şoför   

adana çık aradan

  1. fransızca'da ısıtıcı anlamına gelen kelimenin türkçeleşmiş hali.

    otomobilin ortaya çıktığı yıllarda motoru çalıştırmak ve ısıtmak için bir yardımcı (hizmetçi) olurdu. bunlara şoför denirdi.

    sıklıkla şöför olarak telaffuz edilir ve yazılır. büyük de bir sorun değildir, aslında.
    (chete, 28.04.2004 21:20)


  2. fr. chauffeur'den. eski anlamıyla "gemi ve lokomotiflerde kazanı besleyen kişi". yeni anlamı eski anlamından anlam kaymasıyla "mesleği araç kullanmak olan kişi" hâlini almıştır.
    (ali kamber, 03.07.2006 10:23 ~ 25.11.2006 12:35)
  3. (bkz: şöfer)
    (thedewil, 01.05.2007 00:18)
  4. eski bir flash animasyon. 2 bölümlüydü bu. özellikle ilk bölümde parası kalmayan metalci gencin şoförden yediği zılgıt pek lezizdi. sen tonlamalarına ayrıca dikkat.
    (7 insan b50 eder, 14.06.2007 00:11)
  5. türkiye'de yaşıyorum doğduğumdan beri, milyon türlü garip şeyle karşılaştım ama bu şoförlük olayını hiçbir şekilde anlayamadım.

    kime sorsan en süper şoför kendisi. en kötüsüne sor, "en iyi benim" demese bile mutlak surette bu işin erbaplarından sayılabileceğini iddia eder. olayı nedir anlamıyorum. yokuşta el freni ile kalkmak bile beceriksizliğin göstergelerinden sayılmış. o bambaşka bir hikaye zaten.

    daha "ben ortalama şoförüm, sürerim abi, hatta şoför bile denmez bana, sadece sürerim" diyenini görmüş değilim. ne hikmetse bu iş gurur meselesi yapılmış. kendi içinde de ayrı bir dert. kendini öve öve öküz eden adamın arabasına binildiğinde, mutlaka binbir türlü maymunluk yaparak "kaliteli" şoför olduğunu ispatlamaya çalışacak, yolcu koltuğundaki zavallıyı -hiçbir suçu olmadığı halde- mağdur edecek falan..

    -aklıma gelmişken bir anımı anlatayım-
    herkes sallar ama kendini aşırı şekilde öven bir tanıdığım vardı bu şoförlük hususunda. arabasına binince kasten hızlı sürer, virajlara 120 ile girip zar zor toparlar, insanın yüreğini kaldırırdı. bir gün almanya'dan bu işle profesyonel anlamda ilgilenen bir tanıdığım geldi, bu ikisini aynı arabaya bindirip direksiyonu almanya'dan gelen arkadaşa vermiştim. bizim sallama üstadı kapı koluna yapışmış vaziyette "allahaşkına yavaş sür" nidaları attığı sırada alman şoförümüz arabayı 180-360 derecelik açılarla değişik biçimlere sokmaktaydı. bu olaydan sonra bizimkinin sesi kesildi çok şükür. yani yaklaşık 1 ay kadar. sonra yine başladı kesmeye.

    konumuza geri dönecek olursak, herkes mükemmel şoför. bir ben kötü şoförüm anasını satayım. yalnız işin ilginç tarafı, bu şoförlük olayı motor bilgisini de kapsamakta. ne zaman motor muhabbeti açılsa, yok efendim triger kayışı, yok ebenin kurma kolu, çekme pistonu, attırma dönergeci.. dönen muhabbet de fiks: kadın çorabı. bunları daha fazla uzatarak canınızı sıkmayayım. demek istediğim şey şudur ki, ben motordan anlamam arkadaş. anca sürerim arabayı. zaten bir keresinde benzin bitmişmiş, ben akü bitti sanmıştım.. babam hala dalga geçer benimle yıllardır: "ulan giden arabanın aküsü biter mi?" diye. ne bileyim arkadaş? belki biter? allah allah.

    cümleyi toparlayamadım bi türlü.

    toparlayıp bitireyim;
    arkadaşlar rahat olun. herhangi birine çok mükemmel şoför olduğunuzu anlattığınızda madalya vermiyorlar. veya o kimse gidip sağda solda sizi anlatmıyor "abi bizim süleyman deli şofördür" diye. (anlatan varsa da yalakalığına doymasın.)

    hali hazırda bitiriyoruz madem, şunu da ekleyeyim, her zaman duyamayacağınız bir cümle:
    "ben normal bir şekilde araba sürerim. zamanında anarya giderken arabayı elektrik direğiyle akraba etmişliğim de var. acayip rahatlatıyor insanı. tavsiye ederim."
    (gxix, 24.02.2008 13:59)