çoklu kişilik olarakta tanımlanabilir.bir vücut içinde birden fazla insan var gibi düşünülebilir.sakat bir durumdur, bir kişilik çok iyi ve masum ; öteki bir o kadar deli olabilir.
türkiye'deki şizofreni hastalarının birçoğu bakırköy ya da erenköy ruh ve sinir hastanelerinden şutlanıyorlar ne yazıkki, devlet tamamen iyileşemeyen hastaların bakımını üstlenmek yerine onları ya ailelerinin yanına gönderiyor, kimsesiz olanları da sokağa bırakabiliyor yeri geldiğinde.
şizofreni hastaları çok ilginç vakalar, hatta bir tanesiyle bir sene aynı evde yaşadım, çok takıntılı ve de paranoyak davranıyorlar, hiçbir şekilde toplumsal bazı kurallara uymak istemiyorlar çünkü onlar için etraftaki insanlardan çok takıntıları ve de kendi dünyaları önemli.
teşhisi ööle zart diye konulamayan hastalık.uzun süren görüşmeler sonucunda koyarlar zaten teşhisi doc.lar
hastanın herhangi fiziki bir rahatsızlığı var mı diye ince tetkikler yapılır önce.sonra ruhsal kökenine inilir.
ayrıca manik depresiflere falan da şizofreni teşhisi konulmaz.arasında keskin çizgiler vardır.haa bipolar 1 in şizofreniye yakın yönleri vardır halüsinasyon gibi falan ama şizofrenide olduğu gibi kişilik kopması yoktur manik depresiflikte.major depresyona şizofreni teşhisi koyan doktor varsa da yanlışlıkla almıştır o doc. diplomasını.yok öyle bir şey !
dopamin d4 reseptörlerinin normal sayısısının 4 katına çıkmasıyla görülebilecek psikopatolojik olgu.paranoyayla beraber seyredince paranoid olur,hareketsizlik hakim olursa katatonik olur.
paranoid şizofreni , klasik şizofreni ve katatonik şizofreni gibi türleri vardır.ailesinde şizofreni vakası görülmüş olanlarda görülme olasılığı daha yüksektir.akıl oyunlarında paranoid şizofreni , dövüş klübünde ise klasik şizofreniyi görebilirsiniz.ama az görülmesine rağmen en tehlikelisi katatonik şizofrenidir.hastalar tamamen taş gibi davranırlar.saçları , tırnakları uzar ama kesinlikle hareket etmezler.kolunu bacağını kesseniz bile kıpırdamazlar.şöyle bir durumdur;
bir kadın 5 yıldır yurt dışında olan kocasını hiç görmemiş.kocasının döneceği gün kadın da onu karşılamak için havaalanına gitmek için evden çıkmış.ama çok heyecanlıymışçtaksi çağırmak için elini kaldırmış.yaşadığı heyecan şizofreniyi tetiklemiş.kadın bir daha hiç haraket etmemiş.
amerika'da sırf bu hastalık için ülkenin dört bir yanında klinikler açılmaktadır.bizim hastalarımız bakırköy'de gölbaşında deyim yerindeyse aspirinle tedavi edilmektedir.
zaman geçtikçe zeka puanını düşürebilen bir hastalıktır.multifaktöriyel kalıtım gösterir.ebeveyinlerinden biri ya da her ikisi şizofren olan kişinin ileride hasta olma ihtimali çok yüksektir.hezeyan ve sanrılar tanı koydurucudur.
kelime öyle havalı, öyle alengirli ki "akıl hastalığı" yerine bu kullanılır oldu artık. bütün nevrozlar ve psikozlar şizofreni oldu. kendi kendisiyle konuşan şizofren oldu, kişilik bölünmesi olan şizofren oldu, inme inen şizofren oldu. esprilerinde veya tespitlerinde "şizofren" kelimesini kullanan insanların %78'inin şizofreninin tam olarak ne olduğunu bilmediğini biliyor muydunuz?
"... şizofreni psikiyatrik işlev bozukluklarının en ağırıdır. duygulanım, biliş, nesne ilişkileri, kimlik, algı, psikomotor davranış ve özellikle egonun gerçekliğe yönelik ve savunma işlevlerindeki bozukluklarla kendini gösterir. şizofreninin "şizo"su (schisme), bu bozuklukta benliğin ve gerçekliğin temsilcilerinin parçalanmasını ifade eder. şizofreni tanımı, schisme; yarılma, parçalanma ve phrenia; akıl sözcüklerinin bir arada kullanımıyla üretilmiştir. türkçe'de skizofreni olarak mı, yoksa şizofreni olarak mı kullanılması daha doğru? dil birliği sağlanması açısından bunun tartışılmasının uygun olacağını düşünüyorum. bir çok yayında şizofreni teriminin kullanılması nedeniyle bu kelimeyi kullandım fakat skizofreni teriminin aslına daha uygun olduğu düşüncesindeyim. ..."
kişinin gerçek dünya dışında kafasında kendine özel bir dünya yaratması ve yarattığı dünyayı gerçek sanması durumudur. çok ciddi ve kesin tedavisi olmayan bir rahatsızlıktır.
çağın vebasıdır. identity, fight club gibi filmler seyredip özenen (bir halt olsa) dingillerin ben çok şizofrenim, şöyleyim böyleyim diye dolaşıp bir de utanmadan i'm a schizoprenic diye tişörtler giymesidir.
imrenilecek bir bok değildir. âlem delilerden kaçarken kafa yapısı hâlâ oluşmamış, "çok yırtık ve çılgın yaşıyorum" diyen insan bu karakterdeki insanlara bayılmaya başlamıştır.
mesela bu giriyi, fatih adlı arkadaşım yazdı. yoksa siz hâlâ?