|
|
- arapça güneş demektir.
(ephendy, 07.10.2004 18:09 ~ 18:10)
- tala'albedru ilahisinde geçer,
"ente şems-un ente bedr-un, ente nur-un ala nur"
"sen güneşsin, sen aysın, sen nur üstünde nursun"
- (bkz: şems suresi)
- (bkz: nar-ı şems)
- kabataş erkek lisesi öğretmenlerinden şemsettin dana'nın böcek lakabına göre daha az kullanılan diğer lakabı. öğretmenin isminin ilk 4 harifini temsil eden bu kelimenin söylenmesi esnasında dikkat edilmesi gereken unsur, sondaki s harfinin biraz uzatılmasıdır.
- (bkz: sems i tebrizi)
- pembefiruşan hanından çıktığında mevlana, karşısına dikilip demiş ki şems ona: "ey dünyanın sarrafı, gör beni!"
(bkz: mahrem)
(bkz: elif şafak)
(bkz: nazar sözlüğü)
- büyük tasavvuf alimlerindendir. kendisi allaha ulaşma konusundaki bilgilerini aktarabileceği bir öğrenci aramaktadır fakat çevresindekiler bu kadar güçlü ve bilgili değillerdir. bunun üzerine şems böyle bir öğrenci bulabilirse allahtan canını alması için dua eder. konya sokaklarında mevlana ile karşılaşır. şems mevlana'ya hz. muhammed'in mi yoksa hallac-ı mansur'un mu daha büyük olduğunu sorar. o da hazreti muhammed cevabını verir. bunun üzerine şems hz. muhammedin allaha ulaşamamaktan yakındığını, oysa hallac-ı mansur'un ona ulaşarak "ben allah'ım" dediğini hatırlatır. mevlana'nın cevabı ise hallac-ı mansur'un sözünün bir hata olduğu, bir kez ona ulaşmayla böyle bir hataya düştüğüdür. oysa hazreti muhammed ona her gün ulaşabilmesine rağmen yine de uzak olduğundan yakınmaktadır.
bu cevap üzerine şems aradığı öğrencinin mevlana olduğunu anlar. şems günlerce mevlana'ya bilgilerini aktarır. ona allaha ulaşabilmeyi öğretir. ancak şems ve mevlana'nın bu ilişkisini şems'in çocukları ve diğer öğrencileri kıskanır. bir gece şems mevlana'nın yanından ayrıldıktan sonra onu öldürürler.
|