geceleri,alkolluyken okunduğu zaman etkisini çok daha fazla hissedebileceğimiz, sadece kelimelerden ibaret olmayan,bir duyguyu en güzel betimleyen bir yazı türü.
seni karanlıkta yatırıyorlar
korkuyorsun geceden
bakıp bakıp pencereden
yatağına sokuluyorsun.
ben hep eski yerimdeyim biliyorsun
hava açık olduğu zamanlar
beni seyrediyor, seviniyorsun.
ah ne olurdu ben de
sana göründüğüm şekilde
odana gelseydim.
ateşböcekleri gibi
küçücük avucunda
yanıp yanıp sönseydim.
seneler geçip gider, büyürsün.
bir gün olur, hepsi biter
endişeler, o çocuk üzüntün
hepsi biter.
aydınlanır senin için geceler, güneş gibi görünürsün.
biraz sabır, küçük çocuk, biraz sabır!
ama allah'ın koyduğu yerde
yıldızlar daima yalnızdır.
günümüz tiki kızlarına, spor arabasında hava atanlara, bağdat caddesinin burjuvalarına, aklı fikri markalarda olanlara, verilmiş olan ve hâlâ verilen kavgaya inanmayanlara hiçbir şey anlatmayacak olan şeydir.
düz yazının bittiği anda duyguları tasvir etmek için kullanılan yazım türü.burada simgeler , tasvirler , kelime oyunları ve benzerlikler , örneklemeler önplana çıkmaktadır.
tümüyle bir içe bakıştır. kendini içinden dışına doğurmaktır belki bir anlamda. ne duyumsuyorsan yaşadıklarından veya yaşamak istediklerinden yana; olancasını alıp bir harmanda sepetlemektir aslında.
şiir çok az insanın yazabildiği ve çok az insanın anlayabildiği duygu dağılmasının okuyanda toplanması durumudur ki bu yüzden herkes şiir okuyamaz. şiiri okuyabilen birinden dinlendiğinde anlaşılır kanımca. şiir için çok katı düşüncelerim vardır elimde değil. ben şiir okuyamıyorum ve asla şiir yazamam.ama şiir duygusunu içimde yaşatırım, severim."şiir gibi..." tabirini çok severim mesela.
şairin elinde bir silah bu duygularla beslenen
mürekkep değil zehir sanki zavallı kağıda dökülen
senden kalanlardır! her satırda gömdüğüm
yalnızlığın nöbetinde karanlığa aşık her günüm
4 duvar - 1 kalem - 1 kağıt ve 1 ölü
başıda sonuda ağlamaklı! yazarı meçhul bir öykü
sırtını bana döndü! aynadaki bu yüz
terk-i diyardan önce! duygularıda bölüşürüz..