bizde çevirinin
tanzimat'la başladığını biliyoruz. ama o zaman yapılan şiir çevirilerinde bir yabancı şairi, deyişi, düşüncesi, biçemi ile bir yabancı şairi bulmamız olanağı yoktur. sanki o yabancı şairler, bizim tanzimat şairlerinin biçemine sığınmış gibidirler. gerçek şiir çevirisi ise
cumhuriyet döneminde oluştu. bunda şiirin özüne değinen bir sorun olduğunu sanıyorum. bence her şair şiir çevirmelidir zaman zaman; böylece hem kendi geleneğinden kurtulmak, hem de anadili üzerinde düşünmek olanağını bulur. gerçekte bu kurtuluş ile bu dönüş, şair için en gerekli sarsıntıdır. yeter ki,
tanzimat çevirmenlerinin iki yana da yaramayan çıkmazına düşülmesin! çeviri, özellikle şiir çevirisi, sanınm ki, hep sorunlu bir konu olarak kalacaktır. yabancı bir şairi, çevirilerinden ne kadar tanıyabiliriz? hele çevrilen dil başka bir dil ailesinden ise? bence en iyisi, çeviri ile aslını karşılıklı koymaktır.