt, sabahları sert bir şekilde kapatılır veya fırlatılırken yerine geçen cep telefonlarına aynı şekilde davranmak yemez tabii
sensey iett otobüsünde yolculuk yapmaktadır, bu sırada derinden bir çalar saat sesi gelmektedir, herhalde sensey uyuyor ve uyanacaktır diye düşünür. fakat nekadar çalışsa da uyanamaz, ve gerçek kendini gösterir. uzun pardesü giyen kramer kılıklı bir kişi sağ iç cebinden bir çalar saat çıkartır, saate bakar ve alarmını kapatır. sensey de dahil tüm otobüs dumuru yaşarken hiç istifini bozmayan adam camdan dışarı bakmaya devam eder. sensey iki durak sonra iner, fakat bu yaşananlarının acabası otobüste yolculuğunu sürdürmektedir.
gecenin bi köründe kalkıp çalışmak için kurulan, çaldığında sürekli 15 dakikalık aralarla tekrar tekrar kurulan, "çalsada uyanıp çalışsam" dedirten ama daha sonra "ddeeeaaaaahhhhhh" dedirten sinir bozucu teknolojik alet
neden bu kadar itici bir sesi olduğu bilinmeyen normal saatin canavar sireni. sabah sabah o sesi duyup da gülümseyebilecek insan var mıdır bilinmez. sol tarafından kalktığı düşünülen insanlar aslında çalar saatlerce uyandırılan insanlardır, bu yüzden asabidirler. psikopat, sadist bir varlıktır çalar saat.
icat edildiğine bin pişman olan alettir büyük ihtimalle kendisi. tarih boyunca en çok hırpalanan, en çok küfür yiyen ve en nefret edilen olma özelliği onu pek mutlu etmiyodur sanırsam.
insanı tetikleyen, harekete geçiren nesnedir. özellikle sabahları zzz diye çalarak uyanmamıza vesile olur. ne kadar saysakta bu çalan zile aslında çoğu zaman hayat kurtarıcıdır.
ümit yaşar oğuzcan her ne kadar;
"kes sesini
ne kadar çalsan nafile
biz bir daha uyanmamak üzere uyuduk"
desede çalan o olsun uykumuzun o en güzel yerinde. yeter ki yeni doğan günü karşılayacak gücümüz olsun.
cep telefonun sık kullanılan bir fonksiyonu olan, ama ertelemesi konusunda bazen sıkıntıların yaşandığı ve özellikle sınav sabahları insanı alarma geçiren nesne.
üç saatlik bir uyku sonrası telefonun alarmı çalar.”ne oluyor ya?” nidalarıyla hafif gözünüz açık telefonunuzu ararsınız.o sırada sizde misafir olan arkadaşınız da uyanmış size bir şeyler mırıldanmaktadır: ”ertele,ertele”…uyku sersemi bir yandan zır zır çalan alarmı susturmak niyetiyle telefonun alarmını ertelemeye yeltenirken, bir yandan “nasıl ertelicem ben bunu“ diye düşünürken ,rehber kısmında "itüsözlük” yazısı aranmaya başlanır.buldum nasıl erteleyeceğimi “itüsözlük-ayarlar”….ciddi ciddi rehberde itüsözlük aranmaya başlanır bulunamaz.ve işte o anda şimşekler çakar “ne yapıyorum ben ya?”.
yeni modellerindeki snooze özelliğinden dolayı sesi siz uyanıp kapayıncaya kadar yükselen, önce hadi cicim uyan, sonra bak ayıp oluyo uyansana, sonra da uyan yoksa sikerim modları bulunan,dünya sinema tarihinde binlerce filmde parçalanarak kendisine duyulan öfke ifade edilen uyuz alet. yahu bir çalar saat kaça kurarsam kurayım hep rüya görürken çalar mı???
izmir bornova da beri bar ve ooze da çıkan müthiş grup. vokalde osman, elektro gitarda görkem
, bas gitarda mustafa ve davulda özgür bulunmakta. izmirde en kaliteli müziği yapan gruptur kanımca. sahne sovlarına kaçmadan müziğin hakkını sonuna kadar vermekteler. özellikle zalim coverları muhteşemdir. dinleyince insan kendinden geçer. izmir bornovaya yolunuz düşerse mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.
albümlerini piyasaya sürmüş adını da zalim koymuş olan grup. 4 sarkıdan olusan albümde ki diğer parçalar söz ve müzikleri cenk düzgit'e ait olan sus, öfken niye ve zaman'dır.
hayatta en çok nefret ettiğim melodiye sahip olan eşyadır. sabahın köründe; ''dıııt dıdıdıt dıdıdıt dıdıdıt'' şeklinde öterek insanı hayattan bezdirir. işin asıl kötü yanı, cep telefonlarında var olan alarm erteleme tuşunun bu saatlerde bulunmamasıdır. aralıksız süren 10 dakikalık bir işkencenin ardından güne renkli küfürlerle başlamanıza sebebiyet verir.
ortaokulda sabahçıyken 6 gibi iğrenç bir saatte kulağımda zangırdayan, her seferinde kapatıp geri yatmak için dünyaları verebileceğim ve haftasonları sırf intikam olsun diye yine 6'ya kurup sonra da kapatıp yatmayı kendimce intikam sanmama neden olan uyandırma aleti.
içinde 3-5 civciv ve anne tavuğun yer aldığı sadece anne tavuğun kafasını bi aşşa bi yukarı kaldırarak yemlendiği türü vardır. 80'lerin teknolojisiyle saat olayına 2 boyutlu atraksiyon katılmıştır. orjinali taş gibidir, 25 yıldır kurulduğu sürece çalıştığına bizzat şahidimdir. bu tür tavuk işlemeli çalar saatler kas gücü ile çalışır.
inanılmaz bir grup. levent yükselin zalim parçasını cover yapmak istemişler olmamış, olduğu gibi söylemişler. klipte solistin sevgilisi ressam. erkek modeli ile bizim kel, göbekli ama haşin olmak istese de olamayan elemanı boynuzluyor. "yarin gözü yüksekte benim bir kuru aşkım var" sözü tescilleniyor filan.
bu arada, her grupta olduğu gibi (hadi haksızlık yapmayalım genelde lise gruplarında olurdu bu) "coşalım abi!" denmiş. şarkı arabesk tondan uzaklaşamasa da elemanlar coşmak için gayret sarfediyorlar. öyle ki çılgın basçı bu coşma anında arkasını dönüyor, tişörtünün arkasındaki kocaman metallica yazsını görüp gotik hatunlar olarak deliriyoruz. böyle çok eğlenceli komedi filmi tadında klipleri olan çalar gibi görünmeye çalışan çalamayan bir saat ironisi yaratmak istemişler sanki.
ironik bir isme sahip grup, diyebiliriz sonuç olarak.