belki ilginizi çeker
  1. · kızların ulu orta söylememesi gereken şarkılar
  2. · ne güzel şey kardeşim sevişmek
  3. · kapitalizm
  4. · günaha davet
  5. · arzu bursa
  6. · kiraz mevsimi
gündem
  1. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  2. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  3. · boylumlama
  4. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  5. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  6. · demokratik sol halk partisi
  7. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  8. · 7 mayıs 2005 pain of salvation ankara konseri
  9. · am fihristi

şimdi sevişme vakti  

  1. efsane bir ezginin günlüğü şarkısı. sait faik'in aynı adlı şiirinden uyarlanmıştır.

    çıplak heykeller yapmalıyım
    çırılçıplak heykeller
    nefis rüyalarınız için
    çırılçıplak heykeller

    bir kere duyarsan güzelliğini tadını
    sonra ah oturup hüngür hüngür ağlasam
    boş geçirdiğim bağırmadığım günlere
    kiraz mevsiminin sevişme mevsimi olduğunu

    sana nasıl bulsam nasıl bilsem
    nasıl etsem nasıl yapsam da
    meydanlarda bağırsam
    sokak başlarında sazımı çalsam
    anlatsam şu kiraz mevsiminin
    para kazanmak değil
    sevişme vakti olduğunu
    (dr conners, 21.11.2004 18:42)
  2. şiirin aslı şöyledir:

    çıplak heykeller yapmalıyım.
    çırılçıplak heykeller
    nefis rüyalarınız için
    ey önümden geçen ak sakallı kasketli,
    yırtık mintanından adaleleri gözüken
    dilenci
    sana önce
    şiirlerin tadını
    aşkların tadını
    kitaplardan tattırmalıyım
    resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...

    şu oğlan çocuğuna bak
    fırça sallıyor
    kokmuş manifaturacının ayağına
    dörtyüzbin tekliğinden
    on kuruş verecek.

    seni satmam çocuğum
    dörtyüzbin tekliğe,
    ne güzel kaşların var
    ne güzel bileklerin
    hele ne ellerin var, ne ellerin.

    söylemeliyim,
    yok
    yok... meydanlarda bağırmalıyım.
    bu küçük
    güllerin buram buram tüttüğü
    anadolu şehri kahvesinde
    kiraz mevsiminin
    sevişme vakti olduğunu.

    resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım
    baygınlık getiren şiirler
    kiraz mevsimi, kiraz
    küfelerle dolu pazar.
    zambaklar geçiriyor bir kadın.
    bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor
    sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
    belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı
    o biçimsiz bizans şarkısı.

    sana nasıl bulsam, nasıl bilsem,
    nasıl etsem nasıl yapsam da
    meydanlarda bağırsam
    sokakbaşlarında sazımı çalsam
    anlatsam şu kiraz mevsiminin
    para kazanmak mevsimi değil
    sevişme vakti olduğunu...

    bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını,
    sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
    boşa geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere
    mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğunun
    oğlu bir şiir okusa
    karacaoğlan’dan
    orhan veli’den
    yunus’tan, yunus’tan...
    (wondrous, 20.03.2006 12:17)
  3. şarkı bir sevgiliye, soğuk çifte vs. yazılmış görünüp şiirin aslından anlaşılacağı üzere bir ayakkabı boyacısı çocuğa yazılmıştır.
    (yedinin yedincisi, 15.05.2006 16:46)
  4. ''seni satmam çocuğum dörtyüzbin tekliğe'' cümlesi,nedense beni bu şiirde en çok etkileyen kısımdır.
    (manha de carnival, 16.10.2006 21:40)
  5. (luminaire, 06.07.2007 20:37)
  6. şimdi sevişme vakti, sait faik'in şiirlerini derleyen bir kitabıdır. şimdi sevişme vakti'ndeki şiirlerde konu, sait faik'in vazgeçemediği tutkusu olan 'yaşama' ve 'sevgi' çevresinde odaklanır. bu şiirlerde, ne olağanüstü aşk, ne tutku vardır; tam tersine sait faik, herkese özgü duyguları kendi diliyle dışa vurur. bu şiirlerde kimi zaman şiirden hikayeye kimi zaman da hikayeden şiire geçildiği dikkati çeker. sait faik, şiirlerinde duyarlılık dozunu iyi ayarlamıştır. şiirin iç uyum öğeleri (ses ve kelime yinelemeleri, cümle uzunlukları vb.) dışında başka şiir öğelerini (ölçü, uyak, nazım birimi) kullanmadığı halde, hikayelerinde olduğu gibi, şiirsel söyleyişi yakalamış ve yansıtmayı bilmiştir.
    (bkz: copy paste değil alın teri)
    (ugandalı nil timsahı, 23.07.2007 12:26)
  7. el ayak çekilmeden
    girmezdin koynuma.
    sessizlik derdin, derin derin solurken
    her yer sessizlik.
    benim sadece senin
    senin sadece benim olduğun zamanlardı.
    gecenin körüydü ihtimal.
    odada sokak lambası loşluğu,
    perdeler sımsıkı kapalı,
    birbirine dokunan iki çıplak ten,
    ve sessizlik.

    duvarda sokakatan geçen insanların
    yerden yansıyan gölgeleri,
    yanlarında
    kıpırdamadan sevişen bizim gölgelerimiz,
    senin gözlerin kapalı,
    dudakların suskun,
    tenin ateş,
    bende bir sen arzusu
    susuzluk, telaş
    uzun uzun bakardım sana

    el ayak çekilmeden
    girmezdin koynuma
    sessizlik derdin...

    şimdi tek başıma,
    duvarımda kendi gölgemi oynattığım gecelerde
    senin gölgenin de tek olmasını hayal ediyorum.
    bir yerleden yansır da
    belki duvarıma düşer diye.
    (diazepam, 26.12.2008 13:36)
  8. ezginin günlüğünün mükemmel parçası. kısa bir ömürde, sevmek ve sevişmek varken, herşey bugün ki gibi güzel ve sağlıklıyken, zaman geçmeden, zamanı gitmeden, zamanı geldiğinde demeden yaşamak gereklidir, yaşamak, bir de bunu ifade edebilmek.
    (ağustos, 26.12.2008 14:13)
  9. (durağa yaklaşırken stres yapan genç, 14.05.2009 11:27)
  10. (yalnızlık bir yangıdır, 25.11.2009 12:00)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil