ilk başları çok karışık olan. ve okuması sıkıcı gelen bir kitap.ama sonradan kaptırıveriyo insan kendini.şahsen ben üç kere okudum.o derece yani.
ayrıca ileri öldürme teknikleri ayrıntılı bir şekişlde anlatılsa daha bi güzel olacak kitap. trevanian ağabey tırsımış insanlar sapıtır da uygulamaya kalkışır diye. olsun böylede çok güzeldir. şiddetle tavsiye edilir.
trevanian'ın okuduğum tek kitabı..cinayet sahnelerinde ayrıntıya girmeyecek diye önce hayal kırıklığına uğradığım(sebebinin başka bir kitabında anlattığı şekilde bir müzenin soyulması olduğunu öğrenince gülmekten koptuğum),kitabı okudukça bunun eksikliğini duymadığım ve go oyunuyla ilgilenmeme vesile olan kitap
trevanin 'ın kitabında ''sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. şöyle düşün; o kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. o kadar gerçek ki, sahici olamasına gerek yok. şibumi demek bilgiden çok anlayış demek. ifade dolu bir sessizlik demek. kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllük demek'' şeklinde tanımlanan felsefe.
kimileri yenileceğini anlayınca zarifçe geri çekilir, kimileri ise zaferin sorumluluğunu üstlenir. işte nicholai hel ne olursa olsun, kazanmak isteyenlerdendi.
trevanian'ın fotoğrafi bile çekilemeyen, kurşun kalemle yahut kartla insan öldürebilen, mağaracılığa merak sarmış ve aşmış karakteri nicholai hel'i anlattığı, okunması şiddetle tavsiye edilen kitabı.
içinden türlü türlü aforizma çıkarılabilen, her okuyuşta içinde başka bir şeyler bulunan, go oyununu şiddetle öğrenme isteği yaratan, idol alınası nicholai hel ve alaycı şair benat le cagot karakterleri ile gerçekten çok etkileyici tiplemeler çizen muhteşem roman.
böyle de olmazki dedirten harikalıkta hel, shibumi'nin kadın versiyonu hana, her eve lazım le cagot ve muhteşem bir kurgu,1.5 günde biten 440 sayfa ve delicesine bir bilgi kaynağı olan kitap. mağaracılık ve go oyunu, çeşitli kültürler ve diller hakkında ciddi bilgi kaynağı.
insanlar ve sürüler ve yapılması zor işleri yapabilecekler arasındaki farkı açık eden esprili hiç sıkmayan kitap. kitaptan fazlası.
sonu itibarı ile biraz hayal kırıklığına uğradığım (asla kötü değil) kitaptır. trevanian'ı çok seven biri olarak bu kitabıda kitaplığımın en baş köşesine yerleştirmiş bulunmaktayım. mutlaka okunmalı.
kutsal kitap.can ciğer bir arkadaşım kendince çevirisini "dinginlik" diye yapmıştı.
bir şey o kadar gerçektir ki kanıtlamana gerek yoktur.birini o kadar seviyorsundur ki söylemene gerek yoktur.
kitabın yazarı kahraman hel gibi gizemlidir.ölene kadar adresini bilen yoktu.
tam olarak hangi dönemde piyasaya çıktığından emin olamadığım, yine ne olduğundan emin olamadığım bir psikolojik etkileşim nedeniyle son dönemde acayip popülerlik yakalayan, otobüste, durakta, ofiste sağda solda, sürekli gördüğüm trevanian kitabı.
travenian kitabın bir yerinde şibumiyi şöyle tanımlıyor, bu alıntı aslında kitabın özeti niteliğinde;
''shibumi demek;
bilgiden çok anlayış demek.
ifade dolu bir sessizlik demek.
kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçak gönüllülük demek.
anlatılamayacak bir niteliği tarif etme çabası: bilindiği gibi shibumi ;
sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır.
o kadar doğru bir sözdür ki cesaretle söylenmesine gerek yoktur.
sanatta shibumi, zarif bir basitliği ifade eder. buna 'sabi' denir.
felsefede kendini 'wabi' olarak gösterir. büyük bir ruhsal rahatlık ama pasiflik değildir.
bir insanın kişiliği ise hakimiyet peşinde olmayan otorite olarak ifade edilebilir.
insan shibumi'yi elde edemez. ancak onu... keşfeder.
bunu yapabilen pek az sayıda üstün nitelikli insan vardır.
insanın shibumi'ye erişebilmesi için bilgilerinden geçerek basitliğe
erişmesi gerekmektedir.''
kitapta çıplak elle adam öldürme teknikleri de yer almaktadır. bunlara da tehlikeli olacağı gerekçesiyle fazla değinilmemiştir.
ayrıca;
(bkz: hoda korosu)
japonca da buruk tad,lezzet ve arıtma (rafine etme) karşılıklarına gelen sözcüktür.
bir japon'a shibuminin anlamını sorduğunuzda size tüm kelimeleri birleştirerek şunu söyler,
şibumi rafine ederken kullanılan ve ağızda buruk bir tad bırakan bir lezzet testidir...
" travanian abi de böyle demişti ama kitapda shibumi için!.." dediğinizde de karşınızda ki japon;
-allahallah bu da ilginç bir yaklaşımmış ama biz bundan haberdar değiliz...
şeklinde ki surat ifadesiyle size bakar....
sizde hem okuduğunuz kitapdan,hem travanian dan,hemde karşınızda ki japondan artık şüphe edersiniz...
okurken insanı etkisi altına alan, bitirdikten sonrada belli bir süre aklınızı meşgul eden dolu dolu ilginç bir kitaptır.benim diğer yazarların değindiği konular dışında hatırımda kalan insanlarda var olan yakınlık algılama duyusu. aziz nicholai hel, görmeden yaklaşan kişilerin yaydığı titreşimden kim olduğunu, nasıl duygularla geldiğini, dost mu düşman mı olduğunu algılayabiliyordu. shibumi mertebesine ulaşamamış insanlarda ise zerresi görülebiliyormuş bu duygunun. mesela görmeden birinin size baktığını algılayıp o yöne dönmek, ya da sanki biri beni izliyor, ya da takip ediyor gibi bir hisse kapılıp bunun doğru çıkması normal insanlardaki yansımasıymış. yer yer yaşarsam bu hissi okuduğum bu kitap geliyor aklıma. şiddetle tavsiye ederim okumayanlara.