• görseller

    • şerif mardin
    • şerif mardin
    • şerif mardin
    • şerif mardin
    • şerif mardin
  1. stanford mezunu ünlü sosyolog.ayrıca boğaziçi siyasi bilimler fakultesinin de kurucusudur.türk modernleşmesi üzerine çalışmaları vardır.
  2. merkez-çevre kavramlarını ilk kez türk modernleşme tezlerinde kullanan bilim insanıdır.

    kabaca söylemek gerekirse şerif mardin, modernleşme sürecindeki türkiye'yi iki ana gruba ayırır ve "bürokratik elitler" (emre kongar devletçi seçkinler der) ve "merkez dışında kalmış geniş yığınlar"(çevre) olarak iki çatışma grubundan bahseder. ideolojik olarak bürokratik elitlerin "laisist" siyasal/toplumsal çevrenin ise "islamcı" olduğunu belirtir; islamı da bir dinden çok çevrenin içerisinden konuştuğu bir ideoloji olarak kabul eder. mardin, batı'daki merkez-çevre çatışmalarıyla türk modernleşme tarihindeki merkez-çevre çatışmalarını karşılaştırır bizdeki "sürekli çatışma" halinin, batı'daki "çatışma-uzlaşı-çatışma-uzlaşı..." sürecinden çok farklı olduğunu, bunun da bğrokratik elitlerin siyasal ve toplumsal boşluk bırakmayan denetim ve şekil verme istenci olduğunu belirtir.

    söyleyecek çok şey var aslında....iletişim yayınlarından şerif mardin serisi çıktı. oradaki toplu makalelerde herşey var. hatta "merkez-çevre" kavramını sosyal bilim hayatımıza katan ilk makale bile var.
  3. edwar shilslerden eisenstadt lardan aldığı birikimle merkez- çevre paradigması geliştirmiştir. bu fikirlerini osmanlı- cumhuriyet tarihine uyarlamıştır . zamanında çok tutulan bu paradigma postmodernist eleştiriler ile iice zayıflamıştır. küreselleşme ve çevrenin merkezi dönüştürücü etkisinden bahsetmemesi bunlardan başlıcalarıdır. bir de said nursi ile çok uğraşır..
  4. 22 temmuz 2007 seçimlerinden sonra hoca'nın en çok konuşması, görüş bildirmesi gereken akademisyen olduğunu düşünüyordum; sanki bu düşüncem birileri tarafından duyulmuşçasına (!) hoca, ntv'de bir programa konuk oldu ve görüşlerini açıkladı. açıkçası çok net konuşmadı, ne pembe bir tablo çizdi ne de çok karamsar bir duruş sergiledi... yine de alttan alta "ben bu konularda çok yazdım, gidin okuyun ama her zaman biraz şüpheci olun" der gibiydi.

    sonunda ayşe arman hoca'yla konuşmuş, ilginç bir röportaj olmuş:

    http://www.hurriyet.com.tr/...
  5. kemalizm kuru bir ideoloji ve laikliği tartışmaya korkuyoruz gibi söylemesi cesaret isteyen sözleri söyleyebilmiş kişi. bu sözleri başbakan söyleyemiyor, cumhurbaşkanı söyleyemiyor. kendisine cesaretinden dolayı bir plaket vermek isterdim eğer buna layık, paye vermeye müstehak bir insan olsaydım. gerçekten de bir insan boşuna şerif mardin olmuyormuş!

    ilgili haber için:
    http://www.ntvmsnbc.com/...
  6. bugün dünyanın, yaşayan en büyük sosyologlardandır, sosyal bilimlerde türkiye'nin tartışılmayan bir numarasıdır. mavi gözlüdür.
    jön türkler ve türk modernleşmesi asıl çalışma alanıdır, en esaslı çalışmalarından birini said nursi üzerinden yapmayı seçmiştir, bu anlamda hem kürt hem islamcı hem de tuhaf biçimde modernist ve saltanat yerine cumhuriyet yanlısı bu figür üzerinden türkiye'yi okumaya kalkışmak onun dönemi için kimsenin kabul edemeyeceği ve gereksiz anlamsız bir şeydi. bugün anlıyoruz ki türkiye'nin geleceğinde ne olacağını ve kitlesel hareketlerin hangi momentumlarla çıkacağını, nerelere gelinip takılacağını o günden görmüştür.
    kendisi için bir tür ön ikinci cumhuriyetçi denilebilir, eğer böyle bir şey varsa. resmi ideolojiyi ciddi anlamda ilk deşifre eden kişidir, bu işi ama bir bilimsel gözlem olarak yapar, bunu siyasi araçlar olarak kullanmak gibi bir çabası olmamıştır. ama sırf resmi ideolojiye biat etmediği için türkiye bilimler akademisi kendisini üye olarak almamaktadır, insanlar mal olmayagörsün. siz kabul edin veya etmeyin, kime ne.