kürtlerin ibrahim tatlısesi denilen kürt ozan.birçok şarkısı türkçeye çevrilmiştir.kardeş türkülerle çalışmaları vardır.kardeş türkülere çok yardımı dokunmuştur.
zannedilenin aksine kendisi pkk nın dayatmalarına karşı çıktığı için roj tv vb kanallarda yasaklanmıştır... sadece sanatçıdır, şu an ne pkk ne de başka bir örgüt ile alakasız sadece müzikle iç içe bir yaşam sürmektedir..
ezgileri; ibrahim tatlıses, özcan deniz vs gibi bazı şarkı türkü söyleyenler tarafından çalınmış üzerine türkçe söz yaz(dır)arak yeniden pazarlanmıştır. o nedenle dinlenildiğinde bir çok parçası fazlasıyla aşina gelir kulağa...
sanatı yerine tarafı(!) ile tanınan bir sanatçı.büyük bir kesim dinlemez etmez ama neyin nesidir, kimin fesidir araştırmasını yapmayı bilir.(umarım araştırılarak söz ediliyordur)
dikkat edilmesi gerekir aslında bu tip sanatçılara yazdığı şarkı sözleri devletin bekası için tehlikelidir.hapislerde çürütülmesi gerekir.zaten başımıza ne geldiyse bu tip sanatçılardan geldi.siyasi büyüklerimizin artık buna son verme zamanı geldi. tey tey
sadece kardeş türkülerle ortak çalışması olan roj u heyv albümü için bile her türlü övgüyü hak eden büyük bir müzisyendir.ayrıca mesela halepce türküsünü dinleyipte etkilenmemenin imkanı yoktur.önemli nokta ona karşı olan önyargılardan arınabilmektir.
not:peşin peşin belirteyim bir kelime kürtçe bilmem ama müzik böyle birşey işte sevmek için hissetmek yeterli...
geleneksel, kürt kılam ve stranlarını yeniden yorumlayan onlara adeta yeniden ruh veren kürt sanatçısı. geleneksel kürt müziği ile modern kürt müziği arasında bir köprü vazifesi görmüştür. onu kürt'lerin ibrahim tatlıses'i olarak tanıtmak çok yanlış. kendisi hiçbir zaman arabesk öğelere kaçmamış, sıradan gündelik müzik üretmemiştir. çok iyi bir bağlama ustası olan şivan perwer uzun yıllardır yurt dışında yaşamak zorunda kalmıştır.
(bkz: kürtçe müzik)
gerçek adı ismail aygün olan, urfa siverek doğumlu kürt sanatçı.
hakkında "kürtlerin ibrahim tatlıses'i" yorumlarına gelince;
eğitim, kültür, müzik vs. konusunda kürtleri'in ibrahim tatlısesi olmaktan çok uzak olan kimse. öncelikle, kendisi matematikçidir. gazi üniversitesi'ndeki matematik öğrenimini son sınıfta yarıda bırakıp yurtdışında tamamlamak zorunda kalmıştır. sonrasında müzikoloji üzerine bir dizi okul okumuştur ve doktorasına kadar yapmıştır. yani kültürlüdür, bilgilidir, hayata karşı bir duruşu vardır. müziği de gerçekten kalitelidir. müzik otoriteleri tarafından "yaşayan en iyi erkek sesi" sıfatı yakıştırılabilen birkaç kişiden biridir.
bu popülaritesini ucuz bir ticarete kurban vermek mevzubahis olursa evet kürtler'in ibrahim tatlısesidir. pkk, ynk (bkz: talabani), pdk (bkz: barzani) arasında bir oraya bir oraya yaklaşarak kendine yer edinmeye çalıştı bir aralar. ancak bu ikili (hatta üçlü) politika denemeleri hernekadar matematikçi realitesine uysa da sanatçı duygusallığına fazla sert ve ağır gelebilecek olan "ortadoğu siyaseti"nde sıçtı. bir anda gözden düştü, kişiliği sanatının önüne geçmeye başlamıştı ki, bu işlerden elini ayağını çekti. kuyruğunu kıvırdı, şimdi uppsala'da oturuyor.
geçtiğimiz sene şivan perwer foundation isimli bir vakıf kurdu ve burada takılıyor.
pusula programı ile kendisini ne kadar özlediğimi hatırlatan insan. hele naze parçasını söylerken çocuklar gibi oturup alkışladım, ağladım bile. ne oldu yani neydi o kadar büyütülen sorun. ülke mi bölündü, halk mı galeyana geldi? değermiydi be güzel kardeşim bu kadar acı çekmeye? nasılda duru sesiyle acıları anlattı, sorunları anlattı. çözümün basitliğini bize sundu. yüreğine dert düşmesin keke şivan.
" kek mithat " deyişi nasıl içtendi öyle. bütün ropörtaj boyunca hep aklımda kaldı. bir de mithat bereket'in "siz siyasi parti ve örgütlere uzak durdunuz, mesafenizi hep korudunuz? bu konuda düşünceniz nedir?" sorusuna "bizim olayımız böyle abe" deyişi bambaşkaydı. bu ne doğallık arkadaş. sanırsın bir esnafla konuşuyor.
verdiği mesajlara zaten değinmeye bile gerek görmüyorum. bölünme paranoyakları bakın bakalım ankara'nın öte yanında bir çatlama söz konusumudur? ne bileyim sabaha kalktığınızda belki bölünmüş olur maazallah.
bazı kendini bilmezler hiç utanmadan, sadece bok at izi kalsın muhabbeti yaparak karalamaya çalışmışlar.bu adamın sanatınada laf edildi ya artık diyecek söz bulamıyorum.ayıptır,günahtır...
bu kişilerin çabaları boşadır.şivan perwer zaten kendini aşmış bir kürt ozanıdır.bugün diyarbakır'da bir konser verse,izleyici sayısını tahmin bile edemessiniz.ki kendisinin en büyük hayalide budur zaten.
ayrıca sanal bir ortamda bir millet için keko demek kolaydır.ama götü yiyen bizzat yüzlerine karşı söylesin diyorum.
kimse yanlış anlamasın,yazım sadece bu tip düşünenler için.
kendisini beğenmek ya da beğenmemek için flüt çalmanın gerekmediği sanatçıdır.bazı insanlar anlamadığım şekilde bu adamı canla başla savunuyor yok şöyle büyük sanatçı böyle büyük sanatçı falan filan...bu şekilde savunabilirler buna bir lafım yok fakat kendisini beğenmiyorum deme hakkım yok sanki,öyle bir izlenim edindim bu adamı seven bazı kürt insanlarında.bu adamı bir ikon olarak gördüklerinden midir nedir.sevmedim diyince flüt çalıyor musun sen derler,lan salak ne alaka,sen gitar çalıp da mı beğeniyosun:hayır.ben bu adamın yaptığı müziklerden tiksiniyorum ve sesi de benim için sıradandır burda biter.
ilk yasağı seninle tanıdım. kasetlerinin devlet denilen şey tarafından yasak edildiğini öğrendiğimde korktum senden. babamın senin yüzünden hapis denilen yere konulmasından korktum. babam kasetlerini saklarken en akla gelmedik yerleri söylerdim çocuk aklımla, mesela camiye saklayalım derdim; allah'ın evidir, en iyi o saklar.
sonra ilk senden duydum "zindana diyarbekir"'i. işkenceyi, zulmü senden öğrendim. sonra aşkı duydum senden. "kirivê" dedin, "dotmam" dedin. yüzyıllarca söylenmiş "xecê u siyabend"'i de senden duydum. "ey ferat" deyip coştururken birden "de xalo" ile üzüntülere sevk ettin bizi. "halepçe" ile isyan ettik, anne kucağında zehirlenen bebeleri duyunca senden, kardeşlerimize daha sıkı sarıldık. kendimizi kaybettiğimizde "kine em" deyip sarstın bizi, "cane" ile govendlere sürdün. "mirkut" ile buğday dövdük, "naze" ile nazdan usandık.
1955 yılında şanlıurfa 'nın ilçesiviranşehir yakınlarında sori adlı bir köyde doğmuştur ki bu köy yakın bir tarihte sebepsiz yere tahliye edilmiştir.babası bir dengbej(kürtçe ozan) ve aynı zamanda çiftçidir.kendi anlatımıyla babası ona kendi gibi toprağın içinde harap olmasın diye çoban anlamına gelen şivan adını vermiştir fakat o babasına inat okumuş ve üniversiteyi kazanmıştır.mezun olmasına az bir süre kala kampüs içerisinde bir öğrenci gecesinde kürtçe söylemiştir.büyük bir ihtimalle bu onun en büyük hatasıdır.çünkü şarkıdan 1 hafta sonra okul hayatı sona ermiş bir ay sonra t.c. vatandaşlığı sona ermiştir ve suriye 'ye sürgüne gitmiştir.burda uzun yıllar kalmış sonra fransa'ya geçmiştir.burda kurduğu kurumlarla hem kendi savaşını hemde dilinin ve kültürünün savaşını devam ettirmiştir ve ettirmektedir.
sesi okadar güzeldir ki kürtçeyi anlamasanızda sesinin iniş çıkışlarından,titreyişlerinden,haykırışlarından neler anlattığnı anlarsınız.ses kalitesi bakımından dünyada nadir sanatçılardan biri olduğu sadece halk değil pavarotti gibi bir dev tarafındanda teyit edilmiştir hatta ingilterede verdiği bir konserde protokolde oturan lady diana kendisini ağzı beş karış açık bir vaziyette dinlemiş ve ayakta alkışlamıştır.
gel gelelim,ne yapmıştı bu adamda bu kadar sene gurbette kaldı.suriye,ırak,almanya,fransa,isveç, dolaş babam dolaş...kendi dilinde söyledi diye bu adamı kovdun sen.üstüne köyünü yok ettin,ha şimdi davası düşcekmiş,artık gelebilicekmiş diyorlar.siz dönermiydiniz?hep mi vatandaş vatanı satıcak.böylece vatan vatandaşı satmış oldu(e hoş,zaten hepimiz toptan satılmışızda).herkes bilsin,bu sesi duyun dinleyin değil amacım,dinlemeyin hatta arkadaşım zaten şimdiye kadar duymadıysanız tercihiniz başka yöndedir.ama bu tür bir muameleye ben mağruz kalsam sanırım çoktan beni şutlayan ülkenin karşısına dikilirdim yada karşıda kim varsa yanına.ama kendisi bir gün olsun dağa yardım etmişliği yoktur.zaten ırakta verdiği bir konser sırasında "bir daha türkçe söylememeye yemin etmiştim ama bozuyorum.bu kadar iftira ve hakarete rağmen bu parça kuzeye,kardeş türkiyeye güzel insanlarına gelsin"diyerek leylim ley'e girmiştir. satılmıştır ama satmamıştır.ne denir ki,helal olsun.
trt 6 ile para yüzünden anlaşmaya varamamış da bu yüzden gelmiyormuş.
iddialara en güzel yanıtı yine kendisi vermiştir.
"şivan perwer: önce kürt sorunu çözülsün"
köln - kürt sanatçı şivan perwer, türk devlet televizyonu trt’nin ‘pkk ile mücadele ‘ amacıyla seçimler öncesine denk getirdiği kürtçe kanal ile ilgili kendisi hakkındaki söylentilere cevap verdi. pewer, “benim şarkılarım bir halkın çığlığıdır. halkın sorunu da bir kanal ile çözülmez. televizyona çıkarsam önce kürt kanalları var” dedi. şivan perwer, kürt halk gerçekliğinin içinde yer aldığını ve halkının istemi dışında bir adım atmayacağını belirterek, türk devlet televizyonundan gelen teklifleri reddettiğini açıkladı. kürt sanatçı şivan perwer, köln’deki hyatt otel’de basın toplantısı yaparak, kendisi hakkındaki spekülasyonlara açıklık getirerek, "ülkeme dönüşüm trt için olmayacak" dedi.
35 yıldır kürt sanatına hizmet ettiğini, 33 yıldır sürgünde yaşadığını hatırlatan perwer, "biz parçalanmış bir halkız, kürt meselesi dünya sorunu oldu. bizim bir gerçeğimiz var o da kürt halk gerçeği. biz bu halkın mensuplarıyız. ben halkımın acılarını, çığlıklarını, gerçekliğini söyledim. ben zulme karşı isyan ettim. bunun için 33 yıldır doğduğum yerden, ülkemden uzaktayım. benim şarkılarım isyandır; bir halkın çığlığıdır. bu halkın sorunu çözülmedi. bir kanalın açılması ile de bu sorun çözülmez" dedi.
türk devleti inkarcidir
kürt halkının bir realitesi olduğunu kaydeden perwer, 85 yıldır türkiye’nin bunu inkar ettiğini, inkar ile sadece kürtlerin değil, türklerin de rahat etmeyeceğinin artık anlaşılır duruma geldiğini söyledi. kürt sanatçı perwer, devam düşüncelerini şu cümlelerle ifade etti: "kürt halkı hep kardeşlik elini uzattı. türkleri arkadan vurmadı. bizler, ortadoğu’nun en eski halkıyız. bizler, hep yok edilmek istendik. türkiye kürt meselesinde hep kaybetti. ben halkımın bir sanatçısıyım. ben sadece türkü söylemiyorum, zulme karşı isyan ediyorum. bugün kardeşlik deniliyorsa eşit şartlarda kardeşlik olur. kürdistan ismi kimseyi korkutmamalı."
ülkesini, halkını sevmeyenin, birey olamayacağını da kaydeden perwer, kendisinin her zaman geniş bir çerçeveden sanata yaklaştığını ve ırkçı bir sanatçı olmadığını söyledi. perwer, 33 yıldır ülkesinde uzakta, zulme karşı olduğunu, eğer bu zülüm devam edecekse, dışarıda da ölmeye razı olacağını söyledi.
türk ve kürt basının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda şivan perwer'e sorular da soruldu.
'kendi televizyonlarima çikarim’
kürdistan gerillalarına düşmanlığıyla bilinen akp’nin diyarbakır milletvekili abdurrahman kurt ve trt 6’nın başına getirilen istihbaratçı sinan ilhan ile bonn'da yarım saat süren bir görüşme yaptığını doğrulayan perwer, “onlara da söyledim. eğer gidersem halkıma giderim. inancıma göre giderim. ben türk devletinin kırmızı çizgiler çerçevesinde gitmem. kürt halkı kendi imkanları ile kanallar açtı ve açmaya devam ediyor. benim kürtçe televizyona çıkma gibi bir düşüncem varsa, önce roj tv, kürdistan tv, kurd 1 gibi kürt kanalları var. oraya çıkarım ve çıkıyorum. barışa katkıda bulunacaksam giderim” diye konuştu.
nilüfer akbal’in hakareti
trt 6’nın kadrosuna dahil olan nilüfer akbal’ın avrupa’daki kürt sanatçılar için “oralarda sürünüyorlar. devlet kanal açmış daha ne istiyorlar” şeklindeki hakaretinin hatırlatılması üzerine perwer, "kürt sanatçıları zor şartlar da sanat yapıyorlar, sanatını ifade ediyorlar. kürt sanatçısı, umudunu inancını sanatında alıyor. sanatçı belli amaçlar için kullanılacaksa yapmamalı" dedi.
erdoğan’a hitler hatirlatmasi
türk başbakanı recep t. erdoğan’nın kürdistan gezisinde, ‘tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan diyoruz. bunu beğenmeyen gitsin’ sözlerine ilişkin bir soru hakkında da perwer, kürt halkının erdoğan’a önceleri destek verdiğini; ancak erdoğan’ın statükoyla uzlaştığını vurguladı. perwer devamla “ya sev ya terket” anlamındaki söylemlerin, 1930 ila 1945’ler almanyası’nda neleri ortaya çıkardığının bilinmesi gerektiğine dikkat çekti.
kürt siyasetçiler kurban olmasin
bir gazetecinin ankara-hewler yakınlaşmasını sorması üzerine perwer, özetle şunları söyledi: “kürt halkı uyanık olmalı. türkler, yıllardır kürtlerle savaşıyor. şimdi ise kürt siyasetçilerini kabul ediyorlarsa bizimkiler de siyasi rollerini oynamalı. kürt halkına karşı az oyunlar oynanmadı. insanlar yaşamak için direnir. kürtlere karşı çok oyun oldu ve kürtler katledildi. siyasilerimiz kurban olmasınlar.”
trt ile pazarlik ahlaki mi?
bilindiği gibi paris kürt enstitüsü başkanı kendal nezan’ın hazırlaklarını sürdürdüğü kurd1’in test yayınındaki tanıtımlarda şivan perwer de kültür-sanat sorumlusu olarak takdim ediliyor. bir gazeteci bu durumu anımsatarak, buna rağmen perwer’in trt ile para pazarlığı yaptığı iddialarını ve bunun etik olup olmadığını sordu. bir kez daha trt yetkilileriyle görüştüğünü kabul eden perwer, “ancak, kesinlikle yarım saat süren bu görüşmede para konusu konuşulmamıştır. katledilen, köyleri yok edilen, binlercesi cezaevine atılan bir halkın mensubuyum. ben mücadelemi hiç bir zaman parayla ölçemedim” dedi.
türkiyede konser verirse bir milyon kürdün toplanıp gideceğinden eminim.
neden mi?
-şivan perwer bir neslin değil üç neslin şivanıdır!
o ne katildir ne de pkklı,o insan için dilenebileceğin en güzelini dilemeye çalışmış dünya standartlarında tescilli bir kabiliyete sahip bir sanatçıdır.
sanat insanoğlunun ürettiği en muhteşem mirastır. sanatçı da bu mirasın üretilmesinde aracı olan kişidir. sanatçının el emeği göz nuru ile bir sanat eseri çıkar ortaya ve bu eser sadece ona ait değildir. bu dünyada yaşayan herkese aittir.
işte bu yüzdendir sanatçının insanlığa olan sorumluluğu ve bu sorumluluktan dolayı eğer ortada bir yanlış var ise sanatçı bunu ortaya koymak zorundadır.
yanlışı ortaya koyarken tüm insanlığa olan sorumluluğundan dolayı da tarafsız olur. sadece kendi ırkından, kendi görüşünden diye değil, yanlışa yanlış olduğu için karşı çıkar.
yaşadığımız ülkede bir çok yanlış iş var. bunları görmemek için kör olmak lazım. sanatçı da bunu eleştirecektir tabi. ancak kendi tarafına yontarak değil.
eğer şivan perver bu ülkede şu hatalar var ama bunun çözümü de eline silah alıp dağlara çıkmak değildir; bunun yolu insanları öldürmek değildir; bunu yolu şehirlerdeki masumlar ölsün diye bombalar patlatmak değildir deseydi, diyebilseydi, emin olun ben de ayakta alkışlardım onu.
ama sen yol kesen, adam, kadın, çoluk çocuk demeden öldüren, ülkenin içindeki hepimizin kanını korkudan dondurarak kazanımlar elde etmeye çalışan ve aklı çalışan herkesin lanet ettiği bir örgütünü savunursan sana bırak sanatçı, adam bile denmez.
şimdi diyorlar ki gelse türkiye'ye bir milyon kürt onu izlemeye gider. doğrudur. belki daha fazla bile gidebilir. ama bu onun büyük sanatçı olmasını gerektirmez. üstüne üstlük efendim şivan perver pkklı ve katil değilmiş. afedersiniz ama katili öven ve yüceltenin benim gözümde katilden farkı yoktur. siz farklı düşünebilirsiniz.
karşımdaki öldürürse katil, bizimkiler öldürürse gariban gerilla. bu en hafifinden iki yüzlülüktür. samimi olmamaktır.
iki yüzlü insandan da sanatçı olmaz.
son not: pkklılara, bir tek, günahım kadar sevmediğim akp milletvekilleri düşman değil. şivan perver bundan adı gibi emin olabilir.
tanım:şarkıcı
açıkçası kendisinin yaptığı müzikleri internetten ve bazı arkadaşlarım aracığıyla bir kaç kere dinlemişliğim vardır.hiç mi hiç beğenmediğimi söyleyebilirim,ne tarzını sevdim ne de sesini.özellikle tarzı benim için mide bulandıracak kadar kötüydü .benim için yenibosna metrosunda saz çalan amcadan bir farkı yoktur kendisinin.günahım kadar severim.sanki sevgime ve beğenmeme çok ihtiyacı var o ayrı konu.şimdi lafı nereye getirmek istediği söylüyorum:bu başlık altında amed e gelsin 1 milyon kürt de onu dinlesin diyen insanlar acaba girilerinin eksi oy aldıklarını gördüklerinde neler düşünüyor?ya da değiştiriyorum diyarbakır yerine niye amed yazıyorlar?çünkü amed onun asıl adıdır dimi.diğer şehirlerin de asıl ad diye kastedilen adları var onda niye aynı hassasiyeti göstermiyorsun o zaman?aynı şekilde girilerinin eksi oy alacağını bilerek ve de ona göre yazıyorsun onda sonra sizi yemez korkmayın midesi kaldırmaz diye üstün bir mizah anlayışıyla eksi oylara cevap veriyorsun.dürüst ol ahbap sen zaten eksi oy alması için yazmıştın ve eksi oy alması hoşuna gitti.işte bu diyip eksi oyları gördüğünde sevindin ve sizi gidi kürt ü ve kürtçe yi kaldıramayanlar deme fırsatı elde ettin.zaten baştan beri bunun için yazmıyor muydun,şivan perwer falan hikaye.gerçi ben ne desem boş,klavye delikanlısıyız hepimiz