küçüklüğümden beri bir türlü ısınamadığım şemsiye objesinin yıllar geçtikte anlamanı kavramam sonucunda ortaya çıkan önerme diyebilirim. çocukken neden şemsiyeden bu kadar nefret ettiğimi çözememiştim. bir anlam veremiyordum bu düşmanlığa. fakat şimdi görüyorum ki haklıymışım. şemsiye-erkek… bir erkeğe bu kadar yakışmayan, fazlasıyla eğreti duran başka bir obje asla göremezsiniz.
hangi kadın elinde şemsiye taşıyan bir erkeği çekici bulabilir? imkansız. gözünüzün önüne şemsiyeli bir oğlan getirin. elinde sallıyor, minibüste koyacak yer arıyor, öhhhhhhh… gizli eşcinsellikle bağlantısı çok açık. şemsiyenin temel görevi ne? yağmurdan korunmak di mi? peki hangi sağlam erkek alt üstü ıslanmamak için koskoca şeyi yanında taşır? ne adına? ıslanmamak, korunmak… altı çizili kelime “korunmak” dikkat edin…
hakikaten de sikindirik bir yağmur için bütün gün yanında şemsiye taşımanın ne anlamı var? bir kere sağlam erkek aksesuar taşımaktan hoşlanmaz. “napıcam lan elimde şimdi o şemsiyeyi” diyerek şakır şakır yağmur yağsa da almaz yanına. ki bazıları ortada yağmur filan yokken, sırf hava durumuna güvenerek “ya yağarsa” diye alıyorlar, onların artık kurtarılacak bir tarafı yok, sürtecek sağlam bir uzuv bulmaları lazım.
kaldı ki narinlik kadınlara özgü bir sıfat. hangi maskulen erkek “ah yağmur yağarsa saçım bozulur, ıslanırım, montum zarar görür” bilmem ne şeklinde hayıflanarak şemsiyeye ihtiyaç duyar ki? allahın nonoşu ne var ulan yağmur yağıyorsa? sanki saatlerce lağım kazacaksın.
yahu yağmurdan bile çekinen erkeğe hangi kadın saygı duyar? kendisine sahip çıkacağını, onu tehlikelerden koruyacağını düşünür. etrafınızda gördüğünüz şemsiyeli erkeklere bakın bi. hepsi meyilli. tiplerinden anlaşılıyor zaten. yumuşak. yağmur yağacak bahanesiyle sapına kavrama adına yanlarında şemsiye taşıyorlar görüşüne girmiyorum bile... onu elinde taşırken kazara bahanesiyle kıçına değdirmesi, eline verilme sendromu filan yani... ihtiyaç yok çünkü.
sadece şu sahneyi aklınıza getirin. bir erkek evden çıkacak. dışarıya bakıyor, ah ya ince ince yağmur yağıyor diyor, şemsiye arıyor, buluyor ve gidiyor. akşama kadar da elinde şemsiyle geziyor. mesela bir cafe’den çıkarken garsona “aaa benim şemsiyem kaldı” filan diyor. ahaha yuh ulan yuh! karşı cinse ilgi duyan hangi erkek sokağa çıkarken bu denli titiz davranır? ya kadınlar ya da oğlanlar kullanır şemsiye. erkek dediğin ıslanır ve ıslatır…
- hava durumunda yağmur var dediler. şemsiyeyi alıyorum ben.
- oha lan nasıl alabiliyon? ehe ehe..
- ne diyon olm ?
- dikkat et içerdeyken açılmasın.. ama açılmaz zaten eheheh
- la yörü git!
- e tabi gizli oluyo bunlar. eheheh..
er kişi şemsiyeyi dik koyup üzerine oturma eğilimi göstermediği sürece doğru olmayan önermedir.
yapanı da ne gördüm ne duydum. olaya birazda şemsiye taşıyan kişinin tarafından bakalım spor olsun. aslında şemsiye taşımanın temel amacı ne yağmurdur ne de yağmurda ıslanmak kaygısıdır. burada şemsiye bir güç, iktidar sembolü olarak kullanılır. yağmura yakalanmış bir kızcağıza yardımcı olmak temel amaçtır. bir kızcağız düşünün aydinger'e rapidoyla bir ton çizim yapmış okuluna gidiyor ve bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur. bütün çizimleri heba olacak (gerçi proje tüpleri var ama hoş unutmuş olsun bari kı) o anda gözleri kendisine el verecek bir kahraman arıyor. kaşları inmiş, dudakları bükülmüş çaresiz. o anda er kişi bütün ihtişamıyla ve isa'nın asasına benzer şemsiyesiyle dikiliverir karşısına. gelmiştir artık o meçhul kahraman. şak diye seksi bir şekilde şemsiyesini açar ve kanatlarının altına aldığı gibi kızcağızı götürüverir gideceği yere. kim bilir belki de yeni bir aşkın başlangıcıdır bu olay. belki de başlamıştır aşk denilen meret.
hikaye bu ya sonra oralardan bir yerlerden gizli eşcinsellik kaygısıyla şemsiye taşımayan vatandaş çıkagelir. melül melül bakakalır bu iki aşığın arkasından. ama iş işten geçmiştir. başını gökyüzüne doğru çevirir, dişlerini sıkar, yumruk yaptığı sağ elini havaya savurarak ''bende taşıyacağım artık bende bende'' diyerek şemsiye satan bir işportacı aramaya koyulur.
-baba nereye gidiyorsun?
+işe oğlum...
-ama baba sen şemsiye almışsın yanına?
+ee hava yağmurlu?
-baba koy o şemsiyeyi yerine?
+nie lan velet?
-bi gizli eşcinsellik* çıkabilir.
+(iç ses: bi gizli prezervatif kullanıp da bundan kurtulmak vardı zamanında) mnkym senin.
konuyu, "erkeğe korunmak yakışmaz" temeline oturtup yapılan bir tespit olduğunda, giyinmek, barınacak bir yer edinmek gibi en temel insani korunma ihtiyaçlarını da içine alabilecek yeni bir eşcinsellik tespiti. yok konuyu "elde taşınan saplı bir alet" temeline oturtup yapılan bir tespitse, çekiçle çivi çakma, beyzbol oynamak, samurai kılıcıyla adam kesmek gibi aktiviteleri de içine alabilecek bir eşcinsellik tespiti. bi gece git ümraniye, tarlabaşı, kasımpaşa gibi yerlere korunmadan bi gece geçir dışarda, "kim ne kadar erkektir?", "saplı alet nedir?", "kim ne kadar gizli eşcinseldir?" sorularını o zaman yanıtla denilesi eğlenceli tespittir ayrıca.
bugün izmir'de meydana gelen yoğun yağış yüzünden; yağmur yağmazken de herkesin elinde şemsiyeyle dolaşması, otobüste elinde şemsiyeyle binen erkekleri gördükçe yarılıp gülmeye başlamam ve ''ilahi kayser rezil ettin beni'' diye düşünmem olaylarının tezahür etmesine sebep olan tespit.
şimdi bahsi geçen erkek yanındaki kızla yağmur altında yürürken şemsiye taşıyorsa güzel bi durumdur, romantik bir sekanstır o.. ama elinde şemsiyeyle gezen kocaman bir adam görüntüsü bana da garip geliyor, kocaman kıllı mıllı adamsın, iki damla ıslan yahu bişey olmaz.. hemen sarılmış şemsiyeye.. gizli gay midir nedir bilmem ama ben de pek sıcak bakmam şemsiye taşıyan erkeğe.
serçe parmağı havada sapı kavramışsa ve de su birikintilerinin üstünden sekiyorsa mümkün gibi. hayal edin bir, haksız mıyım. sekmeyin sakın dalın suya, parmaklar belirsiz olsun yumruk şekil evet... ya da bir hatun bulun şemsiyesinin altına girin, çantasını tutun, iki büklüm uyum sağlayın ona feminen olmayacağız diye eblek olun...ya da ıslanın ya, dert oldu lazım sanki...
tersten düşünecek olursak; şemsiye taşımayanlarda gizlilik yoktur, ayan beyan eşcinseldir, zira onların şemsiyeler bu tip başlıklar gibi bir taraflarında zaten açılmıştır.