japonların resmi dini olan şintoizmde hoşgörü, önemli bir yer tutmaktadır.
şintoizmde bütün ilahlar, doğa güçleri ve doğada bulunan kavramlarla ilgilidir. örneğin ‘aile’ bir dindir ve kutsaldır. birbirleri ile hem kardeş hem de karı-koca olan gök ile yer, bütün tabiat ilahlarını oluşturmuşlardır. tüm ilahlara saygı göstermek dini bir zorunluluktur.
japonlar, ölülerini mutlu etmek için mezarlara yiyecek ve içecek bırakırlar. onlara göre ölüye karşı görevini yapan bir insan, diriye karşı da görevini yapar.
şintoizmde ister ölü, ister diri olsun tüm varlıklara karşı saygılı olmak gerekir,
japon mabetlerinde çok miktarda tarihi eser bulunur. örneğin tarihi yelpazeler, aynalar, hırkalar, kimonolar, değerli taşlar gibi eşyalar mabedlerde sıkça görülebilir. çünkü japonlar geçmişlerine ve geleneklerine son derece bağlıdırlar.
japonların, kendi dinlerindeki hoşgörüye benzer bir hoşgörü anlayışına sahip olduğu için mevlana’dan çok etkilendikleri söylenir.
her sene
mevlana müzesini ziyaret etmek ve şeb-i arus törenlerini izlemek için binlerce japon, konya’ya akın etmektedir.