• görseller

    • şizofreni yalnız oynanmaz
    • şizofreni yalnız oynanmaz
  1. rahmi vidinlioğlu'nun ilk kitabı.. hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biri. psikolojiyle ilgilenen arkadaşların özellikle hoşuna gideceğini düşünüyorum.. tavsiye ederim..
  2. arka kapağındaki yazıyla ruhumun ve kalbimin atmosferi aşmasını sağlayan kitap.yazı sadece buydu:

    ''gittin! seni benden, beni senden koparttılar! kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki azrail! tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar.

    başlamadan bitti aramızdaki her şey! bitti! sen, "bitti" bile diyemedin "başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki..." derdim!

    bitti! her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! aramızdaki sıradağar gibi duran aşılmaz engel "biz arkadaşız..." diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı: "şizofrenik septomlar..."diye başlayan ve "...gözlem altında tutulmalı!"emir kipiyle noktalanan!

    ey kâri! şimdi dinleyeceğn her şey yalandır... yalan.. yalan.. yalan bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bir kaosun hikayesidir.. kocaman, hiçbir şeyle tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikayesi...''
  3. bir kitaptan ötede değerler taşıyan başyapıt.şizofren bir adamın varla yok arası gidip geldiği anlarda meleksel vasıflarla donanmış bir kadının ortaya çıkarak aşk denen tılsımı ellerine vermesi.

    rahmi vidinlioğlunun kaleme aldığı eserde şizofreni cenkin onun hayali aşkı deniz karısı selin ve yasak aşkı demet arasında gidip gelmesinin ince psikolojisi özenle ele alınıyor.şehir tasvirleri ve maddenin yapılan benzetmelerle ruh haline girmesi edebiyatta az rastlanır türden.öyle ki yerinde rahmi vidinlioğlu

    tek suçu musevi doğmak olan çocuksu aşklarını sabun yaparak kel keşişler beyaz katedrallerde öldürücü 31 ler çekiyorlardı

    diyerek harika bir benzetmenin hatta daha da öte tarihsel süreçte gidip gelen bir yolculukla sex in en mahremi olan masturbasyonun argo söylemini çocuksu aşkla ve bir soykırımla birleştirerek aslında hiç kimsenin farkına varamadığı mefhumları bir çırpıda atıverir önümüze.gidip gelen ruhsal yolculuklarla birlikte eser kendi melankolisine düş sokağını istanbulun görünmeyen yüzünü ve aslında sevişmenin insana ne kadar acı verdiğini de yanına katık ederek her sayfada bir hançer sakıyor okuyana

    ama sanırım rahmi vidinlioğlu nun numarasıda bu.ne yapacağı hiç kestirilemiyor.çok kere kitabın hiç beklenmedik yerinde ağır bir tokta iniyor suratınıza

    sevilecek tek bir yanını bulabilsem seni sevmekten ebediyyen vazgeçecektim

    diyor.sonra yerlerde yuvarlanıyor cenk.teyb e kaset koyarken sanki sizin odanıza doluyor yaşadıkça.şarap kadehleri hayali bir sevgiliye kalkarken gözümüzde platonik aşklar canlanıyor.selin i düşünememek koyuyor en çok...

    ve rahmi vidinlioğlu kitabın en yakıcı yerinde ağlayamayan bir bünye için bir çırpıda özetliyor herşeyi..

    kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar.
  4. bugun çok aramama rağmen bulamadığım kitap.hakkında hiç bir bilgim yok, sadece bir arkadaşım hemen bul bu kitabı, muhakkak oku dedi. online kitap sitelerinde bile ya kalmamış ya da yok
  5. ilk 96 sayfası farklı ama sıkıcı gelebilecek, özellikle mitolojik kavramların zorla cümlelere bi tarafından sokulmaya çalışıldığı, sonrası şizofren bir kişilik onu çok seven bir kız ve onu elde etmeye çalışan üçüncü tekil kişi arasında ki hikayeden oluşan kitap. en güzel tarafı muhtemelen kitabın ismidir.
  6. şizofreniye olan özel ilgimden mi bilmem ama kesinlikle tavsiye edebileceğim, iz bırakan bir kitap...


    '' içine kaç! orada beni göreceksin, içinde hiçbir vasıtanın artık sefer yapmadığı o son durakta beni bulacaksın! ve neyi kaybettiğini göreceksin! işte o zaman başlayacak aşk! aşkın ne oluğunu kendinle yüzleştiğinde anlayacaksın ancak!''

    ''pencereleri sonsuzluğa açılan bir evde, bulutlara köprüler kurarak geceyi sabaha bantlamaya uğraşan bir şizofren ne kadar korkabilir ki yalnızlıktan? ''

    ''şizofreni bir adım ötemde beni bekliyor ve bir adım geride de ölüm... oysa şizofreni aşık olmaya engel değil; aksine sebeptir! akıllı bir insan aşık olmaz, istese bile olamaz! çünkü aşk delilere mahsustur! ''
  7. neredeyse butun gencligimizi beraber harcayıp tukettigimiz, yazar olmayı çok önceleri haketmiş ve inanılmaz güzel betimlemelere sahip yazar bozuntusu rahmi vidinlioğlu nun ilk kitabıdır...

    ey kari! şimdi dinleyeceğin herşey yalandır...
    yalan...yalan... yalan bir yalanın utana utana gerçeğe
    dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönüşmesi ve
    neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin
    kalmadığı bir kaosun hikayesidir... kocaman, hiçbir şeyle
    tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikayesi...


    (not: 2. kitabı ihanet ve kehanet cinius yayınlarından çıkmıştır)
  8. kitabın ilk bölümünün 96 sayfa olmasının sebebi olduğunu, içindeki bazı betimlemelerin kendiyle birebir alakalı olduğunu bizzat kendisinden öğrendiğim yazarın* kitabı. okunmalı gerçekten, asap bozucu güzellikte, beni en çok etkileyen kısımlarından bazıları ise;

    - sen, bir hayal, bir yalan denemesi! hani evcilik oynamak için arkadaş bulamayan küçük kızlar, tek başlarına oynamak zorunda kalırlar ya evlerinin bir kenarında ama o küçük kız öylesine inanır da evcilik oynadığına, oyuncak bardaklardan bile birer ikişer koyar sofraya, aynen öyle bir oyun oynamaktayım ben de. bilirim elbette, bilirim aslında senin hiç olmadığını ve asla da olamayacağını ama şizofreni de tıpkı evcilik gibi yalnız oynanmaz!

    - sana bir isim verene kadar tek sıkıntım sana bir isim vermekti, isim verdikten sonraki tek sıkıntım ise o ismi unutmak...

    ayrıca kitap bu günlerde yeni kapak tasarımıyla kitapçılarda imiş

    http://www.rahmividinlioglu.com/...
  9. sınırları belirli arada bir çalkalanan suyun içinde sıkışma hissi veren kitap. yer yer benzer betimlemeler var durumu gerçekçi kılabilir ama yazarın kelime hazinesini kısıtlı göstermiş.