koordinat vermek gerekirse; yanan postane ışığına tıklandığı zaman, tanınmayan bir yazardan gelen mesajdaki giri numarasının tam altındaki sorudur bu.
nasıl bir mantığın ürünüdür? nasıl bir yüzsüzlüktür?
bazen insan 'şu girim hakkında fikirlerin nedir?' diye bile sormaya çekinirken, nasıl bir insanın beyninden 'şu girime oy verir misin?' şeklinde bir soru çıkar?
tamam, çok emek harcamışsındır da girin istenilen ilgiyi görememiştir. üzülürsün, 'ne biçim insanlarsınız lan siz? böyle giriyi de beğenmediniz ha!' diye de çemkiririsin belki. buraya kadar herşey
normal. hatta genelleme yaparsak, tipik bir yazar tutumudur bu. her yazar ister verdiği bilginin, anlattığı gerçek ya da kıçından sallama hikayenin beğenilmesini.
ancak bu soru kadar
anormal olan çok az şey vardır sözlük sınırları içerisinde. davranış bozukluğudur resmen. kendini, haddini bilmemezliktir. ayıptır,
emeğe saygısızlıktır.
şahsen, bu tip mesajlarla bana gelen arkadaşları tanıdığım bir psikoloğa yönlendiriyorum.(nereden tanıdığımı sormayın şimdi.) iyi bir psikolog kendisi, tedavi edemediği hasta görmedim.