çoğu insanın her cümlesinin içinde geçen, genellikle kullanıldığının farkına bile varılamayan, akla bi şey gelmeyip de zor durumda kalındığında başvurulan tek başına bi anlam ifade etmeyen sözcük (tek başına kullanıldığında devamının geleceğine işaret eder)
var olan bütün cisimlerin yerini tutan , ülkemizde kullanıldığı takdirde en az yüzde elliden fazla olarak cinselliği çağrıştıran türkçenin en genel zamiri.
hukukta eşya anlamında kullanılan. türkçemizde adı bilinmeyen veya o an için adı hatırlanmayan herşeyin adı olarak kullanılan isim. şey'in anlamlanması süreci ortak yaşanmışlık gerektirir. telepatik ve insana özgüdür.
bunun bide espirisi vardı anaokulunda sana bir sorum var yeş'in tersi ne?
cvp - şey
şey ney?
bunu hala yapanlar varmış bugün bunu gördüm hayır 5 yaşındayken kaldırabiliyorsunda bu yaşta olmuyor, espiriyi yapanın suratına kusma isteği uyandırıyor insanda...
tembellikten veya kelime bilgisi yetersizliğinden cümledeki boşlukları doldurmada kullanılan kelimedir, neredeyse her zaman yerine gelebilecek uygun ve daha spesifik kelimeler vardır
hitabet yeteneği üstün insanların kullanması durumunda, konuya hakim olmadığı veya kendini konuya veremediği hissi uyandırır, yadırganır, bu tarz insanların üstüne yakışmaz. bir benzeri ise konuşma esnasında sıkça ııı, ımm, ıııı kullanmaktır.
kendinden önceki veya sonraki kelimeyle genelde ortaya çıkar.söz,eşya,olay,eylem v.b. belirsiz kelimeleri ,tanımlamakta zorlanılınca asıl kelime yerine kullanılan kelime de denilebilir.
bu açıklama sadece türkçe de anlam karşılığı olabilir.
kavramın değişmesi ile "şey" in anlamı da değişir.
örnek: metafizik anlamda "şey" cevher demektir.
anlamsız gibi görünüp birçok sancıya gebe olabilecek kelime. tabiri caizse ne menem şeymiş* dediklerimizden. metin akpınar'ın dediği gibi; kendi başına bir anlamı olmayan ama cümle içinde her anlama gelebilen bir şey.
parantez açılsın:
hal böyle olunca şeye sen istediğin anlamı yükle ama önünde şey diye debelenen birine şans ver.
parantez kapansın.