"islam peygamberi muhammed tarafından önce vahiy olarak açıklanıp, sonradan şeytan tarafından söyletildiği gerekçesiyle geri çekildiği iddia edilen birkaç kur'an ayeti." bunlar, birçok islami kaynakta bahsedilen, kuran'a şeytan tarafından sokulduğu ifade edilen ayetlerdir. daha sonra bu ayetlerin kuran'dan çıkarıldığı rivayet edilir.
muhammed, bir gün, putperestlere
necm suresini okurken,
"18. andolsun o, rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
19. gördünüz mü o lât ve uzzâ'yı?
20. ve üçüncüleri olan ötekini, menât'ı."
ayetlerinden sonra,
"işte bunlar, yüce turnalardır (veya kuğulardır -
garanik-). şefaatleri de elbette ki umulur." diye devam eder. necm suresinin sonunda secde ayeti bulunduğu için secdeye gider. ahali de "bizim putlarımızı iyi andı" kafasıyla secde eder falan. mevzu temel olarak budur. nüans denebilecek farklarla, birkaç hadiste aktarılır bu olay.
necm suresinin bugünkü haline bakarsak:
"19. gördünüz mü o lât ve uzzâ'yı?
20. ve üçüncüleri olan ötekini, menât'ı.
21. demek erkek size, dişi o'na öyle mi?
22. o zaman bu, insafsızca bir taksim!
23. bunlar (putlar), sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. halbuki kendilerine rableri tarafından yol gösterici gelmiştir." ...
yani, lat, menat, uzza'yı gördünüz mü? demek kendinize erkek ismi, tanrıya kadın ismi veriyorsunuz. bu insafsızca. ve devamı. hani kopuk filan diyebiliriz, ama kuran'da bu tarz çok pasaj mevcut.
isra suresinin şu ayetlerinin bu olayla ilgili olduğu şeklinde yorumlar mevcuttur:
"73. müşrikler, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için seni, nerdeyse, sana vahyettiğimizden saptıracaklar ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.
74. eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten, nerdeyse onlara birazcık meyledecektin.
75. o zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın. "
yine
hac suresinin 52. ayeti bu olay ile ilgili olduğu ifade edilir.
"52. (ey muhammed!) biz, senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, o, bir temennide bulunduğunda, şeytan onun dileğine ille de (beşerî arzular) katmaya kalkışmasın. ne var ki allah, şeytanın katacağı şeyi iptal eder. sonra allah, kendi âyetlerini (lafız ve mana bakımından) sağlam olarak yerleştirir. allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."
dikkat edilirse, kuran burada muhammedden önceki hiçbir nebi veya resul'ün şeytanın yaramazlıklarından kurtulamadığını söylüyor. bu iki şekilde yorumlanabilir. "ama seni koruyoruz" şeklinde ya da "takma kafana, hepsine oldu benzer şeyler" anlamında. ayetinde devamında gelen "allah, şeytanın katacağı şeyi iptal eder. sonra allah, kendi âyetlerini (lafız ve mana bakımından) sağlam olarak yerleştirir" bölümünden ise, daha evvelkilerin değil kuranın kastedildiğini anlamak zor değil. yani ayet diyor ki: "takma kafana, öncekilerde de oldu böyle şeyler. şeytan rahat durmuyor. ama allah ayetlerini korur, onun katmasını çıkarır."
tabii, burada olan biteni yorumlamak size kalmış. bana göre şeytanın filan muhammed'in aklını karıştırdığı yok. belli ki siyasi bir hamle olarak, muhammed ahalinin kalbini kazanmak filan istemiş. konjonktür, henüz islam'ın güçsüz olduğu mekke dönemleri filan. öyle çıkıp kuran okumana filan izin vermiyorlar, eziyet ediyorlar sana. böyle bir hamle ile çıkıp derdini anlatabilmiştir bir süre. vs. vs. ama tabii bu kez de müslümanlar muhammed'e tepki göstermiştir. bu bölümler bahsettiğimiz şekilde necm suresinden çıkarılmıştır.
inananlar açısından bakarsak, uydurmadır filan derler genellikle. secde etme konusu sahih hadisle sabittir. diğer detaylara ise genellikle sahih değil hadisler filan diye karşı çıkılır. ayetler olaydan epey sonra inmiştir filan denir.
not: salman rüşdi'nin kitabı 'the satanic verses' da bu hikayeyi anlatır bir yerinde. tabii rüşdi'nin başına gelenlerden sonra, rüşdi ve kitap dünya çapında yankı uyandırınca bu olay "şeytan ayetleri" şeklinde anılmaya başlanmıştır. aslında
garanik olayı veya
ğaraniyk hadisesi şeklinde eskiden beri bilinirdi...